(652 S. KHK. m. 37, Geç. m. 10) (Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine İlişkin Yönetmelik m. 10, 15, 16)
İSTEMİN ÖZETİ: Muğla İli, Köyceğiz İlçesi, ……. İlk ve Ortaokulunda okul müdürü olarak görev yapmakta iken 652 sayılı KHK'nın Geçici 10.maddesi uyarınca görevi sona eren ve Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine İlişkin Yönetmelik uyarınca yapılan değerlendirmede 50,25 puan verilip başarısız sayılarak görev süresi uzatılmayan davacının, anılan işlemin Muğla 1. İdare Mahkemesinin E.2014/1216, K.2015/975 sayılı kararıyla iptal edildiğinden bahisle, yargı kararı uyarınca görevine iade edilmesi gerekirken yeniden mülakata çağrılmasına ilişkin 28.12.2015 tarih ve 13382411 sayılı işlemin iptali, görevine iadesi ve yargı kararının uygulanmaması nedeniyle uğradığı 5.000,00-TL maddi, 20.000,00-TL manevi zararının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tazmini istemiyle açılan davada; iptal kararının davacının mülakata çağrılmak şeklinde uygulandığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar veren Muğla 1. İdare Mahkemesinin 15/03/2017 gün ve E:2016/806, K:2017/441 sayılı kararının; mahkemenin iptal kararı uyarınca davacının görevine iadesi gerekirken mülakata çağrılmasının hukuka aykırı olduğu, okul müdürü iken sınıf öğretmenliğine atanması nedeniyle maaşında düşüş meydana geldiği, hukuk mücadelesini kazanmasına rağmen yargı kararının uygulanmaması nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararının karşılanması gerektiği ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava; Muğla İli, Köyceğiz İlçesi, ….. İlk ve Ortaokulunda okul müdürü olarak görev yapmakta iken 652 sayılı KHK'nın Geçici 10.maddesi uyarınca görevi sona eren ve Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine İlişkin Yönetmelik uyarınca yapılan değerlendirmede 50,25 puan alarak başarısız sayılarak görev süresi uzatılmayan davacının, anılan işlemin Muğla 1. İdare Mahkemesinin E.2014/1216, K.2015/975 sayılı kararıyla iptal edildiğinden bahisle, yargı kararı uyarınca görevine iade edilmesi gerekirken yeniden mülakata çağrılmasına ilişkin 28.12.2015 tarih ve 13382411 sayılı işlemin iptali, görevine iadesi ve yargı kararının uygulanmaması nedeniyle uğradığı 5.000,00-TL maddi, 20.000,00-TL manevi zararının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tazmini istemiyle açılmıştır.
652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Atama" başlıklı 37. maddesinin 8. fıkrasında; "Okul ve Kurum Müdürleri, İl Milli Eğitim Müdürünün teklifi üzerine, Müdür Başyardımcısı ve Yardımcıları ise Okul veya Kurum Müdürünün inhası ve İl Milli Eğitim Müdürünün teklifi üzerine Vali tarafından dört yıllığına görevlendirilir. Bu görevlendirmelerin süre tamamlanmadan sonlandırılması, süresi dolanların yeniden görevlendirilmesi ile bu fıkranın uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." hükmü, Geçici 10. maddesinin 8. Fıkrasında ise; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla halen Okul ve Kurum Müdürü, Müdür Başyardımcısı ve Yardımcısı olarak görev yapanlardan görev süresi dört yıl ve daha fazla olanların görevi, 2013-2014 ders yılının bitimi itibarıyla başka bir işleme gerek kalmaksızın sona erer. Görev süreleri dört yıldan daha az olanların görevi ise bu sürenin tamamlanmasını takip eden ilk ders yılının bitimi itibarıyla başka bir işleme gerek kalmaksızın sona erer." hükmü yer almıştır.
14.03.2014 tarih ve 28941 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Temel Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un bir kısım hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan başvuruda, Anayasa Mahkemesinin 13/7/2015 gün ve E:2014/88, K:2015/68 sayılı kararıyla; anılan Kanun'un 22. maddesiyle 652 sayılı KHK'nın 37. maddesinin değiştiren 8. fıkrasının incelendiği kuralda, okul ve kamu yöneticiliği görev süresinin dört yıl olarak öngörüldüğü, kadrolu bir görev olmayan ikinci görev niteliği taşıyan okul ve kurum yöneticiliği görevlerinin belirli bir süre ile sınırlandırılmasının, "yasamanın genelliği ilkesi" uyarınca kanun koyucunun bu konudaki takdirini yansıtmakta olduğu, bu görevlerin sınırsız olarak yapılmasını zorunlu kılan Anayasal bir düzenleme bulunmadığı, kanunda belirtilen görevlendirme usulünde belirlilik ve öngörülebilirlik ilkesine aykırılık bulunmadığı, ikinci görev olan yöneticilik görevi sona erdiğinde asıl görevi olan öğretmenlik görevine dönen kişiler yönünden, yöneticilik görevinin atama terfi yönünden kazanılmış hak oluşturmayacağı gerekçesiyle, anılı Kanun'un 25. maddesiyle 652 sayılı KHK'ya eklenen Geçici 10/8 maddesinin iptali talebiyle yapılan başvurunun incelenmesi sonucu, 652 sayılı KHK'nın 37. maddesiyle okul ve kurum yöneticilerine yapılacak görevlendirmelerin 4 yıllık süre ile sınırlandırıldığı, dava konusu kuralın da bu ana kuralın mevcut yöneticilere uygulanmasını sağladığı, geçiş hükmü niteliği taşıdığı, düzenlemenin statü hukuku bakımından soyut ve genel nitelik taşıyan bir kuralın mevcut yöneticilere uygulanmasını sağladığı, okul ve kurum yöneticilikleri, mevcut yöneticiler yönünden kazanılmış hak olmadığından, yöneticilikle görevlendirmenin belirli bir süre ile sınırlanmasını öngören kuralın mevcut yöneticilere uygulanmasında kazanılmış hak ilkesine aykırılık bulunmadığı, söz konusu düzenlemenin hukuki güvenlik ilkesine aykırı olmadığı gerekçesiyle iptal başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Anılan Kanun'a dayanılarak 10.06.2014 gün ve 29026 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine İlişkin Yönetmelik'in 10. maddesinde; yöneticilerin dört yıllığına görevlendirileceği, aynı unvanla aynı eğitim kurumunda sekiz yıldan fazla süreyle yönetici olarak görev yapılamayacağı, bulundukları eğitim kurumunda aynı unvanla dört yıldan fazla sekiz yıldan az görev yapanlardan aynı eğitim kurumuna yönetici olarak görevlendirilenlerin görevlerinin, sekiz yılın dolduğu tarih itibarıyla bu Yönetmelikte öngörüldüğü şekilde sonlandırılacağı, yöneticilik görev süresi uzatılmayanlardan yeniden görevlendirilmek isteğinde bulunanların, aynı görevlendirme dönemiyle sınırlı olmak üzere, en son görev yaptıkları eğitim kurumlarında görevlendirilemeyeceği hükümleri yer almış, aynı Yönetmeliğin 15. maddesinde; görev sürelerinin uzatılmasını isteyen müdürlerin elektronik ortamda başvuruda bulunacağı, Müdürlükte dört yıllık görev süresini dolduranlar ile görev yaptıkları eğitim kurumunda sekiz yıllık görev süresini dolduran müdürlerin, Ek-1’de yer alan Görev Süreleri Uzatılacak Eğitim Kurumu Müdürleri Değerlendirme Formu üzerinden değerlendirileceği düzenlenmiş; 16. maddesinde; dört yıllık görev süresi sona eren müdürlerden halen görev yapmakta oldukları eğitim kurumundaki görevlerinin uzatılması için başvuruda bulunanların görev sürelerinin, Ek-1’de yer alan form üzerinden yapılan değerlendirme sonucunda 100 üzerinden 75 ve daha üstü puan almaları halinde, il milli eğitim müdürünün teklifi üzerine valinin onayı ile uzatılacağı, Geçici 1.maddesinde ise aynı unvanda olmak üzere, 14/3/2014 tarihi itibarıyla görev süreleri dört yıl ve daha fazla olan yöneticilerin görevi, 2013-2014 ders yılının bitimi tarihinde başka bir işleme gerek kalmaksızın sona ereceği, görev süreleri 14/3/2014 tarihi itibarıyla dört yıldan daha az olan yöneticilerin görevi ise, dört yıllık sürenin tamamlanmasını takip eden ilk ders yılının bitimi itibarıyla başka bir işleme gerek kalmaksızın sona ereceği belirtilmiştir.
Yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca, dört yıllık görev süreleri dolan eğitim kurumu müdürlerinin, görev sürelerinin uzatılmasında, yönetmelik ekinde yer alan Görev Süreleri Uzatılacak Eğitim Kurumu Müdürleri Değerlendirme Formu üzerinden değerlendirmeye tabi tutulacağı, bu değerlendirme formunda yer alan kriterlerin, ilçe milli eğitim müdürü, ilçe milli eğitim müdürlüğünde görev yapan iki şube müdürü, eğitim kurumunda görev yapan en kıdemli ve kıdemi en az olan öğretmenler, öğretmenler kurulunca seçilen iki öğretmen, okul aile birliği başkanı ve başkan yardımcısı, öğrenci meclisi başkanı tarafından evet ya da hayır ile doldurularak değerlendirme yapılacağı, evet ile doldurulan kriterlerin karşılığında yer alan puanların toplanması, hayır ile doldurulan kriterlere puan verilmemesi suretiyle oluşan toplam puana göre 75 ve daha üstü puan alanların başarılı sayılacağı, bu puanın altında kalanların ise başarısız sayılacağı açıktır.
Diğer yandan; okul müdürü hakkında objektif ve doğru bir değerlendirme yapılabilmesi için çok iyi tanınması, bunun için de makul bir süre birlikte çalışılması gerektiğinden, yukarıda adı geçen Yönetmeliğin Ek-1 Görev Süreleri Uzatılacak Eğitim Kurumu Müdürleri İçin Değerlendirme Formu'nun "Açıklama" başlıklı kısmının 3.maddesinin "en az altı ay çalışmış olma" şartının Eğitim Kurumundaki En Kıdemli Öğretmen ile Kıdemi En Az Olan Öğretmenler için aranırken İlçe Milli Eğitim Müdürü, Eğitim Kurumundan Sorumlu Şube Müdürü ve İnsan Kaynaklarından Sorumlu Şube Müdürleri için de aranmaması sebebiyle Türkiye Eğitim Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası tarafından, Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine İlişkin Yönetmeliğin kimi hükümlerinin iptali istemiyle Milli Eğitim Bakanlığına karşı açılan davada, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18.02.2015 tarih ve E:2014/1151 sayılı kararıyla, "Yönetmeliğin Ek-1 Görev Süreleri Uzatılacak Eğitim Kurumu Müdürleri İçin Değerlendirme Formu'nun incelenmesinden söz konusu formun İlçe Milli Eğitim Müdürünün, İnsan Kaynaklarından Sorumlu İlçe Milli Eğitim Şube Müdürünün, Değerlendirilecek Eğitim Kurumundan Sorumlu İlçe Milli Eğitim Şube Müdürünün, Eğitim Kurumundaki En Kıdemli Öğretmen ile Kıdemi En Az Olan Öğretmenin, öğretmenler Kurulunca Seçilecek İki Öğretmenin, Okul Aile Birliği Başkanı ve Başkan Yardımcısının ve öğrenci Meclisi Başkanının Değerlendirmesi olmak üzere yedi bölümden oluştuğu, bu bölümlerde yer alan değerlendirme kriterlerinin yakın çalışmayı gerektiren gözleme dayalı, eğitim kurumu müdürünün tutum ve davranışlarını ölçmeye yönelik olduğu, İlçe Milli Eğitim Müdürü, Eğitim Kurumundan Sorumlu Şube Müdürü ve İnsan Kaynaklarından Sorumlu Şube Müdürleri tarafından doldurulacak olan ilk üç bölümün puan değerinin okulun tipine göre farklı olmakla birlikte 100 üzerinden en az 60 puan olduğu, formun açıklamalar kısmında ise, Eğitim Kurumundaki En Kıdemli Öğretmen ile Kıdemi En Az Olan Öğretmenin değerlendireceği müdür ile en az altı ay çalışmış olma şartı aranırken İlçe Milli Eğitim Müdürü, Eğitim Kurumundan Sorumlu Şube Müdürü ve İnsan Kaynaklarından Sorumlu Şube Müdürleri için böyle bir şartın aranmadığı, bu durumda Ek-1 Görev Süreleri Uzatılacak Eğilim Kurumu Müdürleri İçin Değerlendirme Formu'nda yer alan değerlendirme kriterlerine cevap verilebilmesi, okul müdürü hakkında objektif ve doğru bir değerlendirme yapılabilmesi için çok iyi tanınması, bunun için de makul bir süre birlikte çalışılması gerektiğinden, böyle bir şartın Eğitim Kurumundaki En Kıdemli Öğretmen ile Kıdemi En Az Olan Öğretmenler için aranırken İlçe Milli Eğitim Müdürü, Eğitim Kurumundan Sorumlu Şube Müdürü ve İnsan Kaynaklarından Sorumlu Şube Müdürleri için aranmamasına ilişkin eksik düzenlemede hukuka uyarlık..." görülmediği gerekçesiyle söz konusu düzenlemenin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.
Bu süreç sonunda, 10.06.2014 tarih ve 29026 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmesine İlişkin Yönetmelik 06.10.2015 tarih ve 29494 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine Dair Yönetmelik'in 35. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.
Anılan Yönetmelik'in; "Yönetici görevlendirmede izlenecek yöntem" başlıklı 13.maddesinde, müdür başyardımcılığı ve müdür yardımcılığına görevlendirmenin yazılı sınav sonucuna göre, müdürlüğe görevlendirmenin ise değerlendirme ve sözlü sınav sonucuna göre yapılacağı düzenlendikten sonra, "Müdür adaylarının değerlendirilmesi" başlıklı 19. maddesinin birinci fıkrasında, "Müdürlükte dört yıllık ya da aynı eğitim kurumu müdürlüğünde toplam sekiz yıllık görev süresi dolanlar ile duyurunun son günü itibarıyla 5 ve 6 ncı maddelerde belirtilen şartları taşıyanlar arasından müdür olarak görevlendirilmek üzere başvuruda bulunanlar Ek-1’de yer alan form üzerinden değerlendirme komisyonu tarafından değerlendirilir.", "Sözlü Sınav" başlıklı 20. maddesinin birinci bendinde ise, "Değerlendirme sonucunda oluşan puan sıralamasına göre en yüksek puan alandan başlamak üzere, eğitim kurumlarının boş bulunan müdürlük sayısının üç katı aday sözlü sınava çağrılır. Son sıradaki adayla aynı puana sahip olan adaylar da sözlü sınava çağrılır." hükümlerine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Muğla İli, Köyceğiz İlçesi, …. İlk ve Ortaokulunda okul müdürü olarak görev yapan davacının görev süresinin 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 10/8. maddesi uyarınca sona erdirildiği, akabinde Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca yapılan değerlendirme sonrasında davacının 50,25 puanla değerlendirilerek başarısız sayıldığı, (bu arada Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 2014/1151 YD itiraz nolu ve 18.02.2015 tarihli kararı ile, Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine İlişkin Yönetmeliğin ''Açıklama'' başlıklı kısmının 3. Maddesinde yer alan ''en az altı ay çalışmış olma'' şartının İlçe Milli Eğitim Müdürü, Eğitim Kurumundan Sorumla Şube Müdürü ve İnsan Kaynaklarından Sorumlu Şube Müdürü için aranmamasına ilişkin eksik düzenleme nedeniyle yürütmesinin durdurulduğu), davacının 50,25 puan alarak başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile … İlk ve Ortaokulundaki görev süresinin uzatılmamasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Muğla 1. İdare Mahkemesinin 23.10.2015 tarih ve E.2014/1216, K.2015/975 sayılı kararıyla, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun verdiği yürütmenin durdurulması kararıyla işlemin hukuki dayanağının kalmadığı, görev süreleri uzatılacak eğitim kurumları müdürleri için değerlendirme formunda yer alan kriterlere cevap verilebilmesi, okul müdürü hakkında objektif ve doğru bir değerlendirme yapılabilmesi için çok iyi tanınması, bunun için de makul bir süre birlikte çalışılması gerektiğinden, böyle bir şartın en kıdemli öğretmen ve en kıdemsiz öğretmen için aranırken İlçe Milli Eğitim Müdürü, Eğitim Kurumundan sorumlu Şube Müdürü ve İnsan Kaynaklarından Sorumlu Şube Müdürü için aranmamasına ilişkin eksik düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığı, davacı hakkında yapılan değerlendirmenin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, davacının 17.12.2015 tarihli işlemle 06.10.2015 tarih 29494 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan MEB Bağlı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca sözlü mülakata çağrıldığı, davacının 21.12.2015 tarihli dilekçesiyle yargı kararı uygulanarak göreve iade edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun 28.12.2015 tarih ve 13382411 sayılı işlemle reddi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Düzenleyici işlemler; üst hukuk normuna uygun olarak hukuk düzenine yeni kural getiren, ya da var olan bir kuralı değiştiren veya kaldıran işlemlerdir.
İdareler, normlar hiyerarşisine aykırı olmayacak şekilde, hizmette etkinliğin sağlanması için gerekli önlemleri alma, bu kapsamda yönetmelik değişikliği veya mevcut yönetmeliği kaldırarak yeni yönetmelik yapma hususunda takdir yetkisine sahiptirler.
Ancak, idareye tanınan bu takdir yetkisinin, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmeyeceği de açıktır. Zira, takdir yetkisi ile idareye ancak hukuk kuralları içinde hareket özgürlüğü tanınmış olduğundan, yasa koyucu tarafından idareye tanınan bu yetkinin başta kamu yararı olmak üzere hizmet gereklerine, hukuk devleti, hukuk güvenliği ve kazanılmış haklara riayet ilkelerine uygun olarak kullanılması gerekmektedir.
Hukuk devleti ilkesinin ön koşullarından biri olan "hukuk güvenliği" ile kişilerin hukuki güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Hukuk güvenliği ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır. Bu bağlamda, önceden oluşmuş hukuksal durumların, sonradan yapılacak işlemlerle değiştirilmesi, hukuktan beklenen güvenle bağdaşmayacaktır.
"Kazanılmış hak" ise doktrinde, yürürlükteki hukuka uygun olarak doğan ve böylece kişiye özgü lehte sonuçlar doğurmuş, daha sonra mevzuat değişikliği ya da işlemin geri alınması gibi durumların varlığına rağmen hukuk düzenince korunması gereken bir hak olarak tanımlanmaktadır. İdarenin ister düzenleyici işlem, ister bir taahhüt, isterse uzun süren bir uygulamasına güvenerek olsun, bireylerin çıkarlarına ya da lehlerine olan bir sonuca ulaşabileceklerini ümit etmelerine de "haklı beklenti" denilmektedir.
Bakılan davada, 10.06.2014 tarih ve 29026 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmesine İlişkin Yönetmelik uyarınca yapılan değerlendirme işleminin yargı kararı ile iptal edilmiş olmasının davacının doğrudan Müdürlük görevine atanması sonucunu doğurucu mahiyette olmadığı dikkate alındığında, bu durumun davacı açısından Müdür olarak atanma noktasında "haklı bir beklenti" ve "kazanılmış hak" oluşturmayacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Belirtilen bu durum itibarıyla, 06.10.2015 tarihli Yönetmelik'in 10.06.2014 tarihli eski Yönetmelik'i yürürlükten kaldırdığı, genel düzenleyici işlemlerin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren tesis edilecek tüm işlemlere uygulanması gerektiği, davalı idarenin yargı kararı üzerine, statü hukukuna tabi olan davacı hakkında yürürlükteki mevzuat hükümlerine ve hukuka uygun şekilde yeniden işlem tesis ederek yargı kararının gereğini yerine getirmesi gerektiği, davacı hakkında verilen iptal kararının doğrudan görev süresinin uzatılması sonucunu doğurmadığı, bu bağlamda davacının yeni Yönetmelik hükümleri uyarınca sözlü sınava tabi tutulması gerektiğinden, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacının maddi ve manevi tazminat istemine gelince;
İdare hukuku kurallarına göre idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için ortada bir zararın bulunması, zararı doğuran işlem veya eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zarar ile işlem veya eylem arasında uygun bir illiyet bağının bulunması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu şartlardan birinin yokluğu idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırır. Bu nedenle ortada bir zarar yoksa veya meydana gelen zararın idari işlem veya idari eylemle ilgisi bulunmuyorsa veya idari faaliyet zararın gerçek nedenini teşkil etmiyorsa ve ortada uygun bir illiyet bağı mevcut değilse idarenin tazmin sorumluluğu ortadan kalkmaktadır.
Bu durumda; bir idari işlemin yasalara ve hukuka aykırılığı kural olarak hizmet kusuru sayılmakta ise de, her aykırılığın tazminat sorumluluğuna yol açmayacağı, idari işlemlerin iptalini gerektiren nedenler ile tazminat ödenmesini gerektiren nedenler arasında tam bir özdeşlik de bulunmadığı, başka bir deyişle, bir işlemin herhangi bir yönden hukuk kurallarına aykırı görülerek iptal edilmiş olmasının, tek başına hizmet kusurunun varlığının kabulü için yeterli olmadığı, idari işlemin tesis edilmesi ve uygulanmasında "hizmet kusuru vardır" denilebilmesi için saptanan hukuki sakatlığın ağır ve önemli olmasının gerektiği de dikkate alındığında, yukarıda açıklandığı üzere söz konusu Mahkeme kararının, davacının başarılı sayılarak müdürlük görev süresinin doğrudan uzatılması sonucuna imkan vermemesi karşısında davacının, iptal edilen işlem nedeniyle maddi veya manevi bir zarara uğradığının kabulüne imkan olmadığı, dolayısıyla uyuşmazlık konusu olayda idarenin tazmin yükümlülüğünü doğuran bir durum bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; Muğla 1. İdare Mahkemesinin 15/03/2017 gün ve E:2016/806, K:2017/441 sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderinin istinaf başvurusunda bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta giderinden artan miktarın Mahkemesince HMK'nın 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine, 27/12/2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)