(2709 S. K. m. 125) (657 S. K. m. 152)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 2. İdare Mahkemesinin 14/04/2016 gün ve E:2015/1271, K:2016/1172 sayılı kararının itirazen incelenerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, itirazın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi'nce 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 6545 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki şekli uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, Genelkurmay Başkanlığı Lojistik İstihkam Daire Başkanlığı İnşaat Proje Tetkik ve Kontrol Şube Müdürlüğü'nde Mimari Proje İnceleme Uzmanı olarak görev yapan davacı tarafından, tarafına yapılan ek özel hizmet tazminatı ödemesinin durdurulmasına ve 20 Mart 2015 tarihli makbuz karşılığı iade edilen ek ödeme tutarının adına borç çıkarılmasına ilişkin işlemin; aynı niteliklere sahip, aynı işleri yapan teknik personele ödeme yapıldığı, projelerde fiilen çalıştığı iddialarıyla iptali ve anılan işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle ödenmesi istemiyle açılmıştır.
İdare mahkemesince; ek özel hizmet tazminatı alabilmek için gerekli şartları taşıdığı anlaşılan davacıya anılan tazminatın ödenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan; Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında yer verilen "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü uyarınca davacının dava konusu işlem nedeniyle ödenmeyen ek özel hizmet tazminatının, dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı ek özel hizmet tazminatlarının dava açma(18.05.2015) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiş olup, davalı idarece, davacının ek özel hizmet tazminatı ödenmesine ilişkin mevzuatta belirtilen şartları taşımadığı ve 2015 yılı "ek özel hizmet tazminatı" ödenecekler listesinde ismi olmamasına rağmen kendisine sevhen ve yersiz ödeme yapıldığı ileri sürülerek idare mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
Dava konusu işleme ilişkin mevzuat incelendiğinde; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesine göre Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatların belirlendiği 05.05.2006 gün ve 26159 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulunun 17.04.2006 tarihinde 2006/10344 sayılı kararına ekli II sayılı cetvelin E(Teknik Hizmetler) bölümünün 5. maddesinde; "Yüksek mühendis, yüksek mimar, mühendis, mimar ve şehir plancısı kariyerlerini haiz olup, 1-4 üncü derecelerden aylık alanlardan, kurumlarınca belirlenen ve ödeneği bulunan faaliyet halindeki büyük yatırım projelerinde fiilen çalışanlara, ilgili Bakan, Rektör, Vali ve Belediye başkanından adlarına onay alınmak ve kontrol edilen ve onaylanan cetvellerde ödeme yapılacak unvanlar ve sayıları gösterilmek şartıyla, projelerde çalıştıkları sürece aşağıda gösterilen özel hizmet tazminatı oranları ek olarak ödenebilir. a) Bölge Müdürü (Belediyeler hariç), Daire Başkanı ve daha üst idari görevlerde bulunanlara: 30 b) Diğerlerine: 20 Ancak, bu hükme göre ilave ödemeden yararlanacakların toplam sayısı, kurum kadrolarında söz konusu kariyerlere sahip olarak fiilen görev yapan toplam personel sayısının %10’ unu geçemez (hesaplamalarda küsurlar tama iblağ edilir). Bu tazminat mehil müddeti, her türlü izin, büyük yatırım projeleriyle ilgili olmayan geçici görev, görevden uzaklaştırma, tutuklanma, gözaltına alınma, hizmet içi eğitim, kurs ve seminer gibi nedenlerle hizmete ara verenlere, ara verdikleri günler için ödenmez." hükmü yer almaktadır.
Anılan mevzuata göre; teknik hizmetler sınıfında görev yapan bir personele ek özel hizmet tazminatı;
a. Yüksek mühendis, yüksek mimar, mühendis, mimar ve şehir plancısı kariyerlerini haiz olmak,
b. 1-4 üncü derecelerden aylık almak
c. Kurumlarınca belirlenen ve ödeneği bulunan faaliyet halindeki büyük yatırım projelerinde fiilen çalışmak,
ç. İlgili Bakan, Rektör, Vali ve Belediye başkanından adlarına onay alınmak ve kontrol edilen ve onaylanan cetvellerde ödeme yapılacak unvanlar ve sayıları gösterilmek şartıyla ve projelerde çalıştıkları sürece ödenebildiği, bununla birlikte şartları taşıyan herkesin bu tazminattan yararlanamadığı, zira anılan tazminattan yararlanacakların toplam sayısının, kurum kadrolarında söz konusu kariyerlere sahip olarak fiilen görev yapan toplam personel sayısının %10’ unu geçemeyeceği, dolayısıyla şartları taşıyan herkesin bu tazminattan yararlanması mümkün olmadığına göre, zikredilen tazminattan yararlanacakların tespiti hususunda idarenin takdir yetkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte takdir yetkisi hiçbir durumda keyfi ve hukuka aykırı olarak kullanılamaz.
Dava dosyasının incelenmesinden, Genelkurmay Başkanlığı Lojistik İstihkam Daire Başkanlığı İnşaat Proje Tetkik ve Kontrol Şube Müdürlüğü'nde Mimari Proje İnceleme Uzmanı olarak görev yapan davacının yüksek mimar unvanına sahip olduğu ve işlem tarihi itibariyle de 2. derecede aylık aldığı, dolayısıyla "ek özel hizmet tazminatı" ödenmesinde aranan koşulları bu yönüyle taşıdığı anlaşılmakta ise de, yine dava dosyasında bulunan ve çalıştığı projelerin değerlendirildiği belgede, davacının amiri tarafından "kanunda yazan şartları sağlamaması nedeniyle uygun olmadığını değerlendiriyorum" şeklinde kanaat bildirildiği görülmekle yukarıda belirtildiği gibi, davacının mevzuatta öngörülen büyük projelerde çalışıp çalışmadığı ve çalışmışsa söz konusu çalışmaya katkısının niteliği hususunda takdir ve değerlendirme yetkisinin amirlerine ait olduğu kuşkusuzdur. Bu bağlamda takdir yetkisinin keyfi ve hukuka aykırı kullanıldığı yönünde somut bir tespit ve iddia da bulunmadığı anlaşılmakla, davacının mevzuatın aradığı şartları taşımadığı yönündeki amiri tarafından yapılan değerlendirme de dikkate alınarak, ek özel hizmet tazminatı ödenmesi için gereken koşulları taşımadığı kanaatine varılan davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık, bu işleme karşı açılan davada işlemin iptali yolundaki mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, itirazın kabulü ile itiraza konu idare mahkeme kararının bozulmasına, davanın reddine, mahkeme aşamasında davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 104,40 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, itiraz aşamasında davalı idarece yapılan 39,00 TL yargılama gideri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın karar kesinleştiğinde itiraz talebinde bulunana iadesine, 2577 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi gereği uygulanmasına devam olunan mülga 54. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren on beş (15) gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 06/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)