(2886 S. K. m. 75) (3194 S. K. m. 18)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı vekili tarafından; Gaziantep İli, …… İlçesi, ……. Mahallesi, 4594 ada, 3 parsel sayılı taşınmazın davalı idare hissesine isabet eden 1.962,73 m2'lik bölümünün davacı tarafından işgal edildiğinden bahisle, 01.08.2010-01.08.2011 dönemi için 30.000 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin 04.08.2011 tarihli ecrimisil ihbarnamesinin ve 01.06.2013-29.07.2013 dönemi için 5.223,18 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin 08.11.2013 tarihli ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada; Gaziantep 1. İdare Mahkemesince verilen 24/05/2017 gün ve E:2016/919, K:2017/1124 sayılı "dava konusu işlemin iptaline" ilişkin kararın, davalı idare vekili tarafından, usul bakamından davanın süresinde açılmadığı, esas bakımından ise; davacının idarelerine ait taşınmazı işgal ettiği sabit olup kendisinden ecrimisil istenmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, düzenlenen ecrimisil ihbarnamesinin usulüne uygun olduğu, iddiaların haksız ve mesnetsiz olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce, dosyadaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, Gaziantep İli, ..... İlçesi, .....Mahallesi, 4594 ada, 3 parsel sayılı taşınmazın davalı idare hissesine isabet eden 1.962,73 m2'lik bölümünün davacı tarafından işgal edildiğinden bahisle, 01.08.2010-01.08.2011 dönemi için 30.000 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin 04.08.2011 tarihli ecrimisil ihbarnamesinin ve 01.06.2013-29.07.2013 dönemi için 5.223,18 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin 08.11.2013 tarihli ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılmıştır.
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinde, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerlendirme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca takdir edilecek ecrimisilin isteneceği, ecrimisilin talep edilebilmesi için Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olmasının gerekmediği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmayacağı hükmüne yer verilmiştir.
13/07/2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesinde, belediye mallarına karşı suç işleyenlerin Devlet malına karşı suç işlemiş sayılacağı, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesi hükümlerinin belediye taşınmazları hakkında da uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde; Ecrimisil; Hazine taşınmazının, idarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın İdarece talep edilen tazminat, Fuzuli Şagil ise, kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili İdarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişiler olarak tanımlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Şahinbey Belediye Encümeni'nin 28/06/2005 tarih ve 845 sayılı kararı ile davacının maliki olduğu Gaziantep İli, ..... İlçesi, 159 pafta, 3191 ada, 11 parsel sayılı 5.348 m² yüzölçümlü taşınmazın %60 lık kısmının imar uygulamasına esas olmak üzere bedelsiz olarak Belediye'ye bağış olarak alınmasına karar verildiği ve 28/06/2005 tarih ve 846 sayılı Encümen kararı ile anılan taşınmaz İmar Kanununun 16. maddesi uyarınca parselasyona tabi tutulmak suretiyle 4594 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların oluşturulduğu, uygulama sonucunda 1 parsel sayılı taşınmazın Belediye adına tescil edildiği, 2 parsel sayılı taşınmazın ise 951/2400 hissesinin Belediye adına 1449/2400 hissesisin ise davacı adına tescilinin yapıldığı, bahse konu uygulama sonrası anılan taşınmazlar üzerinde mevcut halı sahaya ilişkin olarak davacı adına 05/01/2006 tarihinde işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlendiği, bu ruhsatın 05/08/2009 tarihli işlem ile işyerinin bulunduğu binanın yapı ruhsatının olmaması nedeniyle iptal edildiği, bilahare bahse konu 4594 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak Şahinbey Belediye Encümeni'nin 13/01/2010 tarih ve 62 sayılı kararı ile İmar Kanunun 18. maddesi uyarınca gerçekleştirilen imar uygulaması sonucu, 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar yerine 4594 ada 3 parsel sayılı taşınmazın oluşturulduğu, anılan taşınmazın 213818/410091 hissesinin davacı adına, kalan 196273/410091 hissenin ise Belediye adına tescil edildiği, bahse konu taşınmaz üzerinde davacı tarafından inşa edilmiş olan halı saha ve bu halı sahaya ait tesisin yer aldığı, bakılmakta olan davanın ise 3 parsel sayılı taşınmazın davalı idare hissesine isabet eden kısmının davacı tarafından halı saha olarak kullanılması nedeniyle 01.08.2010-01.08.2011 dönemi için 30.000 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin 04.08.2011 tarihli ecrimisil ihbarnamesinin ve 01.06.2013-29.07.2013 dönemi için 5.223,18 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin 08.11.2013 tarihli ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
İstinafa konu mahkeme kararında; "3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinde, bir yapının üzerinde bulunduğu yerin, malikinden başkalarına bırakılması suretiyle oluşturulan hisseli imar parselleri üzerindeki yapıların bedelleri, ilgili parsel sahiplerince, yapı sahibine ödenmediği veya aralarında bu yönde bir anlaşma yapılmadığı sürece eski sahiplerine yapı bedeli ödeninceye kadar kullanma imkanı sağlanmıştır. Anılan düzenleme ile yasakoyucu, imar parselinin yeni maliklerinin imar düzenlemesinden doğan haklarının kullanılabilmesini, parsel üzerindeki yapı bedelinin bu yapının sahibine ödenmesi koşulunun gerçekleştirilmesine bağlamıştır. Bu bağlamda, 3194 sayılı Kanunun 18. maddesinin getirdiği imkan çerçevesinde yapı bedeli ödeninceye kadar davacının bu yapıları kullanma hakkı bulunduğundan, bu kullanmadan dolayı fuzuli şagil sayılmasına hukuken olanak bulunmadığı, imar uygulaması öncesinde çeşitli parseller altında kayıtlı olan ve davacı tarafından maliki olduğu taşınmaz üzerine inşa edilen yapı, imar uygulaması sonrasında meydana gelen yeni hukuki duruma göre Belediyenin hissedar olduğu taşınmaz üzerinde kalan yapı niteliğinde olduğundan, bu yapıyı kullanan davacının 2886 sayılı Kanunun 75. maddesi hükmü kapsamında fuzuli şagil olarak değerlendirilerek ecrimisil istenilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının 10/05/2005 tarihli dilekçesi ile mülkiyeti kendisine ait olan ve 31/03/2005 tarihli tapuda niteliği bağ olarak belirtilen ve üzerinde yapı bulunmadığı görülen 5.348 m² taşınmazda belediye lehine bağış yapmak istediğini belirterek Şahinbey Belediyesine başvurduğu; bu talep üzerine 28/06/2005 tarihli ve 845 sayılı encümen kararı ile taşınmazın %60'lık kısmının belediye adına bağış olarak kabulüne; 28/06/2005 tarihli ve 846 sayılı encümen kararı ile de taşınmazda yola isabet eden kısımların yola terkinine ve 3194 sayılı Yasa'nın 16.maddesi uyarınca parselasyonuna karar verildiği; 01/07/2005 tarihli dilekçesi ile de 28/06/2005 tarihli ve 846 sayılı Encümen kararına göre işlem yapmasını davalı idareden talep ettiği, bunun üzerine davacının kadastro parseli olan taşınmazın imar planına göre ifrazını kendisinin yaptırdığı; 09/09/2005 tarihinde de tapuya tescil yapılarak tapu senetlerinin düzenlendiği, bu tapu senedinde yine bağ niteliğindeki taşınmazın % 60 hissenin Şahinbey Belediyesi'ne, % 40 hissenin ise davacıya ait olduğu, taşınmazın İmar Kanunun 16. maddesi uyarınca parselasyona tabi tutulmak suretiyle 4594 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların oluşturulduğu, uygulama sonucunda 1 parsel sayılı taşınmazın Belediye adına tescil edildiği, 2 parsel sayılı taşınmazın ise 951/2400 hissesinin Belediye adına 1449/2400 hissesisin ise davacı adına tescilinin yapıldığı, başka bir ifade ile davalı idarenin taşınmaza hissedar olmasının İmar Kanunun 18. maddesi uyarınca değil, davacının talebi üzerine ve 3194 sayılı Yasa'nın 16. maddesi uyarınca alınan 28/06/2005 tarihli ve 846 sayılı encümen kararı ile gerçekleştiği görülmektedir.
Bu nedenle, Şahinbey Belediye Encümeni'nin 13/01/2010 tarih ve 62 sayılı kararı ile İmar Kanunun 18. maddesi uyarınca gerçekleştirilen imar uygulaması sonucu, 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar yerine oluşturulan ve 213818/410091 hissesinin davacı adına, kalan 196273/410091 hissenin ise Belediye adına tescil edilen ve niteliği arsa olarak belirtilen 4594 ada 3 parsel sayılı taşınmaza davalı idarenin 3194 sayılı Yasa'nın 16. maddesi uyarınca, yukarıda anlatıldığı üzere, İmar Kanunun 18. maddesi uygulamasından çok önce zaten hissedar olduğu, hissedar olduğu tarihteki tapu kaydında taşınmazın niteliğinin bağ olduğu ve üzerinde yapı bulunmadığı hususları dikkate alındığında kendi hissesine karşılık gelen kısım için ecrimisil isteyebileceği açık olup; bu kısım yönünden fuzuli şagil olan davacıdan, ecrimisil istenilmesinde hukuka aykırılık bulunmamakta olup davalı idarece ecrimisil hesabının doğru yapılıp-yapılmadığının değerlendirilmesi ve sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.
Nitekim Danıştay 10. Dairesinin 21.11.2017 tarih ve E:2016/6791,K.2017/4980 sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu doğrultuda, Dairemizin 26.04.2018 tarihli ara kararı ile davalı idareden; dava konusu taşınmazın mahallinde yapılan tespit sonucunda hazırlanan taşınmaz tespit tutanağının, ecrimisil bedelinin tespit ve takdirinde hangi kıstasların esas alındığı ve buna ilişkin bilgi ve belgelerin, ilgili döneme ilişkin olarak tespit edilen bedelin, aynı yer ve emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisillerin, belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturularak belirlenip-belirlenmediğinin, bu yerlerden soruşturularak belirlendi ise buna ilişkin bilgi ve belgelerin, işgale konu taşınmazların aynı amaçla kiraya verilmesi durumunda serbest piyasadaki rayiç kira bedellerine ilişkin bilgi ve belgelerin istenildiği, ancak davalı idarece kıymet takdir komisyonunun aylık kira bedeline ilişkin olarak almış olduğu 08.10.2010 tarihli kararı dışında bir şey sunulamadığı anlaşıldığından, davalı idarece usulüne uygun olarak tespit edilmiş bir ecrimisil alacağı bulunmadığından, bu ecrimisil alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ecrimisil ihbarnamesinde hukuka uyarlık bulunmamakta olup, işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
Gaziantep 1. İdare Mahkemesince verilen 24/05/2017 gün ve E:2016/919, K:2017/1124 sayılı karar, sonucu itibariyle hukuka uygun bulunduğundan, istinaf isteminin reddine, aşağıda dökümü yapılan 140,20 TL yargılama giderinin istinaf isteminde bulunan taraf üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca mahkemesince ilgili tarafa re'sen iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6 maddesi gereğince temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak, 27.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)