(2577 S. K. m. 15, 31) (6100 S. K. m. 323) (1136 S. K. m. 164, 168)
İSTEMİN ÖZETİ: Kemer Orman İşletme Müdürlüğü emrinde işçi statüsünde çalışan davacının, Aydın Orman İşletme Müdürlüğü emrine atanmasına ilişkin 29/03/2017 tarih ve 855 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; İş Mahkemeleri Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işverenler arasında iş hukukuna ait her türlü uyuşmazlığın çözüm yerinin iş mahkemeleri olduğunu belirten yasa hükmü karşısında, kamu görevlisi olmayan ve İş Kanununa göre işçi sayılan davacı ile işveren arasında çıkan uyuşmazlığın görüm ve çözümü adli yargıya ait olduğundan, anılan işleme karşı açılan davanın görev yönünden reddi gerektiği gerekçesiyle davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 15/1-a maddesi hükmü uyarınca görev yönünden reddine karar veren Muğla 2. İdare Mahkemesi'nin 02/08/2017 gün ve E: 2017/754, K: 2017/1245 sayılı kararının; davacı tarafından, işletme müdürlüğü aleyhine işçilik alacakları davası açması üzerine, işletme müdürlüğünün davanın geri çekilmesi halinde mümkün olan en uzak yere sürüleceklerini söylediği, davayı geri çekmemesi üzerine tayin işleminin gerçekleştirildiği, iş yeri değişikliğini gerektirecek hiçbir disiplin suçu bulunmadığı, iptali talep edilen işlemin idari bir işlem olduğu, her ne kadar işçi statüsünde de olsa, işlemin naklen tayin işlemi olduğu, görevli mahkemenin idare mahkemesi olması gerektiği ileri sürülerek, davalı idare tarafından ise; verilen kararın usul ve yasaya uygun olmakla birlikte idarelerinin davada vekil ile temsil edilmesine karşın lehlerine vekalet ücreti hükmedilmediği ileri sürülerek vekalet ücreti yönünden istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Kemer Orman İşletme Müdürlüğü emrinde işçi statüsünde çalışan davacının, Aydın Orman İşletme Müdürlüğü emrine atanmasına ilişkin 29/03/2017 tarih ve 855 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın görüm ve çözümünün adli yargıya ait olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine ilişkin Muğla 2. İdare Mahkemesi'nin 02/08/2017 gün ve E: 2017/754, K: 2017/1245 sayılı kararının bu kısmının dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Davalı idarenin avukatlık ücretine yönelik istinaf talebine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda, hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sükununu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 'Avukatlık Ücreti' madde başlıklı 164. maddesinde de, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddesinin son fıkrasında ise, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır.
02.01.2017 tarih ve 29936 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesinin 7. maddesinde, görevsizlik, yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce karar verilmesi durumunda, tarifede yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunacağı öngörülmüştür.
İstinafa konu Mahkeme kararında; davalı idarenin avukat ile temsil edildiği, açılan davanın görev yönünden reddedildiği ancak davalı idare vekili lehine avukatlık ücretine hükmolunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerinin 7. maddesi uyarınca davalı idare vekili lehine 990,00 TL avukatlık ücretine hükmolunması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin avukatlık ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, istinafa konu kararın vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına, davalı idare lehine 990,00 TL avukatlık ücretine hükmedilmesine, istinaf aşamasında davalı idare tarafından yapılan 122,70 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, istinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince HMK'nın 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, 26/12/2017 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
AZLIK OYU:
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesinde; "İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle (o kanunun değiştirilen ikinci maddesinin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemeleri kurulacağı ve bu mahkemelerin; 5018 sayılı kanunun 4 üncü maddesinin (E) fıkrasına göre sendikaların açacakları ve bu sıfatla aleyhlerine açılacak hukuk davalarına, İşçi Sigortaları Kurumu ile sigortalılar veya yerine kaim olan hak sahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğan itiraz ve davalara da bakmakla görevli oldukları" belirtilmiştir.
Olayda, uyuşmazlığın iş aktinden kaynaklanmayıp, idarenin tek yanlı, idare hukuku kural ve ilkeleri içerisinde, kamu gücüne dayanarak tesis ettiği atama işleminden doğduğu açık olup, idarenin üst konumda olmasına dayanan ve idare hukuku kuralları çerçevesinde kurulan atama işleminden doğan uyuşmazlığın görüm ve çözümünün idari yargının görev ve yetkisi içerisinde bulunduğu, bu itibarla da işin esasının incelenerek karar verilmesi gerektiğinden davacı tarafın istinaf başvurusunun kabul edilmesi ve Mahkeme kararının kaldırılması gerektiği, öte yandan kaldırma kararı üzerine Mahkemece verilecek kararda vekalet ücreti yeniden değerlendirileceğinden, davalı idarenin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusu hakkında bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)