(2577 S. K. m. 45, Geç. m. 8) (2946 S. K. m. 5, 8) (2946 sayılı Kamu Konutları Yönetmeliği m. 34)
İSTEMİN ÖZETİ: Sayıştay Başkanlığı'nda veri hazırlama kontrol işletmeni olarak görev yapan davacı tarafından, sıra tahsisli olarak oturmakta olduğu lojmanı süresi dolduğundan tahliye etmesi gerekirken tahliye etmediğinden bahisle maaşından kesilen 7.039,21 TL işgaliye bedelinin yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılan davada; 2946 sayılı Kamu Konutları Yönetmeliği'nin 'Konuttan Çıkarılma' başlıklı 34. maddesinin 3. fıkrasının yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle açılan davada Danıştay 2. Dairesi'nin 20.03.2014 tarih ve E:2013/5756 sayılı kararıyla ilgili hükmün yürütmesinin durdurulduğu, bu karara yapılan itirazın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 07.07.2014 tarih ve E:2014/404 sayılı kararıyla reddedildiği görülmekte ise de, Yönetmelik hükmünün davacıya işgaliye bedeli tahakkuk ettirildiği Ocak 2012-Şubat 2013 tarihleri arasında yürürlükte olduğu göz önüne alındığında; sıra tahsisli olarak lojmanda oturan ve 5 yıllık oturma süresi dolduğu halde lojmanda oturmaya devam eden davacıdan işgaliye bedeli alınması Yönetmelik hükmü gereği olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar veren Ankara 2. İdare Mahkemesinin 25/02/2016 gün ve E:2014/2120, K:2016/500 sayılı kararının, işgaliye bedeli alınmasına ilişkin mevzuatın Danıştay 2.Dairesi ile İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen kararlarla yürütülmesinin durdurulduğu, böylece dava konusu işlemin yasal dayanağının bulunmadığı bu nedenle de hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması ve dava konusu işlemin iptali ile maaşlarında kesilen meblağın iadesine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Kesintilerin yapıldığı tarihte sözkonusu yönetmelik hükmünün yürürlükte olduğu bu nedenle itiraz isteminin dayanağı bulunmadığından reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi'nce 2577 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi gereğince uygulanmasına devam olunan aynı Kanun'un 45. maddesinin 6545 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki şekli uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, Sayıştay Başkanlığı'nda veri hazırlama kontrol işletmeni olarak görev yapan davacı tarafından, sıra tahsisli olarak oturmakta olduğu lojmanı süresi dolduğundan tahliye etmesi gerekirken tahliye etmediğinden bahisle maaşından kesilen 7.039,21 TL işgaliye bedelinin yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.
2946 sayılı Kamu Konutları Kanununun 5. maddesinde, konutta oturulan süre için alınacak kira bedeli düzenlenmiş, 8. maddesinde "Konutlar 7. maddede belirtilen süreler sonunda boşaltılmaz ise, tahsise yetkili makam tarafından ilgili mülki veya askeri makamlara başvurulur. Bu başvuru üzerine konut başka bir bildirime gerek kalmaksızın, kolluk kuvveti kullanılarak bir hafta içinde zorla boşalttırılır. Zorla boşalttırmaya karşı, idareye ve yargı mercilerine yapılacak başvuru boşalttırma işleminin icra ve infazını durdurmaz." hükmüne yer verilmiş, öngörülen süreler sonunda kamu konutunun boşaltılmaması durumunda konuttan çıkarılma yöntemi kurala bağlanmıştır.
2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu'na dayalı olarak 16/07/1984 tarih ve 84/8345 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile çıkarılan "Kamu Konutları Yönetmeliğinin "Konuttan çıkarılma" başlıklı 34. maddesinin, 27/03/2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelikle değişik 3. fıkrasında "20. maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca idarece konutta oturmasına izin verilenler hariç olmak üzere, 33. madde gereğince konutta oturma süresini doldurduğu veya konutta oturma hakkı sona erdiği halde konutu tahliye etmeyenlerden, konutu on beş gün içerisinde tahliye ederek boşaltması, aksi takdirde bu sürenin bitiminden itibaren işgaliye bedeli alınacağına ilişkin olarak idarece yapılacak tebligata rağmen, konutu tahliye ederek boşaltmayanlardan, yeni bir tebligata gerek olmaksızın, konutun tahliye tarihine kadar geçecek süreler için ödenmesi gereken kira bedeli yerine işgaliye bedeli tahsil edilir. Bu bedel; konutun tahliye edilmesi gereken tarihten sonraki üç ay için, ödenmesi gereken kira bedelinin (yakıt, elektrik, su vb. hariç) iki katı, daha sonraki aylar için ise dört katı olarak uygulanır. Ancak, bu şekilde oturulan süreler 33. madde ile belirlenmiş olan sürelerin uzatılması sonucunu doğurmaz ve oturanlar yönünden bir hak teşkil etmez." hükmüne yer verilmiş iken, bu hükmün iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle açılan davada Danıştay 2. Dairesinin 20/03/2014 gün ve E:2013/5756 sayılı kararı ile "2946 sayılı Kanunun 8. maddesinde; konutta oturma süresi sona erenlere karşı idarelere sadece konutu boşalttırma yetkisi tanınmış, konutun boşaltılmaması durumunda, idareye işgaliye bedeli tahsil yetkisi verilmemiştir. Kanunun bu açık hükmüne rağmen, Yönetmeliğin 34. maddesinin üçüncü fıkrası ile idareye işgaliye bedeli tahsil etme hakkı tanınması hukuka aykırıdır" gerekçesi ile yürütülmesinin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmakla ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararların, konusunu teşkil eden idari işlemi ilk tesis edildiği tarihten itibaren ortadan kaldırarak, hiç tesis edilmemiş gibi bir sonuç doğurduğu yolundaki idare hukuku ilkesi karşısında ilgili yönetmelik hükmü hukuka aykırı bulunarak yürürlüğü durdurulduğundan bu Yönetmelik hükmüne dayanılarak davacıdan işgaliye bedeli alınmasına ilişkin işlemde de hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacının maaşından kesinti yapılarak tahsil edilen işgaliye bedellerinin de yasal faiziyle iadesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, itirazın kabulü ile Ankara 2. İdare Mahkemesinin 25/02/2016 gün ve E:2014/2120, K:2016/500 sayılı kararının bozulmasına, davacının aylıklarından bu amaçla kesilen meblağın yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü gösterilen genel toplam 227.10 TL. yargılama gideri ile 990 TL. Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avanslarından artan miktarın karar kesinleştiğinde itiraz talebinde bulunan tarafa iadesine, 2577 sayılı Kanun’un geçici 8. maddesi gereği uygulanmasına devam olunan mülga 54. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 23.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)