İSTEMİN ÖZETİ: Ankara12. İdare Mahkemesi'nce verilen 07/10/2016 gün ve E:2015/1477, K:2016/2902 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanun'un 17/2 maddesi uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek dava dosyası incelendi, işin gereği görüşüldü:
Dava, Polatlı Bölge Trafik Denetleme İstasyonu Amirliğinde görevli polis memuru olarak görev yapan davacının, yapılan disiplin soruşturması sonucu Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13.maddesi uyarınca görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü ve savsaklama suçunu işlediğinden bahisle kınama cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 01.04.2015 olur tarihli 2015/302 sayılı Ankara Valiliği il Polis Disiplin Kurulu kararı ile bir adet el telsizi aldırılmasına ilişkin 07.05.2015 tarih ve E:2015050611231684858 sayılı Ankara İl Emniyet Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Ankara 12. İdare Mahkemesi'nce verilen 07/10/2016 gün ve E:2015/1477, K:2016/2902 sayılı kararla; uyuşmazlıkta, birim mutemedinin polis memurları davacı ile ….. olduğu, günlük görevde kullanmakla görevli polis memurları tarafından teslim alınan telsizlerle ilgili Birim Teçhizatı Teslim ve Tesellüm defterinin imzalandığı, ancak bu defterde telsiz seri numarasının yazılmadığı, el telsizinin ekip görevlileri tarafından kullanılıp kullanılmadığının tespiti amacıyla Ankara Muhabere ve Elektronik Şube Müdürlüğü ile gerekli yazışmanın yapıldığı, cevaben el telsizinin ekipler tarafından kullanıldığına dair herhangi bir bilgi bulunmadığının bildirildiği, bütün bunlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının teçhizatlarla ilgili gerekli denetim ve kontrolleri yapmayarak telsizin kaybolmasında kusuru olduğu, bu durumda, Emniyet teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesinde belirtilen görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama fiilini işlediğinin sabit olduğu anlaşıldığından, dava konusu disiplin kurulu kararı ile isnat edilen fiili nedeniyle kaybolmasına yol açtığı telsizin kendisi ile birlikte sorumlu olan arkadaşına aldırılmasına ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, Mahkeme kararının hukuk ve usule aykırı olduğu öne sürülmekte ve istinaf yoluyla kaldırılmasına karar verilmesi istenilmektedir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 13. maddesinde, “Bu Tüzükte disiplin suçu olarak saptanan eylem, işlem, tutum, ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklaması görülen memura kınama cezası verilir. Bu hoşgörü veya savsaklama Devleti veya kişileri zarar uğratmış veya hizmetin gecikmesine, durmasına ya da aksamasına neden olmuşsa, durumun ağırlığına ve zararın derecesine göre, daha ağır bir ceza verilebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
29.1.2016 tarih ve 29608 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.1.2016 tarih ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Kanununun 83. maddesinin birinci cümlesinin iptal edilmesi üzerine 23.1.2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kuralları ile usul ve esaslarını yeniden düzenleyen 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/(2)-ı ve 10/10. maddelerinde de benzer düzenlemeye yer verilmiştir.
Öte yandan, disiplin cezasının dayanağı olan 682 sayılı KHK, 08 Mart 2018 gün ve 30354 Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile yasalaşmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davacının, Polatlı Bölge Trafik Denetleme İstasyonu Amirliğinde polis memuru olarak görev yaptığı ve "kullanıcı birim taşınır mal sorumlusu" olarak görevlendirildiği, kullanıcı birim taşınır mal sorumlularının görevinin, trafik ekiplerinin kullandığı telsiz, alkolmetre, el feneri, el telsizi gibi dayanıklı taşınır ve demirbaşları ETMYS sistemi üzerinden sisteme kaydını yapmak ve bu malzemeleri kullanıcılarından birine ve birden fazlasına imza karşılığı zimmetlemek olduğu, 28.08.2014 tarihinde istasyon amiri Komiser Yardımcısı …. tarafından yapılan denetimde, İstasyon Amirliği bünyesinde kayıtlı bulunan ve ekipler tarafından kullanılmakta olan …. …. tipi el telsizinin kayıp olduğu ve tüm aramalara rağmen bulunamadığına dair 31.08.2014 tarihli rapora istinaden yapılan disiplin soruşturması sonucunda, bu kayıp el telsizinin zimmet kaydının yapılarak kullanacak personele imza karşılığında verilmek suretiyle dosyasında muhafaza edilmesi gerekmekte iken, bu görevlerini yerine getirmeyen davacı ve diğer polis memuru ….'ın sorumlu olduğundan bahisle davacı ve .... hakkında Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü ve savsaklama gösterdikleri ileri sürülerek kınama cezası ile cezalandırılmaları, 492,74 TL olan telsiz bedelinin adı geçen personelden rücu edilerek alınmasının teklif edildiği, teklif doğrultusunda davacının Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca kınama cezası ile cezalandırılmasına ve idarenin demirbaşına kaydedilmek üzere 1 adet telsiz aldırılmasına ilişkin dava konusu işlemlerin tesis edildiği, bu işlemlerin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, soruşturmaya konu kayıp olan el telsizinin 2008 yılında 8 polis memuruna, 2011 yılında ise 3 polis memuruna zimmetlendiği, 2013 yılında teşkilata getirilen ETMYS sistemi ile kullanılan tüm dayanıklı taşınırlar ve demirbaşların kaydının bilgisayar modülü üzerinden yeniden yapıldığı, ayrıca bu demirbaşları kullananlara da imza karşılığında zimmetinin yapıldığı, Trafik Denetleme İstasyonu Amirliğinde kullanılan …. tipi el telsizinin, davacı ile birlikte görev yapan diğer kullanıcı birim taşınır mal sorumlusu olan .... tarafından 65 kayıt no ile zimmet verme fişi ile kaydı yapılarak polis memuru ....'ya zimmetlendiğine dair 19.12.2013 tarihli zimmet teslim belgesinin düzenlendiği, ancak bu belgede soruşturmaya konu telsizi zimmet aldığına dair ....'nun imzasının bulunmadığı, K6'nun alınan ifadesinde, bu telsizin hiçbir şekilde kendisine zimmetinin yapılmadığını ve böyle bir belgeye imza da atmadığını beyan ettiği, bu belgede telsizi teslim ettiğine dair imzası bulunan polis memuru ....'ın alınan ifadesinde ise, kendisinin yedek olup asıl birim taşınır mal sorumlusunun davacı olduğunu, sözü edilen telsizin zimmet işlemlerini de kendi sicilini sisteme girmek suretiyle davacının yaptığını, bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığını beyan ederken, davacı ifadesinde, bu telsizin kayıt ve zimmet işlemlerini kesinlikle kendisinin yapmadığını beyan ettiği, öte yandan, 2008 yılından beri kurum kullanımında iken kaybedildiği ve bulunamadığı tartışmasız olan telsizin, kim tarafından, nasıl, ne zaman ve nerede kaybedildiğinin tespit edilemediği, davacının cezalandırılması sebebinin ise, bu telsizi kaybetmekten değil, telsizinin zimmet kaydının yapılarak kullanacak personele imza karşılığında verilmek suretiyle dosyasında muhafaza edilmemesinden sorumlu tutulduğu hususları göz önüne alındığında; dosyada mevcut zimmet kayıt belgeleri ile tanık ifadelerinin birlikte değerlendirilmesinden, davacının soruşturmaya konu el telsizi ile ilgili sisteme kayıt yapmadığı, bir zimmet belgesi düzenlemediğinin anlaşıldığı, anılan işlemler ile ilgili belgelerde diğer polis memuru ....'ın ismi bulunduğundan, davacının sorumlu olduğu hususunun açık ve net olarak şüpheye yer bırakmayacak şekilde somut delillerle ortaya konulamadığı, diğer yandan, polis memuru ....'ın kendisinin asıl birim taşınır mal sorumlusu olmayıp yedek olduğu için işlem yapmadığını öne sürmüş ise de, adı geçen polis memuru tarafından, soruşturmaya konu telsizin zimmetinin tesliminden başka, 19.12.2013 tarihli tutanak ile alkolmetre üfleme çubuğu ve alkolmetre yazıcı kağıdını polis memuru K6'ya imza karşılığında zimmetlediğine dair zimmet belgesi, 24.12.2013 tarihli tutanak ile de yine aynı polis memuruna imza karşılığında hafif koruma yeleği ve balistik koruyucu parkayı zimmetle teslim ettiğine dair zimmet belgesinin dosyada mevcut olması nedeniyle bu iddiasına itibar edilmemiş olup, sorumluluğu kesin olarak tespit edilemeyen davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13.maddesi uyarınca görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü ve savsaklama suçunu işlediği gerekçesiyle kınama cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 01.04.2015 olur tarihli 2015/302 sayılı Ankara Valiliği il Polis Disiplin Kurulu kararı işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öten yandan, dayanağı olan disiplin cezasının hukuka aykırı olduğu hususunun Dairemiz kararıyla tespit edilmesi nedeniyle, davacıdan bir adet el telsizi aldırılmasına ilişkin 07.05.2015 tarih ve E:2015050611231684858 sayılı Ankara İl Emniyet Müdürlüğü işleminin de temeli kalmadığından iptaline karar vermek gerekmektedir.
Bu durumda, dava konusu işlemlerin iptali yerine, davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf isteminin KABULÜNE, Ankara 12. İdare Mahkemesi'nce verilen 07/10/2016 gün ve E:2015/1477, K:2016/2902 sayılı kararın KALDIRILMASINA, dava konusu her iki işlemin iptaline, mahkeme ve istinaf safhasına ait toplam 236,20-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta ücretinin davacıya iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 45.maddesinin 6.fıkrası uyarınca KESİN olarak, 09/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)