İSTEMİN ÖZETİ: Telekomünikasyon teçhizatının perakende ticareti, 1.11.2014 tarihinden itibaren ise hediyelik eşyaların elişi ürünlerin ve imitasyon takıların perakende ticareti ile iştigal edeceğini belirterek faaliyet gösteren davacının gerçekte muhtelif kişilere ait kredi kartlarıyla P.O.S cihazından komisyon karşılığı çekimler yapmak suretiyle elde ettiği faiz gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı yönünde düzenlenen vergi tekniği raporu uyarınca tarh edilen 2014 yılı vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin iptali istemiyle açılan davada "Yükümlünün tefecilik faaliyetini mutad meslek haline getirdiğinden bahsedilmekteyse de, incelemede; karşıt incelemelerle durumun açıklığa kavuşturulmadığı, ilgili kişilerin ifadelerine başvurulmak suretiyle gerçek ticaretinin bulunup bulunmadığı, yahut ne kadarlık tutarların gerçek alım-satım olduğunun belirlenip ayrıştırılmadığı, başka bir ifadeyle komisyon gelirlerinin hesaplanmasında ikrazatçılık faaliyetinden elde edilen tutarın tam olarak belirlenmediği anlaşılmakla inceleme ve araştırma banka kayıtları gibi resmi kurumlar nezdinde derinleştirilip gerçek faaliyetin ödünç para verme şeklinde ikrazatçılık faaliyeti olduğu yolunda elde edilecek kanaat verici belgelerle desteklenmeden, gerçek durumun ortaya konulması için yukarıda bahsi geçen şekilde yeterli bir inceleme ve araştırma yapılmadığı buradan da ikrazatçılık faaliyetinin mutad meslek halinde yapıldığı, faizin de ikraz işleminin yapıldığı anda ve hesaben elde edildiği kabul edilerek ikrazatçılık (faiz) geliri hesaplanarak yetersiz ve eksik incelemeyle, varsayıma dayalı olarak davacı adına yapılan dava konusu vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarhiyatında hukuki ve yasal isabet bulunmadığı" gerekçesiyle "davanın kabulüne" ilişkin Hatay 1.Vergi Mahkemesi'nin 30/03/2017 tarih ve E:2017/61 K:2017/410sayılı Kararı'nın; davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda mükellefin akrabalık bağı ve ticari ilişkisi olmayan birden fazla zamanla faiz karşılığında yetkili makamlardan izin almadan sürekli olarak ödünç para verdiği, bu suretle 2014 takvim yılında POS tefecilik faaliyeti yaptığı, elde ettiği faiz gelirini vergi dairesine bildirmeyerek kayıt ve beyan dışı bıraktığı tüm yönleriyle ortaya konduğu iddialarıyla davalı vekili tarafından istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Birinci Vergi Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3'üncü maddesinin (B) fıkrasında, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı; iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan ve olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olacağı hükmü yer almıştır. Aynı Kanunun 30'uncu maddesinde öngörülen re'sen vergi tarhı ile ulaşılmak istenen amacın ise, ödenmesi gereken vergilerin gerçek veya gerçeğe en yakın hali ile tespit edilmesi olduğu; Kanunun 134'üncü maddesinde ise vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu hükme bağlanmıştır.
Yargı kararlarıyla içtihat haline geldiği üzere ikrazatçılık faaliyetinden bahsedilebilmesi için aranan koşul, ivaz karşılığı ödünç para verme işinin devamlı ve mutad meslek halinde yapılmasıdır. Aynı takvim yılı içinde birden fazla kişiye yada birden fazla yılda olmak üzere bir kişiye veya birbirini izleyen yıllarda bir yada birden çok kişiye ödünç para verilmesi halleri, ikraz işiyle devamlı ve mutad meslek halinde uğraşıldığını göstermektedir. Uyuşmazlık konusu olayda da tarafların ifadelerinden, davacının ikrazatçılık faaliyetinde bulunduğu açıktır. Her ne kadar Vergi Mahkemesi Kararı'nda "....ilgili kişilerin ifadelerine başvurulmak suretiyle davacının gerçek faaliyetinin bulunup bulunmadığı ... ... Gerçek faaliyetin ikrazatçılık olduğu yolunda kanaat verici belgelerle desteklenmeden..." varsayıma dayalı vergi salınıp ceza kesildiği gerekçesiyle hüküm verilmişse de ifadesine müracaat edilen üç kişinin gayet açıkça davacıdan hediyelik eşya cep telefonu vs almadılarını, ödenen tutarın bir emtianın bedeli olmadığını, faiz karşılığı borç para temin ettiklerini ifade ettiği görülmektedir. Üstelik P.O.S sliplerinde ismi geçen kişiler P.O.S cihazlarının ait olduğu kişi ve işletmeleri yani F1 Dayanıklı Tüketim Malları ile F2 Kılavuz isimlerini/iş yerlerini bilmemekte sadece davacıyı tanımaktadırlar. Bu iki kişi/işletmeye ait P.O.S sliplerinin davacıda bulunması, müşterilerin davacıyı tanıması kısm-ı umumisinin açıkça davacının tefecilik yaptığını bilmesi ifade etmesi, ödemelerin mahiyetini böyle izah etmeleri karşısında davacının faaliyetinin (yasa dışı) ikrazatçılık yani tefecilik olduğu yolunda kanaat verici belgeler bulunmadığını ileri sürmek mümkün olmasa gerektir.
Yukarıda yer verilen açıklamalardan, ikrazatçılık faaliyetinde bulunduğu açık olan davacı hakkında davalı idare tarafından tespit edilen matrahın ve bu matrah üzerinden yapılan tarhiyatların yerinde olmadığı yolunda makul ciddi muteber herhangi bir itiraz da ileri sürülmediği cihetle Mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin istinaf talebinin kabulüne, Hatay 1. Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, DAVANIN REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan 80,15-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından yapılan 60,30-TL istinaf yargılama giderinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine, 31,40 TL'den az olmamak üzere tasdik edilen tutarın binde 4,55 oranındaki istinaf karar harcı ile Harçlar Kanunu'nun 13/1-j.maddesi parantez içi hükmü uyarınca 84,50 TL istinaf başvuru harcının davalı idarece davacıdan tahsiline, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 1.100,00-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine, artan posta avansının kararın kesinleşmesinden sonra Mahkemesince ilgilisine iadesine, temyiz yolu kapalı ve kesin olmak üzere 24/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)