İSTEMİN ÖZETİ: Gürcistan uyruklu olan ve 20.09.2012 tarihinde Türk vatandaşı ile evlenen davacının, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca evlenme yoluyla Türk Vatandaşlığı kazanma talebinin reddine dair İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün 04/08/2016 tarih ve 178 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; Gürcistan uyruklu davacının geçmiş yıllarda Türkiye'ye giriş yaptığı, hakkında birkaç kez sınırdışı edilme kararı verildiği, bu sınırdışı etme gerekçeleri arasında davacının fuhuş yaptığının da belirtildiği, öte yandan davalı idarece davacı hakkında kolluk araştırması yapıldığı, bunun üzerine de davacı talebinin reddine karar verildiği görülmüş olup, geçmiş dönem hayatında ülkemizde fuhşa karıştığı saptanan davacının kamu düzeni işleyişi açısından sakıncaya yol açabileceği ve idarenin bu konudaki takdir yetkisi yargı kararıyla kısıtlanamayacağından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddi yolunda Muğla 2. İdare Mahkemesince verilen 04/04/2017 tarih, E:2016/1318, K:2017/657sayılı kararın; evlenmeden önce hakkında isnat olunan iftiralar olduğu, şu anki evliliğinden sağlıklı bir erkek çocuğunun olduğu, mevcut haliyle kamu düzenine aykırı davranışları bulunmadığı ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinafa konu Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; davacının istinaf aşamasında duruşma istemi 2577 sayılı Yasanın 17/2. maddesi uyarınca kabul edilmeyerek, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "... İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir.
Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir..." kuralına yer verilmiş; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Bölge İdare Mahkemelerinin kararlarının tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay’da temyiz edilebileceği öngörüldükten sonra temyize tabi kararlarının hangileri olduğu sayma yoluyla sınırlanarak belirlenmiş, "temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" kaldırma nedenleri olarak sayılmıştır.
Dava, Gürcistan vatandaşı olan ve 20.09.2012 tarihinde Türk vatandaşı ile evlenen davacının, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca evlenme yoluyla Türk Vatandaşlığı kazanma talebinin reddine dair İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün 04/08/2016 tarih ve 178 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 16. maddesinde; "Bir Türk vatandaşı ile evlenme doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Ancak bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancılar Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilir. Başvuru sahiplerinde;
a) Aile birliği içinde yaşama,
b) Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama,
c) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama, şartları aranır." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, ... ile 20/09/2012 tarihinde evlenen Gürcistan uyruklu davacının, evliliği üzerinden 3 yıldan fazla süre geçtikten sonra 30.12.2015 tarihinde evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanmak üzere İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'ne başvuruda bulunduğu, davalı idarece davacının evliliğinin gerçek bir evlilik olup olmadığına yönelik yapılan araştırma neticesinde Muğla Valiliği Vatandaşlık İnceleme ve Araştırma Komisyonunca düzenlenen 11/03/2016 tarihli kararda; ''davacının, eşi ile birlikte ikamet ettiği, evliliklerinin menfaate dayalı bir evlilik olmadığı, evliliklerinin ciddi bir evlilik olduğu, bu evliliklerinden 1 çocuklarının bulunduğu, ilgilinin Türkçe konuştuğu, adı geçenin Türk vatandaşlığına alınmada kamu güvenliği açısından herhangi bir suç kaydının bulunmadığı, milli güvenlik ve genel ahlak açısından vatandaşlığımıza geçmesinin sakıncalı olmadığı'' yolunda görüş bildirildiği, Emniyet Genel Müdürlüğü'nce yapılan arşiv araştırması sonucunda ise, davacı hakkında, 23.11.1993 tarihinde fuhuş yapmak suçundan dolayı adli işlem yapılarak sınır dışı edildiği, ayrıca 14.12.1999 tarihinde yeterli parası bulunmamaktan dolayı 15.12.1999 tarihinde sınır dışı edildiğinin belirtilmesi nedeniyle evlendiği tarihten sonra hakkında evlilik birliği ile bağdaşmayacak herhangi bir olumsuz tespit bulunmayan davacının vatandaşlık başvurusunun davalı idarece 04/08/2016 tarih ve 178 sayılı işlemle reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacı hakkında davalı idarece yapılan işlemler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 16. maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bendlerinde belirtilen şartları taşıdığı, evlendiği tarihten sonra hakkında herhangi olumsuz bir tespitin de bulunmadığı görüldüğünden evlenme yoluyla Türk vatandaşlığına geçme istemiyle davalı idareye yaptığı başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık ve davayı reddeden İdare Mahkemesi kararında da hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun kabulüne; Muğla 2. İdare Mahkemesince verilen 04/04/2017 tarih, E:2016/1318, K:2017/657 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan ve davacı tarafından karşılanan toplam 253,95-TL yargılama giderinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, davacıdan fazladan alınan 219,70-TL temyiz harcından, 85,70-TL istinaf başvuru harcının mahsubu sonucu kalan 134,00-TL harcın istemi halinde davacıya iadesine, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın Mahkemesince yatırana iadesine, kesin olarak, 17/10/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
AZLIK OYU
Dosyadaki belgeler ile başvuru dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varıldığından istinaf başvurusunun reddi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına karşıyım. (¤¤)