(2577 S. K. m. 7, 45) (213 S. K. m. 93, 107)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, 2014/11 dönemine ilişkin olarak adına kesilen 64.032,27.-TL vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davanın; "24.12.2014 tarihinde internet ortamında tebliğ edilen vergi/ceza ihbarnamesine karşı davacı tarafından tebliğ tarihinden itibaren 30 günlük yasal dava açma süresinin son günü olan 23.01.2015 Cuma günü dava açması gerekirken, bu süre geçirildikten çok sonra 10.01.2017 tarihinde açtığı davanın, süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı" gerekçesiyle süre aşımı yönünden davanın reddine ilişkin Şanlıurfa Vergi Mahkemesi'nin 17/03/2017 gün ve E:2017/9, K:2017/112 sayılı kararının; internet ortamında yapılan tebligatın yasal olmadığı, yapılan usulsüz tebligat nedeniyle otuz günlük sürenin işlemeye başlamadığı varsayıldığında süre aşımı nedeniyle verilen kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Birinci Vergi Dava Dairesi'nce, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7.maddesinin 1.fıkrasında; dava açma süresinin özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, aynı maddenin 2.fıkrasının (b) bendinde ise; bu sürelerin vergi, resim ve harçlar ve benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda, tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğ tarihini izleyen günden başlayacağı hükme bağlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93.maddesinde; tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzelkişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yoluyla tebliğ edileceği, 107/A maddesinde ise bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, Maliye Bakanlığı'nın, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hükümleri yer almıştır.
Yukarıda yer alan Kanun hükümlerinin verdiği yetkiye istinaden Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tebliği gereken evraka ilişkin tebligatın elektronik ortamda yapılmasının sağlanması amacıyla yayımlanan 456 sıra nolu Genel Tebliğ'in 10. maddesinde ise elektronik tebligat uygulamasına 01.01.2016 tarihi itibariyle başlanılacağı, ancak bu tarihten önce bildirimde bulunanlara 01.10.2015 tarihinden itibaren elektronik tebligat yapılabileceği düzenlenmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından süresinde verilmeyen muhtasar beyannameye ilişkin olarak kesilen vergi ziyaı cezasına karşı açılan davada, Mahkeme tarafından ihbarnamenin 24.12.2014 tarihinde internet ortamında davacıya tebliğ edildiği, ihbarnameye karşı tebliğ tarihinden itibaren 30 günlük yasal dava açma süresinin son günü olan 23.01.2015 Cuma günü dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten çok sonra 10.01.2017 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bakılan davada, yukarıda alıntısına yer verilen Tebliğ uyarınca elektronik tebligat uygulaması başlamadan önce 24.12.2014 tarihinde internet ortamında yapılan tebligat mevzuata uygun olmadığından, davacının ihbarnamenin tebliğ tarihi olarak belirttiği 26.12.2016 göre yasal süresi içerisinde açılmış bulunan işbu davayı süre aşımı yönünden reddeden istinaf başvurusuna konu mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, Şanlıurfa Vergi Mahkemesi'nin 17/03/2017 gün ve E:2017/9, K:2017/112 sayılı "davanın süre aşımı yönünden reddine" ilişkin kararın kaldırılmasına, yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek dosya tekemmül ettirildikten sonra yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, verilecek yeni kararda mahkemece hüküm altına alınacağından istinaf yargılama giderleri hakkında bu aşamada ayrıca hüküm kurulmasına gerek olmadığına, kararın mahkemesince taraflara tebliğine, 29.09.2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)