(657 S. K. m. 125, 126) (2547 S. K. m. 53)
İSTEMİN ÖZETİ: Yaşar Üniversitesi, İktisadi İdari Bilimler Fakültesi, Ekonomi Bölümünde Öğretim Üyesi olarak görev yapan davacının, "Bu suça ortak olmayacağız" bildirisine imza atması eylemi nedeniyle yapılan disiplin soruşturması sonucunda bir defaya mahsus olmak üzere brüt aylığından 1/2'sinin kesilmesi cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Üniversite Disiplin Kurulunun 25/03/2016 gün ve 290 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; davacıya, dava konusu aylıktan kesme cezasının disiplin amiri olan dekan tarafından verilmesi gerekirken, Üniversite Disiplin Kurulu kararı ile verildiği, dava konusu Üniversite Disiplin Kurulu kararında yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125.maddesi gereğince işlem tesis edilirken, hukuka uygunluk denetimi yapılabilmesi için, disiplin cezası verilebilecek sübut bulan eylemlerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinde sayılan hangi fiil ve haller kapsamında görüldüğünün ve sübut bulan eyleme karşılık gelen disiplin cezasını gerektiren fiil ve halin Kanun'un 125. maddesinin hangi fıkrasına, hangi alt bendine karşılık geldiğinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde delilleriyle ortaya konulması, alt ceza değerlendirmesinin disiplin cezasını vermeye yetkili amir veya kurul tarafından değerlendirilmesi ve bu hususun tesis edilen işlemde yer alması gerekirken, bu hususlar ortaya konulmaksızın soruşturma raporundaki öneri doğrultusunda brüt aylığından 1/2sinin kesilmesinin uygun olduğuna ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve yasal mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemi iptal eden İzmir 2.İdare Mahkemesi'nin 25/11/2016 gün ve E:2016/649, K:2016/1391 sayılı kararının; davacı hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucunda önerilen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-b maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de bir alt ceza uygulanması Disiplin Kurulunda değerlendirilmek suretiyle 1-3 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması, davacının bulunduğu derecenin son kademesinde bulunması nedeniyle brüt aylığından 1/2 kesinti yapılması yönünde karar verildiği, cezanın usule ve yasaya uygun olarak verildiği ileri sürülerek, istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 5.İdare Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava; davacının "Bu suça ortak olmayacağız" bildirisine imza atması eylemi nedeniyle yapılan disiplin soruşturması sonucunda 657 sayılı Kanunun 125.maddesinin E-b bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de bir alt ceza uygulanmak suretiyle 1-3 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması, davacının bulunduğu derecenin son kademesinde bulunması nedeniyle brüt aylığının ½'sinin kesilmesi cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 25/03/2016 tarih ve 290 sayılı Üniversite Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte Yüksek Öğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin dayanağını oluşturan 2547 sayılı Kanunun 53.maddesinin (b) bendinin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmesi ve bu konuda yeni bir düzenleme yapılmamış olması nedeniyle 657 sayılı Kanun'da yer alan disiplin hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125.maddesinin B-d bendinde, "Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak," kınama cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış; aynı maddenin E-b bendinde ise, "Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek," Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
Yine aynı maddenin devamında, "Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.
Öğrenim durumları nedeniyle yükselebilecekleri kadroların son kademelerinde bulunan Devlet memurlarının, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesini gerektiren hallerde, brüt aylıklarının ¼’ü – ½’si kesilir ve tekerrüründe görevlerine son verilir. Özel kanunların disiplin suçları ve cezalarına ilişkin hükümleri saklıdır...” hükümleri yer almıştır.
Aynı Kanunun 126.maddesinde ise, "Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir. Devlet memurluğundan çıkarma cezası amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verilir. Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Ret halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler. Özel kanunların disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullarla ilgili hükümleri saklıdır." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Dava konusu işlemin istinafa konu Mahkeme kararında belirtilen yetki unsuru yönünden incelenmesinde:
Dava konusu Üniversite Disiplin Kurulunca davacının eylemi ile ilgili olarak ayrı bir irdeleme ve değerlendirme yapılmadan soruşturma raporunda getirilen teklif doğrultusunda davacının brüt aylığının ½'sinin kesilmesine karar verildiği; Disiplin Kurulu kararına dayanak alınan soruşturma raporunda ise davacının kamuoyunda “akademisyenler bildirisi” olarak bilinen bildiriyi imzalaması eyleminin 657 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen 125.maddesinin E-b bendi kapsamında değerlendirilerek, davacının daha önce disiplin cezası almaması ve geçmiş hizmetlerinin olumlu olması nedeniyle bir alt ceza verilmesinin önerildiği, ancak davalı idarede sözleşmeyle, İş Kanunu hükümlerine tabi olarak görev yapan davacının derece/kademe ilerleme durumlarının olmaması nedeniyle, yine yukarıda yer verilen 125.madde hükümleri uyarınca brüt aylığının 1/2'sinin kesilmesinin önerildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca davacıya verilen disiplin cezası, istinafa konu Mahkeme kararında belirtildiği gibi aylıktan kesme cezası değil, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıdır. Bu cezanın ise 657 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen 126. maddesi uyarınca, kurum disiplin kurulu kararı alındıktan sonra atamaya yetkili amirler tarafından verilmesi gerektiği dikkate alındığında dava konusu disiplin cezasının davacının disiplin amiri olan Dekan tarafından değil Üniversite Disiplin Kurulunca verilmesi gerektiği açık olup, bu nedenle dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlığın esasına gelince: Davacının, basında ve kamuoyunda “akademisyenler bildirisi” olarak bilinen ve 1100 civarında akademisyen tarafından imzalanan “Bu suça ortak olmayacağız” başlığıyla 11/01/2016 tarihinde bazı basın organları ve internet sitelerinde paylaşılan bildiriyi imzaladığı, bildiri içeriğinin o tarihte Güneydoğu Anadolu Bölgesinde terör örgütüne yönelik olarak yapılan askeri operasyonlarla, aynı bölgenin bazı yerlerinde uygulanan sokağa çıkma yasaklarını eleştirir nitelikte olduğu ve bildiride söz konusu uygulamalara son verilmesinin istenildiği anlaşılmaktadır.
Bu duruma göre, davacının eylemi 657 sayılı Kanunun 125. maddesinin E-b bendi kapsamında değerlendirilecek nitelik ve ağırlıkta değildir. Buna karşın davacının söz konusu eylemi, 657 sayılı Kanunu'nun 125. maddesinin B-d bendinde tanımlanan ve kınama cezasını gerektiren, "Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak," fiili kapsamında kalmaktadır. Öte yandan davacının daha önce herhangi bir disiplin cezası almaması nedeniyle, bu iyi halinin değerlendirilmesi sonucunda bir alt ceza ile cezalandırılması hakkaniyete uygun olacağından davacının disiplin soruşturması sonucunda sübut bulan eylemi nedeniyle kınama cezasına göre bir derece hafif olan uyarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte olup, bu nedenlerle davacının kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla cezalandırılarak, brüt aylığının 1/2'sinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Sonuç itibariyle, dava konusu işlemin yukarıda belirtilen gerekçelerle iptali gerekmekte ise de, farklı gerekçelerle dava konusu işlemi iptal eden istinafa konu Mahkeme kararı sonucu itibariyle hukuka uygun bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin, davalı idare üzerinde bırakılmasına, posta ücretinin kullanılmayan kısmının Mahkemesince yatırana iadesine, 13.09.2017 gününde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)