(2709 S. K. m. 125) (2577 S. K. m. 45) (3194 S. K. m. 42) (5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 184)
İSTEMİN ÖZETİ: Bursa İli, Osmangazi İlçesi, ...... Sokak, 680 ada, 1 parsel sayılı taşınmazda ruhsata aykırı imalatlar yapıldığından bahisle, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42/2. maddesi uyarınca 04.10.2011 tarih ve 3632 sayılı Belediye Encümeni kararı ile verilen para cezasının kaldırılması istemi ile yapılan başvurunun reddine ilişkin 13.10.2015 tarih ve 2326 sayılı encümen kararının iptali ile ödenen bedelin iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davayı; "davacı hakkındaki imar kirliliğine sebebiyet dolayısıyla yapılan ceza yargılamasının sonlanmamış olduğu, anılan Mahkemece davacı hakkındaki verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının mahkumiyet olarak nitelenemeyeceği sonucuna ulaşılmakla davacının 3194 sayılı Yasanın 42. maddesi uyarınca kesilen ve ödediği imar para cezasının 3194 sayılı Yasanın 42/4. maddesi kapsamında iadesi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davacının ödediği imar para cezasının iadesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle reddeden Bursa 2.İdare Mahkemesi Hakimliğinin 07/02/2017 tarih ve E:2015/1387, K:2017/244 sayılı kararının; davacı tarafından, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının mahkumiyet olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesinin 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.” hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "istinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.)45. Maddesinin 4. fıkrasında; Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir." hükmü düzenlenmiş bulunmaktadır.
İstinaf başvurusu; Bursa İli, Osmangazi İlçesi, ...... Sokak, 680 ada, 1 parsel sayılı taşınmazda ruhsata aykırı imalatlar yapıldığından bahisle, 3194 sayılı İmar Kanununun 42/2. maddesi uyarınca 04.10.2011 tarih ve 3632 sayılı Belediye Encümeni kararı ile verilen para cezasının kaldırılması istemi ile yapılan başvurunun reddine ilişkin 13.10.2015 tarih ve 2326 sayılı encümen kararının iptali ile ödenen bedelin iadesine karar verilmesi açılan davayı; reddeden ilk derece mahkemesi kararının davacı tarafından kaldırılması istemine ilişkindir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 1. fıkrasında; ruhsat alınmadan veya ruhsat veya eklerine veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının yapı sahibine veya müteahhidine idari para cezası verileceği, 7. fıkrasında ise; tahsil olunan idari para cezalarının, aynı fiil nedeniyle 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 184 üncü maddesine göre mahkûm olanlara faizsiz olarak iade edileceği hükmüne yer verilmiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 5. fıkrasında; "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder."; 8. fıkrasında, "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur."; 10. fıkrasında, "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir." kuralına yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen ilgili mevzuat hükümlerine göre, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmeden önce, sanığın sabit bulunan eylemine uygun bir ceza belirlenmekte ve mahkûmiyet hükmü kurulmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı hakkında Osmangazi Belediyesi Encümeni'nin 13/10/2015 tarihli ve 2636 sayılı kararı ile Bursa İli, Osmangazi İlçesi, ...... Sokak, No:4680 ada, 1 parsel sayılı yerde bulunan binada 13/12/2010 tarihli ve 380 sayılı yapı kullanma izni alındığı, kullanma izni alındıktan sonra ruhsat ve eklerine aykırı imalat yapıldığı, 20/09/2011 gün ve 41/2033 sayılı 1. Fen Zaptı ile mahallinde yapılan incelemede tespit edildiği, Belediye Encümen kararı ile 53.154,00 TL para cezasına karar verildiği, Belediye Encümeninin 19/01/2012 tarihli ve 234 sayılı tapu kayıtlarına istinaden davacı şirketin adının ….. İnş.San.Ltd. Şti. İken …. Spor Tesisleri İşl.San. Tic. Ltd. Şti. olarak değiştirildiği, imar para cezası ve dayanağı encümen kararının iptali istemiyle açılan davanın Bursa 2. İdare Mahkemesinin 03/10/2013 tarihli 2012/595 Esas, 2013/698 Karar sayılı kararı ile kısmen iptal kısmen ret ile sonuçlandığı, aynı eylemden dolayı imar kirliliğine sebebiyet verildiği gerekçesiyle Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/193 tarihli, 2012/1132 Esas ve 2013/296 Karar sayılı kararı ile davacı şirket temsilcisinin 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, verilen bu kararın 31/12/2012 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği, davacı şirket adına kesilen 53.154,00-TL imar para cezasını 08/07/2014 tarihinde ödedikten sonra, 04/09/2015 tarihinde idareye başvuruda bulunarak imar para cezasına konu eylemi dolayısıyla şirket temsilcisinin 5237 sayılı Yasa'nın TCK.184. maddesi uyarınca mahkum olduğu, 3194 Sayılı Yasanın 42/7.maddesi uyarınca ödediği tutarın iadesi talebiyle yaptığı başvurunun reddi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacı şirketin kanuni temsilcisinin ceza yargılaması sonucunda mahkum edildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, dolayısıyla ayrıca idari para cezası ile cezalandırılmasında 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 7. fıkrası uyarınca hukuka uyarlık bulunmadığından, davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, hukuka aykırılığı Dairemiz kararı ile ortaya çıkan işlem nedeniyle davacı tarafından ödenen 53.154,00-TL'nin Anayasanın 125. maddesi gereği dava açma tarihi olan 07.12.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte olarak davacıya iadesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, Bursa 2.İdare Mahkemesi Hakimliğinin 07/02/2017 tarih ve E:2015/1387, K:2017/244 sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanun ile değişik 45/4. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, aynı kanun maddesi uyarınca dava konusu işlemin İPTALİNE, 53.154,00-TL'nin 07.12.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya İADESİNE, dava ve istinaf aşamalarına ait olup, aşağıda ayrıntısı yer alan toplam 314,10-TL yargılama giderleri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 990,00-TL avukatlık ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, posta gideri avansından kalırsa artan miktarın hükmün kesinleşmesinden sonra mahkemesince istinaf isteminde bulunana iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak 14/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)