(2577 S. K. m. 45, 46, 49)
İSTEMİN ÖZETİ: Türkmenistan uyruklu olan davacının, kısa dönem ikamet izni talebinin reddine ilişkin İzmir Valiliği'nin 01.08.2016 tarihli ve E.61754 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; davacının P.. ekip projesinde şüpheli olarak işlem görmesi davalı idare tarafından işleme dayanak alınmış ise de; davacı vekili tarafından savunmaya cevap dilekçesi ekinde sunulan müşteki, mağdur ve şüpheli ifade tutanaklarında, tarafların rıza ile cinsel ilişkiye girdiklerini beyan ettiği ve birbirlerinden şikayetçi olmadıkları, davalı idarece davacı hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan soruşturma yapıldığına ve dava açıldığına ilişkin belge sunulmadığı, davacının şüpheli olarak işlem görmesinin dava konusu işleme dayanak teşkil etmeyeceği, bununla birlikte ikamet izninin yalnızca Türkiye'de kalmak için verilen bir belge olması ve şayet Türkiye'de çalışmak isteniliyorsa çalışma izni alınması gerektiği göz önüne alındığında; çalışma izni bulunmayan ve yapılan tahkikatta turistlere rehberlik yaptığı anlaşılan davacı tarafından, kısa dönem ikamet izninin veriliş amacı dışında kullanıldığı açık olduğundan, davacının kısa dönem ikamet izninin uzatılması için yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda İzmir 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 27/04/2017 tarih, E: 2016/1216, K: 2017/759 sayılı kararın; dava konusu işlemin yasal dayanağının gösterilmediği, savunma hakkının kısıtlandığı, idarece ileri sürülen geçimini yabancılara tercümanlık yaparak sağladığı iddiasının somut olarak ortaya konulmadığı, annesinin yanında kaldığını, tercümanlık yapacak bir birikimi, eğitimi ve belgesinin bulunmadığı, tutanağın yasal geçerliliğinin bulunmadığı ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "... İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir.
Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir..." kuralına yer verilmiş; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde Bölge İdare Mahkemelerinin kararlarının tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay’da temyiz edilebileceği öngörüldükten sonra temyize tabi kararlarının hangileri olduğu sayma yoluyla sınırlanarak belirlenmiş, "temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" kaldırma nedenleri olarak sayılmıştır.
Dosyadaki belgeler ile başvuru dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; İzmir 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 27/04/2017 tarih, E: 2016/1216, K: 2017/759 sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin istinaf isteminde bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın Mahkemesince yatırana iadesine, kesin olarak 17/10/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Davacının ikamet iznini uzatma talebi üzerine yapılan işleme dayanak olarak ikamet tahkikatı formunda; "turistlere rehberlik yaptığı" belirtilerek, davacı tarafından kısa dönem ikamet izninin veriliş amacı dışında kullanıldığı açık olduğundan bahisle kısa dönem ikamet izni uzatılma talebinin reddine karar verilmiş ise de; formda belirtilen "turistlere rehberlik hizmeti verilmesi" eyleminin gerçekleştiğinin, ifade ve delille ispatlandığının somut olarak ortaya konulamaması karşısında soyut ifadeye dayanılarak tesis edilen işlemin hukuka aykırı olması nedeniyle, istinaf isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)