(1136 S. K. m. 2) (2577 S. K. m. 45, 46)
İSTEMİN ÖZETİ: İzmir Barosuna kayıtlı avukatların, taşınmazda hisseli malik olan müvekkilleri adına açacakları ortaklığın giderilmesi davalarında; tapu kaydında taşınmazın hissedarı görünen diğer maliklere ait kimlik ve adres bilgilerinin, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca vekaleten kendilerine verilmesi yönündeki istemlerinin Çiğli Tapu Müdürlüğünce yerine getirilmemesi şeklinde yapılan uygulamanın sona erdirilmesi istemiyle yaptıkları başvurunun reddine ilişkin 02.09.2016 tarih ve 1975678 sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılan davada; nüfus kayıtları ve bu kayıtların tutulmasına dayanak olan belgelerin gizli olduğu, bunların, yetkili ve sorumlu memurlar ile teftiş ve denetim yetkisi olanlar ile Mahkemeler dışında kimse tarafından görülüp incelenemeyeceği hüküm altına alınmış, diğer yandan Kanun koyucu tarafından nüfus kayıt örneği almaya yetkili olanlar tek tek sayılmış, ancak sayılanlar arasında avukatlara yer verilmemiş, yerleşim yeri adresi ve diğer adres bilgilerinin verilmesinin ise ilgili kişinin rızasına bağlı olduğu, bu durumda, avukatların müvekkilleri dışındaki 3. kişilere karşı açacakları davanın niteliği ve müstakbel davalının kim olduğunun belirlenebilmesi için tapu müdürlüklerindeki malikin adı, soyadı ve baba adı dışındaki nüfus bilgilerinin de avukatlara verilmesinin mevzuat hükümleri uyarınca mümkün olmaması karşısında, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda İzmir 5. İdare Mahkemesince verilen 30/05/2017 tarih, E:2016/1280, K:2017/915 sayılı kararın; olumsuz uygulama nedeniyle meslek mensuplarının ve temsil etikleri müvekkillerinin zarar göreceği, mesleğe ve meslek mensuplarına yönelik hak ihlallerine karşı avukatlık mesleğini ve meslektaşlarını korumanın görevleri arasında bulunduğu, müvekkilleri hissedar adına açılacak ortaklığın giderilmesi davalarında diğer hissedar maliklerin kimlik ve adres bilgilerine ihtiyaç duyulduğu, bu bilgilerin verilmemesinin hak arama özgürlüğüne aykırı olduğu, dava dilekçelerinde davalıların isim ve adreslerinin gösterilmesinin usule dair Kanun hükümlerinin gereği olduğu, verilen kararın AİHS, yargı içtihatları ve evrensel hukuk kurallarına aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "... İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir.
Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir..." kuralına yer verilmiş; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Bölge İdare Mahkemelerinin kararlarının tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay’da temyiz edilebileceği öngörüldükten sonra temyize tabi kararlarının hangileri olduğu sayma yoluyla sınırlanarak belirlenmiş, "temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" kaldırma nedenleri olarak sayılmıştır.
Dosyadaki belgeler ile başvuru dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; İzmir 5. İdare Mahkemesince verilen 30/05/2017 tarih, E:2016/1280, K:2017/915 sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin istinaf isteminde bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın Mahkemesince yatırana iadesine, kesin olarak, 19/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)