(5442 S. K. m. 8) (657 S. K. m. 76, 125) (Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği m. 50)
İstemin Özeti: İzmir İli, Menemen İlçesi, …… İlkokulunda Öğretmen olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen soruşturma raporunda, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 8/C maddesi uyarınca il içi yer değişikliğinin uygun olacağı yönünde getirilen teklif üzerine, İzmir İli, Kınık İlçesi, ....... İlkokuluna naklen atanmasına ilişkin 14.12.2016 tarih ve 1697 sayılı işlemin istemiyle açılan davada; İzmir İli, Menemen İlçesi, ....... İlkokulunda Öğretmen olarak görev yapan davacının üyesi bulunduğu …… Emekçileri Sendikasının 29.12.2015 tarihinde iş bırakma kararı aldığı, davacının da Sendika kararına uyarak anılan tarihte görevine gitmediği, bu sebeple hakkında yapılan soruşturma sonucunda, disiplin yönünden 657 sayılı Kanun'un 125/D-ı hükmü uyarınca "görevin yerine getirilmesinde dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak, kişilerin yarar veya zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinin sübuta erdiği gerekçesiyle "1 yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması" cezasıyla tecziye edildiği; idari yönden ise, 5442 sayılı Kanun'un 8/C maddesi uyarınca il içi yer değişikliğinin uygun olacağı yönünde getirilen teklif doğrultusunda 14.12.2016 tarih ve 1697 sayılı işlemle İzmir İli, Kınık İlçesi, ....... İlkokuluna naklen atamasının yapıldığı ve bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, bu durumda, davacının, üyesi olduğu sendikanın aldığı bir karar sonucunda gerçekleştirdiği bir gün göreve gelmeme eyleminin, yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca sendikal faaliyet kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, bu eylem nedeniyle tesis edilen dava konusu atama işleminde kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar veren İzmir 6. İdare Mahkemesinin 15/09/2017 gün ve E: 2017/297, K: 2017/1329 sayılı kararının; davacının eyleminin özlük hakları ya da eğitimle ilgili sendikal faaliyet kapsamında olmadığı, eyleme katılarak Anayasa'da güvence altına alınan ders verdiği okuldaki görevine gelmeme sonucunda eğitim gören öğrencileri anayasal hakları olan eğitim alma hakkından yoksun bıraktığı, yasalara aykırı şekilde derse katılmama eyleminin sendikal faaliyet şeklinde değerlendirilemeyeceği, bu nedenle de mazeret sayılamayacağı, davacının sendikanın almış olduğu karar doğrultusunda eylemde bulunmak istemesi halinde öğrencileri öğrenim hakkından yoksun bırakacak şekilde derslerin olduğu günde olamayacağı, yapılan işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, davanın kabulü ile işlemin iptalinin hatalı olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Atama işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı, Mahkeme kararının hukuki gerekçesi haklı ve yerinde olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava;İzmir İli, Menemen İlçesi, ....... İlkokulunda Öğretmen olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen soruşturma raporunda, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 8/C maddesi uyarınca il içi yer değişikliğinin uygun olacağı yönünde getirilen teklif üzerine, İzmir İli, Kınık İlçesi, ....... İlkokuluna naklen atanmasına ilişkin 14.12.2016 tarih ve 1697 sayılı işlemin istemiyle açılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Memurların Kurumlarınca Görevlerinin ve Yerlerinin Değiştirilmesi" başlıklı 76. maddesinin 1. fıkrasında; "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir.
5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 8/c maddesinde ise; "Yukardaki fıkralarda yazılı bütün memurların lüzumu halinde il içinde nakil ve tahvilleri mensup olduğu il idare şube başkanlarının inhası üzerine valiler tarafından icra edilmekle beraber mensup oldukları Bakanlıklar veya genel müdürlüklere sebepleriyle bildirilir." hükmü yer almıştır.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan, 17/4/2015 gün ve 29329 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 50. maddesinin (1.) fıkrasında; "Haklarında yapılan adli veya idari soruşturma sonucunda o yerde kalmasında sakınca görülen öğretmenlerden görev yeri il içinde değiştirileceklerin atamaları, görevli oldukları yere göre sırasıyla alt hizmet alanlarındaki eğitim kurumlarına; görev yeri il dışına değiştirileceklerin atamaları ise, zorunlu çalışma yükümlülükleri de dikkate alınarak alanlarında öğretmen ihtiyacı olan eğitim kurumlarından birine yapılır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Anılan düzenlemelerle memurların naklen atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu, ancak sözü edilen takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği hususu yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiştir.
Dava dosyanın incelenmesinden; İzmir İli, Menemen İlçesi, ....... İlkokulunda Öğretmen olarak görev yapan davacının üyesi bulunduğu ….. Emekçileri Sendikasının 29.12.2015 tarihinde iş bırakma kararı aldığı, davacının da Sendika kararına uyarak anılan tarihte görevine gitmediği, bu sebeple hakkında yapılan soruşturma sonucunda, disiplin yönünden 657 sayılı Kanun'un 125/D-ı hükmü uyarınca "görevin yerine getirilmesinde dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak, kişilerin yarar veya zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinin sübuta erdiği gerekçesiyle "1 yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması" cezasıyla tecziye edildiği, idari yönden ise, 5442 sayılı Kanun'un 8/C maddesi uyarınca il içi yer değişikliğinin uygun olacağı yönünde getirilen teklif doğrultusunda 14.12.2016 tarih ve 1697 sayılı işlemle İzmir İli, Kınık İlçesi, ....... İlkokuluna naklen atamasının yapıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda, Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonunun almış olduğu 22/12/2015 gün ve 92 sayılı karar doğrultusunda, üyesi olduğu ….. Emekçileri Sendikasının 25/12/2015 gün ve 121 sayılı kararına istinaden, davacının 29/12/2015 tarihinde düzenlenen, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde güvenlik güçlerinin terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonları kapsamında bazı il ve ilçelerde konulan sokağa çıkma yasağını protesto gösterilerine katılmış, görevine bir gün gelmemiştir.
Sendikalar, üyelerinin menfaatlerini korumak amacıyla hareket eden toplumsal örgütlerdir. Bu yöndeki faaliyetlerinin engellenmesi söz konusu değildir.
Tüzüğünde, Uluslararası sözleşmelerde yer alan çocukların hakları ve eğitimi ile ilgili temel hakların ve özgürlüklerin takipçisi ve savunucusu olmayı amaç edindiği belirtilen, …Emekçileri Sendikası, kuruluş amacı içerisinde yer almayan, hatta korumayı amaçladığı ilköğretim çağındaki öğrencilerin eğitim-öğretim hakkını ihlal eden bir eylem içerisinde yer almıştır.
Hukuki durumları (statüleri) 657 sayılı Kanun, özel yasalar ve kurumsal nitelikte yasa ve yönetmeliklerle düzenlenmiş olan kamu görevlilerinin bu statüde kaldıkları sürece, görevlerine ilişkin olarak, öncelikle söz konusu Yasa ve Yönetmelikte düzenlenmiş bulunan kurallara uymakla bu kuralların ve kamu hizmetinin gereklerine uygun davranmakla yükümlü olduklarının kabulü gerekmektedir. Aksi halin, yani statünün gereklerinin ikinci sıraya alınmasının, kamu hizmetlerini yürütmek amacı ile kurulmuş olan kamu kurumlarının görevlerini yerine getirmekte zorlanmalarına, giderek görevlerini aksatmalarına neden olabilecektir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi olarak görev yapan ve statü hukukuna tabi olan davacının, aynı fiili işleyen ve kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda idarece atama işlemi tesis edilen sendika üyesi olmayan diğer kamu görevlilerinden bir farkı yoktur. Aksi bir anlayış, aynı fiili işleyen sendika üyesine idari yaptırım uygulanmaması, sendika üyesi olan kamu görevlisinin korunması, ayrı tutulması, sendika üyesi olmayan kamu görevlisine idari yaptırım uygulanması gibi bir sonucu doğurur ki, bu hal aynı görevi yürüten ve eşit olan kamu görevlileri arasında ayrımcılığın doğmasına, kamu hizmetinin etkilenmesine yol açar.
Bu olay olmasa bile davacının, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda, yürürlükteki mevzuat uyarınca, il içerisinde veya iller arası atamaya tabi tutulacak personel niteliğindedir. Bu durumu bilerek Öğretmenlik mesleğini seçmiştir. Sendika üyesi olması, meslek yaşantısı boyunca aynı yerde görev yapmasını sağlayıcı bir hak olarak görülemeyeceği gibi, sendikal faaliyetlerini yürütme hakkına bir müdahale olarak da kabul edilemez. Sendika üyelerinin yerlerinin değiştirilmemesi gibi bir anlayış, Anayasa ile güvence altına alınan eşitlik ilkesinin ihlali sonucunu doğurur mahiyettedir. Davacı, atanmış olduğu yerde sendikal faaliyetlerine devam edebilecektir.
Davacı, yasal olarak kurulmuş bir sendikaya üye olmasından dolayı değil, üstlenmiş olduğu kamu görevini yerine getirmemesinden ve hizmetin aksamasına sebebiyet vermesi nedeniyle atanmıştır. Ataması, sendikal faaliyetlerine bir engel oluşturmamaktadır. Sendika üyeliğini, idari tedbir ve yaptırımlardan kurtulmak amacıyla kullanmaktadır. Sendika üyesi olmanın, sendikal faaliyet hakkını kötüye kullanımını ihtiva etmeyeceği açıktır.
Bu belirlemeler ışığı altında, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde güvenlik güçlerinin terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonları kapsamında bazı il ve ilçelerde konulan sokağa çıkma yasağını protesto gösterilerine katılan ve eğitim-öğretim hizmetini aksatacak biçimde görevine bir gün gelmeyen davacının, eylemin niteliği gereği, bu eyleme karşıt öğrenci velileri ve çalışma arkadaşları ile çatışma ortamının doğmaması, çalışma huzur ve barışının sağlanması, sunulan kamu hizmetine güvenin zedelenmemesi hedeflenerek, dava konusu işlemin, davacının cezalandırılması gibi bir amaçla değil, kamu hizmetinin iyi yönetilmesi gibi meşru bir amaçla tesis edildiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu durumda, İzmir İli, Menemen İlçesi, ....... İlkokulunda Öğretmen olarak görev yapan davacının, İzmir İli, Kınık İlçesi, ....... İlkokuluna atanmasına ilişkin işlemde kamu yararı, hizmet gerekleri ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, İzmir 6. İdare Mahkemesinin 15/09/2017gün ve E:2017/297, K:2017/1329 sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen dava yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf başvuru aşamasında davalı idarece yapılan 53,00.TL yargılama gideri ile davanın duruşmalı olarak görüldüğü de dikkate alınarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.660,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, istinaf başvuru aşamasında Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca davalıdan alınmayan 85,70 TL istinaf başvuru harcının ve 51,70-TL yürütmeyi durdurma harcının Mahkemesince davacıdan tahsiline, yatırılan posta giderinden artan miktarın Mahkemesince yatırana iadesine, 04.04.2018 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)