(2576 S. K. m. 5, 6) (5216 S. K. m. 7) (2464 S. K. m. 87) (3194 S. K. m. 22, 23)
Davacı ... İNŞAAT TURİZM ÖZEL SAĞLIK HİZM. PET. SAN. TİC. A.Ş. vekili Av. ... tarafından, Bakanlar Kurulu'nca riskli alan ilan edilen İstanbul İli, ... ve çevresine ait 1/1000 ölçekli uygulama imar plan notları kapsamında altyapı katılım bedellerinin brüt alanlar üzerinden hesaplanarak yatırımcı şirketten ilave teminat istenilmesine dair İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Altyapı Koordinasyon Müdürlüğü'nün 19/01/2016 tarih, 1715 ve 1723 Sayılı işlemleri ile söz konusu işlemlerin dayanağı "Başkanlık Olur"larının iptali istemiyle İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI'na karşı açılan davada, İstanbul 13. İdare Mahkemesi'nin 27/04/2015 tarihli, E:2016/782, K:2017/754 Sayılı kararıyla davanın görev yönünden reddedilip, dosyanın gönderildiği İstanbul 14. Vergi Mahkemesi'nce de verilen 05/05/2017 tarihli, E:2017/632, K:2017/1076 Sayılı kararla uyuşmazlığın çözümünde idare mahkemesinin görevli olduğu sonucuna ulaşılarak, davanın görev yönünden reddedilmesi üzerine, görevli mahkemenin belirlenmesi için gönderilen dosya incelenip gereği görüşüldü:
KARAR: 2576 Sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 5. maddesinde, idare mahkemelerinin, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derece Danıştay'da çözümlenecek olanlar dışındaki iptal davaları ile tam yargı davalarını ve genel hizmetlerden birinin yürütülmesi için yapılan idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara dair davaları çözümleyeceği; aynı Kanun'un 6. maddesinde, vergi mahkemelerinin genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere dair davaları ve bu konulardaki 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun'un uygulanmasına dair davaları çözümleyeceği belirtilmektedir.
5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu'nun "Büyükşehir, İlçe ve İlk Kademe Belediyelerinin Görev ve Sorumlulukları" başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde ise; su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak, Büyükşehir Belediyesi'nin görevleri arasında sayılmış; aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendinde; Kanunlarla münhasıran büyükşehir belediyesine verilen görevler ile birinci fıkrada sayılanlar dışında kalan görevleri yapmanın ve yetkileri kullanmanın, ilçe belediyelerinin görev ve yetkileri arasında olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Belediye Gelirleri Kanunu'nun "Kanalizasyon harcamalarına katılma payı" başlıklı 87. maddesinde; "Belediyelerce ve belediyelere bağlı müesseselerce, aşağıdaki şekilde kanalizasyon tesisi yapılması halinde, bunlardan faydalanan gayrimenkullerin sahiplerinden, Kanalizasyon Harcamalarına Katılma Payı alınır:
a-) Yeni kanalizasyon tesisi yapılması,
b-) Mevcut tesislerin sıhhi ve fenni şartlara göre ıslah edilmesi.
İki ve daha fazla yol kenarında bulunan gayrimenkuller, hangi yoldaki kanalizasyona bağlanmış ise, payın hesabında o yola ait kanalizasyon giderleri nazara alınır." hükmüne yer verilmiş, aynı Kanun'un "Su tesisleri harcamalarına katılma payı" başlıklı 88. maddesinde de, "su şebekeleri" yönünden benzer bir hükme yer verilmiş, devamı maddelerde ise; payların tahakkuk şekli, tahakkuk zamanı, payların ilanı ve tahsilinin ne şekilde yapılacağı yönünde hükümler ihdas edilmiştir.
Diğer taraftan, 3194 Sayılı İmar Kanunu'nun "gelişme alanlarında yapı ruhsatı" başlıklı 23. maddesinde, "İskan hudutları içinde olup da, imar planında beldenin inkişafına ayrılmış bulunan sahalarda her ne şekilde olursa olsun, yapı izni verilebilmesi için;
a-) Bu sahaların imar planı esaslarına ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak parselasyon planlarının belediye encümeni veya il idare kurulunca tasdik edilmiş bulunması,
b-) Plana ve bulunduğu bölgenin şartlarına göre yollarının, pis ve içme suyu şebekeleri gibi teknik alt yapısının yapılmış olması,
Şarttır.
Ancak, bunlardan parselasyon planları tasdik edilmiş olmakla beraber yolu, pis ve içme suyu şebekeleri gibi teknik alt yapısı henüz yapılmamış olan yerlerde, ilgili idarenin izni halinde ve ilgili idarece hazırlanacak projeye uygun olarak yaptıranlara veya parselleri hizasına rastlayan ve yönetmelikte belirtildiği şekilde hissesine düşen teknik alt yapı bedelini %25 peşin ödeyip geri kalan %75'ini alt yapı hizmetinin ilgili idaresince tamamlanacağı tarihten en geç altı ay içinde ödemeyi taahhüt edenlere de yapı ruhsatı verilir. Kanalizasyon tesisinin yapı bitirilip kullanılmaya başlanacağı tarihe kadar yapılmaması halinde, fosseptik veya benzeri geçici bir tesis yaptırılması yoluna gidilir. Bu yapılmadığı takdirde yapıya kullanma izni verilemez. Ana tesis yapıldığında yapı sahibi veya sahipleri lağım ayaklarını bu tesise bağlamaya mecburdurlar.
Toplu mesken alanlarında, ilgili kişi veya kurumlarca ilgili idarenin izni ile bütünü inşa ve ikmal edilen teknik altyapının iki tarafındaki diğer parsellerin sahiplerinden, kendi parsellerine isabet eden bedel alınmadıkça, kendilerine yapı ruhsatı verilmez.
Toplu mesken alanlarında altyapı tesisleri belediyelerce onaylı projesine göre ilgili kişi veya kurumlarınca yapılmışsa belediyece altyapı hizmetleri sebebiyle hiçbir bedel alınmaz.
Alınan bu paralar teknik altyapıyı yaptıranlara veya bu meblağı önceden ilgili idareye ödeyenlere aynen geri verilir.
Şu kadar ki, bir yolun iki tarafındaki parsel sahipleri bahis konusu yol bedellerini ve bir kanalizasyon şebekesinden istifade eden veya etmesi gereken parsel sahipleri teknik altyapı bedellerini ilgili idareye vermedikçe ilgili idarenin bu tesisleri inşa ve ikmali mecburiyeti yoktur.
Mevcut binalarda esaslı değişiklikler ve ilaveler yapılması da bu madde hükümlerine bağlı olmakla beraber, bunların tamirleri için yukarıdaki şartlar aranmaz.
Bu maddenin tatbikinde 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri tatbik olunur. Tatbikatla ilgili diğer hususlar imar yönetmeliğinde belirtilir.
İmar planları ilke kararları ile yoğunluk ve yapı düzeninde düzeltme ve yenileme getirilen yerleşik alanlardaki uygulamada mevcut şehirsel teknik ve sosyal altyapının tevsii ya da yenilenmesi gereken durumlarda, şehirsel hizmetlerin yerine getirilmesi ile ilgili olarak kanunlarda belirtilen katılma payları bu hizmetlerden yararlanacak arsa, yapı ya da bina sahiplerinden usulünce alınır.
İmar planlarında meskün saha olarak belirtilen yerlerde ise, gayrimenkul sahiplerince pis su mecralarının, yapının bulunduğu sokaktaki lağım şebekesine veya varsa umumi fosseptiğe bağlanması, lağım şebekesi veya umumi fosseptik olmayan yerlerde mahalli ihtiyaç ve vesaite göre ilgili idarece verilecek esaslar dahilinde gayrimenkulün içinde, lüzumlu tesisatın yapılması mecburidir. Bu bağlantılar mal sahibi tarafından ilgili idarece yapılacak tebligatla verilecek müddet zarfında yaptırılmadığı takdirde ilgili idare tarafından yıktırılır." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen yasa hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, içerisinde yol, kanalizasyon ve su tesislerinin de yer aldığı teknik altyapı tesislerine dair tüm yükümlülüklerin yerine getirilmesi hususunda belediyelerin yetkili ve görevli kabul edildiği, söz konusu teknik alt yapı tesislerinin işletme, bakım ve onarım masraflarının ise bu hizmetten yararlananlardan alınacak katılım ücreti ile karşılanacağının öngörüldüğü, 3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 23. maddesinde ise, meskun alanlarda yer alan parsel sahiplerinden teknik alt yapı bedelinin tahsil edilemeyeceğine yönelik bir ibarenin yer almadığı, esasen İmar Kanun'un "Yapı ve yapı ile ilgili esaslar" başlıklı Dördüncü Bölümü altında, "Ruhsat alma şartları" başlıklı 22. maddesinden sonra gelmek üzere ihdas edilen madde metninin teknik alt yapı bedelinin tahsiline dair bir düzenlemeden ziyade, iskan hudutları içerisinde beldenin inkişafına ayrılmış bulunan sahalarda yapı izni verilebilmesinin koşullarının belirlenmesine yönelik bir düzenlemeyi içerdiği, teknik alt yapı bedelinin ilgililerden tahsiline yönelik temel düzenlemenin Belediye Gelirleri Kanunu olduğu, bu Kanun'da ise teknik alt yapı hizmetlerinden faydalanan taşınmazlar için meskun veya inkişaf alanlarında yer almasına yönelik herhangi farklılığın gözetilmediği gibi kamu hizmetlerinden yararlanma ve külfetlerine katlanmada eşitliğin korunması bağlamında, imar planı öngörüleri ve yapılaşma zamanının farklılığı esas alınarak taşınmazlar açısından teknik alt yapı bedelinin tahsil edilmemesi yönünde bir muafiyet öngörülmemiştir.
Kentsel dönüşüm kapsamında bulunan İstanbul İli, ... ve Çevresine Ait 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı Notları'nın "Teknik Altyapı Alanları" başlıklı 44. maddesinde de, tüm yol ve altyapı bedellerinin mülkiyet sahipleri veya yatırımcı/müteahit firma tarafından karşılanacağı, bu altyapı masraflarının harcamalara katılma payı olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından mimarı avan proje onayı aşamasında tahsil edileceği öngörülmüş bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden, kentsel dönüşüm kapsamındaki İstanbul İli, ... ve çevresine ait 1/1000 ölçekli uygulama imar planı uygulama bölgesine ait altyapı tesisleri maliyet bedelinin hesabında kullanılacak birim fiyatı ve ilgililerden nasıl tahsil edileceği hususlarının Büyükşehir Belediye Başkanlığı olurları ile belirlendiği, bunun üzerine de davaya konu işlemle söz konusu yerde bulunan yapı adalarına dair avan proje onayı talep edilmesini takiben harcamalara katılma payının tahsil edilmesinin, bu çerçevede ilave teminat yatırılmasının istenildiği ve bu işlemlerin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda aktarılan gerekçeler doğrultusunda teknik alt yapı bedelinin, bu hizmetten faydalanan tüm parseller yönünden tahsili hususu, yasal düzenlemeler çerçevesinde mümkün olup, buna göre uygulama imar planı notuna, dolayısıyla iman mevzuatına dayanılarak tesis edilen işlemlerin iptali istemiyle açılan davanın görüm ve çözümünde ise İdare Mahkemesi'nin görevli bulunduğu sonucuna varılmıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenle, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 43. maddesi uyarınca uyuşmazlığın görüm ve çözümünde İdare Mahkemesi'nin görevli kılınmasına, kararın taraflara tebliği için dosyanın görevli kılınan İstanbul 13. İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 20.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)