(167 S. K. m. 5)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacılar tarafından, Malatya İli, Doğanşehir İlçesi, ..... Köyü, 37 ada, 11 parsel sayılı taşınmaz üzerinde açılması planlanan bir adet sondaj kuyusuna ilişkin olarak ….. isimli şahıs adına Devlet Su İşleri 9.Bölge Müdürlüğünce tanzim olunan 14.06.2016 tarih ve 17737 sayılı yeraltı suyu arama belgesinin iptali istemiyle açılan davada; Malatya İdare Mahkemesince verilen 21/04/2017 gün ve E:2016/905, K:2017/757sayılı "dava konusu işlemin iptaline" ilişkin kararın, davalı idare vekili tarafından yeraltı suyu arama belgesinin su bulunacağı ve tahsisi anlamına gelmediği, kullanma belgesinin henüz verilmediği, yerinde yapılan incelemede mevcut kaynağın kuru olduğu görülse de bu kurumanın mevsimsel olup olmadığı ya da kuyunun kaynağı etkileyip etkilemediği hususunun kaynağın akar duruma geçtiğinde tespit edileceği ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce, dosyadaki bilgi ve belgeler incelenerek ….'in davalı idare yanında müdahil olma talebi kabul edilerek işin gereği görüşüldü:
Dava, davacılar tarafından, Malatya İli, Doğanşehir İlçesi, ..... Köyü, 37 ada, 11 parsel sayılı taşınmaz üzerinde açılması planlanan bir adet sondaj kuyusuna ilişkin olarak ……..isimli şahıs adına Devlet Su İşleri 9. Bölge Müdürlüğünce tanzim olunan 14.06.2016 tarih ve 17737 sayılı yeraltı suyu arama belgesinin iptali istemiyle açılmıştır.
167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun'un 5. maddesinde, ilan edilen yeraltı suyu işletme sahaları dışında her arazi sahibinin; arazisinde yeraltı suyu aramak, suyu bulduktan sonra, bunun kendi faydalı ihtiyaçlarına yetecek miktarını kullanmak hakkına malik olduğu, ancak bu işlerin 8. Madde kapsamına girmesi halinde belge alınmasının mecburi olduğu, anılan Yasanın 8. maddesinde, su temini maksadıyla, kesitleri ne olursa olsun, tabii zemin üstünden itibaren derinliği Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından tesbit ve ilgili bakanlığın onayından sonra ilan olunan haddi aşan her türlü çukur, sondaj ve kuyular (el ile açılan kuyular hariç) için Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğünden belge alınmasının mecburi olduğu, 9. maddesinde ise, yeraltı suyu aranmasında belge almayı icabettiren işler için bir sene süreli arama belgesi verileceği, bu süre içinde, arama bitirilmezse; belge sahibinin, sürenin son ayı içinde müracaat etmesi şartiyle belgenin bir sene için temdit edileceği, bu süre zarfında da arama bitirilemezse; belgenin hükümsüz sayılacağı ve iş sahibinin yeniden belge alması gerektiği kuralına yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Malatya İli, Doğanşehir İlçesi, ..... Köyü, 37 ada, 11 no'lu parsel maliki …….. isimli vatandaş tarafından taşınmazı üzerinde sulama amacıyla bir adet sondaj kuyusu açmak amacıyla yapılan başvuru üzerine DSİ 9.Bölge Müdürlüğünce adına 14.06.2016 tarih ve 17737 sayılı yeraltı suyu arama belgesi düzenlendiği, anılan şahıs adına yeraltı suyu kullanma belgesi tanzim olunmadığı halde elektrik aboneliği tesis etmek suretiyle kuyunun kullanılmaya başlanmasıyla civarında bulunan kaynak suyunun kuruduğundan bahisle aynı yerde bulunan taşınmazlarında tarımsal faaliyet yürütmekte olan davacılar tarafından söz konusu yeraltı suyu arama belgesinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Taşınmaz sahiplerinin kendi ihtiyaçlarını temin etme maksadıyla yeraltı su kuyusu açma maksadıyla sondaj vurabilecekleri ancak sondaj faaliyetine başlamadan önce Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nden yeraltı suyu arama belgesi almak zorunda oldukları, D.S.İ.'nin bu amaçla kendisine başvuru yapılması halinde sondaj vurulmak istenilen yer ile çevrede bulunan içme ve sulama amaçlı kullanılan yeraltı su kuyuları ve kaynak sularının aynı havzadan beslenip beslenmediği, aynı havzadan besleniyorsa faal olan kuyu ve kaynak sularını olumsuz etkileyip etkilemeyeceği hususunu dikkate alarak işlem tesis etmesi gerekmektedir.
Bu durumda, istinafa konu mahkeme kararında ".......anılan sondaj kuyusunun izinsiz olarak kullanılmaya başlanmasıyla civarda bulunan arazileri sulayan kaynağın kuruduğundan bahisle yapılan şikayetler üzerine davalı idarece 03.08.2016 tarihinde yapılan tespitle yer altı suyu arama izni verilen sondaj kuyusunun 85 metre güney istikametinde Yunus Gölü adıyla bilinen doğal kaynak suyu bulunduğunun tespit edildiği, ancak inceleme tarihi itibariyle mevcut kaynağın akar halde olmadığı, kurumanın mevsimsel olup olmadığının anlaşılmadığı gerekçesiyle söz konusu yer altı suyu arama belgesi iptal edilmeksizin kaynağın akar duruma geçmesinin beklenildiği görülmektedir.
Bu durumda, yeraltı sularının, devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu ve öncelikli olan su kaynağından mevcut durumda olan yöre halkının yararlandırılması gerekmekte olup, Malatya İli, Doğanşehir İlçesi, ..... Köyü, 37 ada, 11 no'lu parsel üzerinde ….. isimli şahıs adına çevresindeki kaynak ve akarsuları etkilemesi halinde iptal edilmesi koşuluyla arama yapılmasına müsaade edilen sondaj kuyusunun 85 metre uzaklığında doğal su kaynağı bulunmasına karşın yer altı suyu arama belgesine dayanak alınan hidrojeoloji raporunda kuyudan etkilenecek sondaj kuyusu, kaynak ve akarsuyun bulunmadığının belirtilmiş olması ve kuyunun izinsiz kullanımıyla su kaynağını olumsuz etkilediği ve kaynağın tamamen kuruduğunun gözlemlenmiş olması karşısında … isimli şahıs adına düzenlenen 14.06.2016 tarih ve 17737 sayılı yeraltı suyu arama belgesinde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu yeraltı suyu arama belgesinin iptal edilmesine karar verilmiş ise; dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, davacılar tarafından arazilerini sulayan kaynağın kuruması nedeniyle yapılan şikayetler üzerine davalı idarece 03/08/2016 tarihinde mahallinde yapılan incelemede mevcut kaynağın akmadığı ve kaynağın kuru olduğunun gözlemlendiği, kaynağın mevsimsel bir kuruma olup olmadığı ya da kuyunun kaynağı etkileyip etkilemediğinin kaynağın akar duruma geçtiği zaman tespit edilmesi gerektiğinin belirtildiğinin görülmesi üzerine Dairemizin 21/03/2018 tarihli ara kararı ile davalı idarece ……'in açmış olduğu sondaj kuyusunun çevresinde bulunan içmesuyu kuyusu, kaynak ve diğer kuyuları etkileyip etkilemediğine ilişkin herhangi bir tespitin yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise sonuçlarının gönderilmesinin istenilmesi üzerine davalı idarece gönderilen 21/05/2018 günlü belgelerden, davacıya ait kuyunun kaynağı etkileyip etkilemediğinin tespiti için 72 saat pompa testi yapıldığı, sondaj ve kaynaktan ölçüm alınarak sondajdan su çekilmeden önceki sayaç ölçümlerinin yapıldığı, ölçümü yapılan değerlere göre sondajla kaynak arasında herhangi bir etkileşimin olmadığının belirtildiği görüldüğünden, davacının açmış olduğu sondaj kuyusunun uyuşmazlık konusu su kaynağını olumsuz etkilediği ve kuruttuğundan söz edilememesi karşısında davanın reddi gerektiğinden, …….'in yer altısuyu arama yetki belgesinin iptali yolunda verilen mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf isteminin kabulü ile Malatya İdare Mahkemesince verilen 21/04/2017 gün ve E:2016/905, K:2017/757 sayılı kararın kaldırılmasına, davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 428,20 TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında davalı idarece yapılan 260,00 TL yargılama gideri ile kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.090,00 TL vekalet ücretinin davacılar tarafından davalı idareye verilmesine, istinaf aşamasında tahsil edilen 31,40 TL karar harcının ilgili idaresince davalı idareye iadesine, müdahil tarafından yapılan 162,20 TL posta giderinin davacılardan alınarak müdahile verilmesine, müdahilden tahsil edilen 31,40 TL karar harcı ile 51,70 TL YD harcının ilgili idaresince müdahile iadesine, posta gideri avansından artanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca mahkemesince ilgili tarafa re'sen iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6 maddesi gereğince temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak, 28.06.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)