(2577 S. K. m. 10) (213 S. K. m. 116, 117, 118, 122, 124)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının, ihale dışı bırakılması sebebiyle yatırdığı damga vergisinin iadesi için yaptığı 22.12.2016 tarihli başvurunun reddine yönelik 16.01.2017 tarihli davalı idare işleminin iptali ile toplam 29.535,00 TL. damga vergisinin faizi ile birlikte iadesi istemiyle açtığı davanın; olayda, davacının yatırmış olduğu damga vergisinin iadesi istemi ile yaptığı başvurunun, vergi hatasının ortaya çıkarılmasına yönelik düzeltme başvurusu mahiyetinde olduğu, diğer taraftan, düzeltme başvurusunun dava süresi geçirildikten sonra yapılabilmesi nedeniyle, bu başvurunun reddi üzerine, zamanaşımı süresi içinde, her zaman şikayet yoluyla Gelir İdaresi Başkanlığına başvurulabileceği sonucuna varıldığından, düzeltme talebinin ardından öncelikle Gelir İdaresi Başkanlığı nezdinde şikayet yoluyla müracaatta bulunulması ve sonucuna göre hareket edilmesi gerekirken, merci tecavüzünde bulunmak suretiyle açılan davada dava dilekçesi ve eklerinin görevli idari mercii olan Gelir İdaresi Başkanlığına tevdiine ilişkin Konya 2. Vergi Mahkemesi'nce verilen 19.06.2017 gün ve E:2017/81, K:2017/534 sayılı kararın vergi hatasının, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının ait 5.12.2016 tarihli ihaleden ret yazısının tebliği ile öğrenildiği, 22.12.2016 tarihinde de vergi hatasının düzeltilmesi için davalı idareye müracaatta bulunulduğu, Maliye Bakanlığına şikayet yolunun tüketilmeden dava açılması halinde idari merci tecavüzüne karar verilebileceği, fakat bu davada söz konusu durumun oluşmadığı, idarenin vermiş olduğu olumsuz cevabın tebliği tarihinden itibaren 30 gün içinde davanın açıldığı iddia edilerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacının yatırmış olduğu damga vergisinin iadesi istemi ile yaptığı başvurunun vergi hatasının ortaya çıkarılmasına yönelik düzeltme başvurusu mahiyetinde olduğu, diğer taraftan, düzeltme başvurusunun dava süresi geçirildikten sonra yapılabilmesi nedeniyle bu başvurunun reddi üzerine zamanaşımı süresi içinde her zaman şikayet yoluyla Gelir İdaresi Başkanlığına başvurulabileceği, dolayısıyla istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Konya Bölge idare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesi’nce işin gereği görüşüldü:
Dava, davacının, ihale dışı bırakılması sebebiyle yatırdığı damga vergisinin iadesi için yaptığı 22.12.2016 tarihli başvurunun reddine yönelik 16.01.2017 tarihli davalı idare işleminin iptali ile toplam 29.535,00 TL. damga vergisinin faizi ile birlikte iadesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesinde; "İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." hükmüne yer verilmiş,
Diğer yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 116. maddesinde, vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmış ve bu hatalar, hesap hataları ve vergilendirme hataları başlığı altında 117 ve 118. maddelerde ayrı ayrı düzenlenmiş, 122. maddesinde, mükelleflerin vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairelerinden yazı ile isteyebilecekleri, 124. maddesinde ise, vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yoluyla Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri kurala bağlanmıştır.
Bu kurallara göre düzeltme yolu; vergiye ilişkin hesaplarda; matrah ve miktar hatası bulunması yahut mükerrer vergi istenmesi şeklinde, vergilendirmede ise mükellefin şahsında, mükellefiyette, verginin mevzuunda ve döneminde yapılmış hataların varlığı halinde izlenebilecek bir idari başvuru yolu olup vergi yükümlülerince vergi idaresine yapılan her başvuru nedeniyle düzeltme yolunun izlendiği düşünülemeyeceği gibi vergilendirmeye ilişkin bir olayın düzeltme ve şikayet yoluyla yargı önüne getirilebilmesi ve vergi hatasının varlığından söz edilebilmesi için, hukuksal sorun olarak çözümlenmesi gerekmeyen açık ve mutlak bir hata bulunduğunun belirlenebilmesi gerekir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Gölcük Bakım Onarım ve İstihkam Komutanlığı tarafından gerçekleştirilen "Serbest Piyasadan Elektrik Enerjisi Alımı" ihalesinde ekonomik açıdan en avantajlı teklifi vermesi nedeniyle 21.03.2016 tarihinde üç kısım halinde toplam 29.535.00 TL. damga vergisi ödediği, daha sonra yapılan değerlendirmede, davacıya ait teklifin değerlendirme dışı bırakılarak ihaleye katılan başka bir firmayla sözleşme imzalandığının ihaleyi gerçekleştiren idarece 05.12.2016 tarihli yazı ile davacıya bildirilmesi üzerine davacı tarafından ödemiş olduğu damga vergisinin iadesi istemiyle davalı idareye yapılan 23.12.2016 tarihli başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile tahsil edilen damga vergilerinin faizi ile birlikte iadesi istemiyle dava açıldığı anlaşılmıştır.
Olayda, Konya 2. Vergi Mahkemesinin 19.06.2017 gün ve E:2017/81, 2017/534 sayılı kararı ile düzeltme başvurusunun reddi üzerine şikayet yoluyla Gelir İdaresi Başkanlığına başvurulması ve sonucuna göre hareket edilmesi gerektiği belirtilerek dilekçe ve eklerinin Gelir İdaresi Başkanlığına gönderilmesi gerektiği hüküm altına alınmışsa da davacının, en avantajlı birinci teklifi vermesi nedeniyle ihale komisyonu tarafından alınan karar doğrultusunda damga vergisi ödediği, İhale dışı bırakılan ödemeyi yaptıktan yaklaşık sekiz ay sonra 05.12.2016 tarihli yazının kendisine tebliğinden sonra haberdar olduğu, dolayısıyla dolayısıyla ihalenin firmaları üzerinde kaldığı düşüncesiyle yatırılan damga vergisinin sonradan ortaya çıkan yeni bir durum nedeniyle iadesini isteyerek 23.12.2016 tarihinde yaptığı başvurunun, konusu itibariyla bir düzeltme başvurusu olmadığı, idari işlem yaratmak amacıyla idari makamlara başvuru olanağı tanıyan 2577 sayılı Yasanın 10. maddesi uyarınca yapılan bir başvuru olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, katıldığı ihalede teklifi değerlendirme dışında kalan ve kendisiyle sözleşme düzenlenmeyen davacının, Damga Vergisi Kanunu ve ilgili yasal mevzuat gereği ödediği verginin tarafına iade edilmesi amacıyla yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada idari merci tecavüzü söz konusu olmadığından Mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, Konya 2. Vergi Mahkemesi'nce verilen 19/06/2017 gün ve E:2017/81, K:2017/534 sayılı kararın kaldırılmasına, 2577 Sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/5. maddesi uyarınca yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının mahkemesine iadesine, bozma kararı üzerine mahkemece verilecek kararla birlikte yargılama giderleri ve vekalet ücreti de hüküm altına alınacağından bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına, 08.09.2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
İstinaf talebinde bulunulan Mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan istinaf başvurusunun reddi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)