(2709 S. K. m. 125) (4458 S. K. m. 61, 211)
BAŞVURULARIN KONUSU: Davacı şirket adına tescilli 12.08.2014 tarih ve IM77627 sayılı, 22.04.2016 tarih ve IM39453 sayılı, 23.02.2016 tarih ve IM17291 sayılı, 13.09.2013 tarih ve IM84820 sayılı, 29.02.2016 tarih ve IM19281 sayılı, 06.10.2015 tarih ve IM94745 sayılı, 01.03.2016 tarih ve IM20073 sayılı, 21.04.2016 tarih ve IM66343 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatında yer alan emtialara ilişkin olarak fazladan alındığı iddia edilen vergilerin iadesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine yapılan itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; davacı adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannamesiyle ithal edilen eşyanın gözetim kıymet uygulamasına tabi olduğu, ancak emtiaya ilişkin olarak gözetim belgesinin bulunmadığı bu nedenle eşyanın gözetim kıymetine yükseltilip fark tutarın yurt dışı giderlere eklenerek beyanı sonucu fazladan katma değer vergisi ve gümrük vergisi ödemesinde bulunulduğu, bu aşamadan sonra ödenen vergilerin 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi uyarınca iadesi istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun, kıymet araştırmasına gidildiğinin belirtilerek kıymet araştırmasının tamamlanmasını müteakip taleplerinin karşılanacağının belirtilerek reddi üzerine Bölge Müdürlüğü nezdinde itiraz yoluna gidildiği, ancak bu itirazın da değerlendirmeye alınmayarak reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, olayda, dava konusu eşyanın birim kıymetinin ihracatçıya ödenen gerçek kıymet olmadığı yönünde yapılmış bir saptama bulunmadığı, ihtilafın, gözetime tabi olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmayan eşyanın, salt bu nedenle, yurt dışı gider kalemi eklenmek suretiyle yüksek beyan edilen birim kıymete göre hesaplanan fazla verginin yasaya uyarlık arzedip etmediği noktasına ilişkin olduğu, beyan edilen eşya için Tebliğde belirtilen kıymetler, eşyanın, Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığı gibi, Tebliğde de, böyle bir durumda, belirtilen kıymetin esas alınması suretiyle ek tahakkuk yapılmasını öngören herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, dolayısıyla, tebliğ hükümleri çerçevesinde beyan edilen yurt dışı gider kalemiyle ilgili olarak ortada, kanunen ödenmesi gereken herhangi bir vergi bulunmadığı anlaşıldığından, gözetim önlemlerinin yanlış algılanması suretiyle, fazladan tahsil edildiği açıkça anlaşılan vergilerin iadesi istemini reddeden davalı idare işlemine vaki itirazın reddine dair işleminin iptali ile fazladan ödenen tutarın davacıya iadesi gerektiği, yasal faiz istemine gelince, dava konusu vergilerin, davalı idarenin gözetim önlemleri nedeniyle, fazladan tahakkuk ettirilerek ödendiği ve idarenin yersiz olarak ödenen tutarlardan başvuru tarihi itibariyle haberdar olduğu dikkate alındığında, haksız ödenen tutarın idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptali ile fazladan alınan vergilerin idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte iadesine ilişkin olarak İzmir 3. Vergi Mahkemesi'nce verilen 08/03/2017 gün ve E:2016/1272, K:2017/304 sayılı kararın; davalı idare tarafından, dava konusu beyannamelerden 21.04.2016 tarih ve IM066343 sayılı beyannamenin Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne ait olduğu, İzmir Gümrük Müdürlüğünün yer bakımından yetkisiz olduğu, söz konusu beyanname ile ilgili tasarruf yapma yetkisinin bulunmadığı, ayrıca olayda, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem bulunmadığı, vergilerin geri istenebilmesi için yanlışlıkla/fuzulen tahsil edilmiş bir vergi olması gerektiği, oysa dava konusu olayda idare tarafından yapılmış bir tahakkukun olmadığı, davacının tamamen kendi inisiyatifi doğrultusunda, sadece gözetim yükümlülüğünden kaçmak maksadı ile yurt dışı gideri beyan ettiği ve beyan edilen şekilde gümrük işlemlerini sonuçlandırdığı, 4458 sayılı Yasanın 61/3. maddesi gereği tescil edilmiş beyannamenin beyan sahibini bağlayacağı, ihtirazi kayıt taşımayan ve herhangi bir irade sakatlığına dayanmayan beyanlarına istinaden tahakkuk ettirilen vergilerde hukuka aykırılığın bulunmadığı, vergilerin geri ödenmesi için Kanunda öngörülen şartların gerçekleşmediği ileri sürülerek; davacı tarafından, haksız ve yersiz olarak tahsil edilen vergiye işleyecek faizin ödeme tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği, diğer taraftan dilekçede faiz türü göstermedikleri halde yasal faize hükmedilmesinin de hukuka uygun düşmediği ileri sürülerek faiz türü ve faiz başlangıç tarihi yönünden kaldırılması istenilmektedir.
DAVACININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü.
Davacı şirket adına tescilli 12.08.2014 tarih ve IM77627 sayılı, 22.04.2016 tarih ve IM39453 sayılı, 23.02.2016 tarih ve IM17291 sayılı, 13.09.2013 tarih ve IM84820 sayılı, 29.02.2016 tarih ve IM19281 sayılı, 06.10.2015 tarih ve IM94745 sayılı, 01.03.2016 tarih ve IM20073 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri ile ilgili kısma ilişkin olarak İzmir 3. Vergi Mahkemesi'nce verilen 08/03/2017 gün ve E:2016/1272, K:2017/304 sayılı karar işin esası yönünden hukuka uygun olup, kararın bu beyannameler ile ilgili kısmının esas yönünden kaldırılmasını gerektiren bir durum bulunmadığından, davalı idare istinaf başvurusunun kısmen reddi gerekmektedir.
Davalı idarenin 21.04.2016 tarih ve IM66343 sayılı beyanname ile ilgili istinaf başvurusuna gelince;
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; söz konusu beyannamenin Ambarlı Gümrük Müdürlüğünce tescil edildiği, davacı şirket tarafından diğer yedi beyanname ile birlikte sehven bu beyanname ile ilgili de geri verme kaldırma başvuru formu düzenlenerek İzmir Gümrük Müdürlüğünden fazladan tahsil edilen vergilerin geri istenildiği, İzmir Gümrük Müdürlüğünün toplam sekiz adet beyanname ile ilgili olarak ret kararı üzerine, Bölge Müdürlüğü nezdinde itiraz yoluna gidildiği, itirazın da reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmış olup, davacı tarafından 21.04.2016 tarih ve IM66343 sayılı beyanname ile ilgili sehven yapılan başvuru üzerine İzmir Gümrük Müdürlüğü ve Ege Gümrük Bölge Müdürlüğü tarafından da fark edilmeyerek işlemler tamamlanmış ise de, davalı idarece tescil edilmemiş dolayısı ile yetkisi dahilinde olmayan 21.04.2016 tarih ve IM66343 sayılı beyannameye ilişkin işlemlerde yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu bakımdan, anılan beyannameye dair iptal hükmü belirtilen gerekçe ile sonucu itibariyle isabetli görülmüştür.
Kararın, davacı tarafından faize ilişkin hüküm fıkrasına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusuna gelince;
Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu belirtilmiş olup, kişilere verilen zararın faiz ya da farklı isimler altında ödenecek tazminatlarla karşılanabilmesi için açık yasa hükmü aranılması gerekmemektedir.
Tahsil edildiği tarihten itibaren vergilerin idarenin tasarrufu altında bulunduğu sabit olup; haksız, yersiz ve fazladan tahsil edilen vergilerin iadesinde, mükelleflerin mülkiyetlerinde bulunan ekonomik değerlerden belli bir dönem mahrum kaldığı dikkate alınarak, genel yarar ile kişi yararı arasındaki dengenin korunması amacıyla, bu süreye ilişkin olarak tahsil tarihinden itibaren faiz ödenmesi gerekmektedir.
Gözetim uygulaması ile ilgili olarak gözetim belgesi aranmaması için eşyanın bedeli yükseltilerek beyan edilen kıymetin, Gümrük Kanunu'nda yer alan düzenlemelere göre gümrük kıymeti olarak alınacak gerçek satış bedeli olmaması nedeniyle, 4458 sayılı Kanunun 24-31. maddeleri bağlamında ortada kanunen ödenmesi gereken herhangi bir vergi bulunmadığından, fazladan tahsil edildiği sonucuna varılan vergilerin de, ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesi gerektiği açıktır.
Bu durumda, Mahkemece, haksız olarak tahsil edildiği yargı kararıyla saptanan verginin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle iadesine karar verilmesi gerekirken, idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle iadesine karar verilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Öte yandan, dava dilekçesinde iadenin yasal faiziyle yapılması istenilmiş olup, taleple bağlılık ilkesi de dikkate alındığında, davacının yasal faiz dışında faiz ödenmesine karar verilmesi gerektiği savı ve isteminde isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin istinaf başvurusunun, 21.04.2016 tarih ve IM66343 sayılı beyannameye ilişkin olarak belirtilen gerekçe ile olmak üzere esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun ise kısmen reddine, kısmen kabulüne, İzmir 3. Vergi Mahkemesince verilen 08/03/2017 gün ve E:2016/1272; K:2017/304 sayılı kararın ''fazladan alınan vergilerin idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte iadesine'' kısmının kaldırılmasına ve fazladan tahsil edilen verginin (21.04.2016 tarih ve IM66343 sayılı beyanname ile ilgili olan hariç) ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine, 21.04.2016 tarih ve IM66343 sayılı beyanname ile ilgili iade isteminin reddine, aşağıda gösterilen davalı idarece yapılan 23.50-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 114,30-TL yargılama giderinin haklılık durumuna göre takdiren 60,00-TL'sinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine, 31,40-TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili için harç müzekkeresi yazılmasına, dava aşamasına ait yargılama giderleri ile vekalet ücretinin Mahkeme kararında belirtildiği gibi olduğuna, yatırılan posta gideri avanslarından artan miktarın mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatıranlara iadesine, kararın tebliğini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 07.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)