(2577 S. K. m. 45, 49)
İSTEMİN ÖZETİ: İzmir ili, Seferhisar ilçesi, ………Mahallesinde bulunan, tapunun 31 pafta, 2081 parsel sayısında kayıtlı taşınmazın kamulaştırılması, kamulaştırma işleminin parselin tümünde gerçekleştirilecek bir kazı neticesinde yapılacak olması halinde ise kazı giderlerinin tamamının idarece karşılanması istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; ''... Uyuşmazlığa konu olayda, davacıya ait yapının 3.Derece Arkeolojik Sit Alanı"nda kaldığı açıktır. Arkeolojik sit derecesinin yeniden belirlenebilmesi için başlanılan çalışmalar tamamlanamamıştır. 3. Derece Arkeolojik Sit Alanında bulunan taşınmaz için koruma amaçlı imar planı ve ilke kararında belirlenen şartlar dahilinde mülkiyet hakkından yararlanma imkanının bulunduğu, davacının anılı taşınmaz içinde evinin yer aldığı ve kullanım alanı kısıtlanmakla birlikte kullanımına devam edebileceği, sit alanlarında davalı idarenin kamulaştırma yapma zorunluluğu bulunmadığı ancak koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilmesi halinde takas talebinde bulunulabileceği dikkate alındığında, davacının kamulaştırma istemine ilişkin başvurusunun zımnen reddi yolundaki dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir(...) Öte yandan, davacının kamulaştırma işleminin parselin tümünde gerçekleştirilecek bir kazı neticesinde yapılacak olması halinde kazı giderlerinin tamamının idarece karşılanmasına ilişkin talebi ise, parselin tamamında kazı yapılması halinde dahi idarenin yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca kamulaştırma yapma zorunluğunun bulunmadığı, bu nedenle; kamulaştırma işlemi yapılabilmesi için kazı çalışmalarının yapılması zorunluluğunun ortaya çıkmayacağı sonucuna varılmakla işlemin bu kısmının zımnen reddine ilişkin olarak da hukuka aykırılık görülmemiştir...'' gerekçesiyle davanın reddine karar veren İzmir 3. İdare Mahkemesi'nin 18/07/2017 günlü, E:2016/1515, K: 2017/1046 sayılı kararının, 3. Derece arkeolojik sit alanında kalan taşınmazlarda mülkiyet hakkının kısmen sınırlandırıldığı, yapılaşmaya gidilebilmesi için müze müdürlüğü denetiminde yapılan sondaj kazı çalışmaları sırasında ortaya çıkan mimari buluntular nedeniyle hak kısıtlılığının devam ettiği, bu yerdeki korunarak gelecek kuşaklara aktarılacak Lebedos Antik Kentinin sınırları ile bitişik ve yayılım alanında yer alan parselde kazı çalışmalarının sonuçlandırılmadığı, bölgede kamulaştırma işleminin yapılmasının kamusal bir ihtiyaç haline geldiği, kamulaştırılmamasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ihlali olarak yorumlanacağı, bu nedenlerle işlemin iptali gerektiği ileri sürülerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf yoluna başvurulan kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı, usul ve kanuna uygun olan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
İdare ve Vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların istinaf yolu ile incelenip kaldırılmaları, 2577 sayılı İdare Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 2. fıkrası ile göndermede bulunulan aynı Kanunun 49. maddesinin 2. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. İzmir 3. İdare Mahkemesi'nin 18/07/2017 günlü, E:2016/1515, K:2017/1046 sayılı kararının dayandığı gerekçe ise usul ve hukuka uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin başvuranın üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince başvurana iadesine,22577 sayılı Yasanın 45.maddesinin 6.fıkrasına göre kesin olarak 29/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)