(2577 S. K. m. 45, 49)
İSTEMİN ÖZETİ: Kütahya İli, Merkez, ….. Mahallesi, 243 ada, 169 parsel sayılı taşınmazın "il gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğü idari ve sosyal tesisler alanı"nda kalan kullanımın bir kısmının ''30 metrelik yol" olarak belirlenmesine ilişkin olan ve 01/09/2015 günlü, 348 sayılı belediye meclisi kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin ve bu değişikliğe yapılan itirazın reddine ilişkin Kütahya Belediye Meclisinin 03.11.2015 gün ve 411 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen raporun dosyada bulunan bilgi ve belgelerle birlikte incelenmesi sonucunda, ''...dava konusu 30 m’lik yol bölge için üst ölçekte (1/5000) tasarlanmış makul bir çözüm olduğu(...) davaya konu edilen Nazım İmar Planı değişikliği, kent içerisindeki ana taşıyıcı sistemlerden birisi olma özelliği gösteren 30 m’lik yolun sürekliliğinin sağlanması yönüyle şehircilik ilke ve teknikleriyle uyumlu bir yaklaşımı ortaya koyduğu(...) plan değişikliğinin gerekçelendirilmesi ve bilimsel bulgularla desteklenmesi planlama esasları, şehircilik ilke ve teknikleri gereği olduğu, yapılan planın öncekinden daha iyi tasarlandığının bilimsel ve teknik gerekçelerle desteklenmesi mekândaki doğru müdahaleler için gerekli olup uygulamada kaynak israfını önleyeceği ve yol güvenliğini sağlayacağı için bu yaklaşımda kamu yararı bulunduğu sonucuna varılmakta olup dava konusu işlemlerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır(...) Öte yandan, bilirkişi raporunda 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planına ilişkin olarak "öneri kavşağın teknik özellikleri ve standartları yönüyle yeterli etüt ve analizleri içermediği ve bu yüzden uygulamada problemlere sebep olabileceği, uygulama İmar Planı ölçeğinde ilgili plan değişikliğinin gerekçelendirilmesi ve bilimsel bulgularla desteklenmesi planlama esasları, şehircilik ilke ve teknikleri gereği olduğu" belirtilmekte ise de, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında uyuşmazlık konusu taşınmaz "30 metrelik yol alanı" olarak belirlendiği, yol alanının belirlenmesinin gerekli olduğunun bilirkişi raporunda da belirtildiği, ayrıca imar planlarının üst ölçekli planlara uygun olmasının zorunlu olduğu, dolayısıyla 1/1000 ölçekli uygulama İmar Planının, üst ölçekli plan olan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planına uygun olduğu gibi, raporda belirtilen eksikliklerin ise kavşak düzenlemesi yapılacağı zaman bunların proje ile belirlenecek hususlar olduğundan bilirkişi raporunun bu kısmına itibar etme olanağı bulunmamaktadır...'' gerekçesiyle davanın reddine karar veren Kütahya İdare Mahkemesi'nin 17/07/2017 günlü, E:2016/510, K:2017/707sayılı kararının; kavşak düzenlemesinin sonradan projeyle yapılabileceğine ilişkin tespitin herhangi bir dayanağının bulunmadığı, yolda iki adet döner kavşak oluşturulduğu, trafik akışı hesaplarının yapılması gerektiği, imar planı değişikliği işlemlerinin hatalı ve çelişkili olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
İdare ve Vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların istinaf yolu ile incelenip kaldırılmaları, 2577 sayılı İdare Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 2. fıkrası ile göndermede bulunulan aynı Kanunun 49. maddesinin 2. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. Kütahya İdare Mahkemesi'nin 17/07/2017 günlü, E:2016/510, K:2017/707 sayılı kararının dayandığı gerekçe ise usul ve hukuka uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin başvuranın üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın hükmün kesinleşmesinden sonra mahkemesince başvurana iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası kapsamında bulunmayan karara karşı tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 29/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)