İSTEMİN ÖZETİ: Batman İl Emniyet Müdürlüğü emrinde Başkomiser olarak görev yapan davacı tarafından, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde çalıştığı dönemlerde "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" suçunu işlediği iddiasıyla ilgili olarak eylemine uyan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca 16 ay uzun süreli durdurma cezası ile tecziyesine ilişkin ilişkin 23/11/2015 tarihli ve 2015/259 Karar sayılı Yüksek Disiplin Kurulu Kararının iptali istemiyle açılan davada; davacının Nitelikli Dolandırıcılık Büro Amirliğinde Ekip Amiri olarak görev yaparken anılan Büro Amirliğinin 11 nolu oda ve koridoru gösteren kamera görüntülerine göre yapılan tespitlerde 23/12/2013-24/12/2013 tarihleri arasında saat 21:56 ile 00:13'e kadar Büro Amirliğinde 16 kez giriş çıkış yaparak sırt çantası, valiz ve koli ile taşınabilecek kadar fazla eşya çıkartmasının soruşturma raporu ile ortaya konulduğu, emniyet hizmetlerinin önem ve özelliği gereği teşkilat mensuplarının özellikle de amir pozisyonunda görev yapanların, mesleğin saygınlığını ve güven duygusunu öncelikle hizmet içinde sağlamaları, hal ve hareketleri ile saygınlık ve güven duygusunu oluşturmaları, bu bağlamda ilişkilerinde azami özen ve dikkati göstermeleri, yanlış anlaşılmalara yol açabilecek söz ve davranışlardan kaçınmalarının ifa ettikleri görevin bir gereği olduğu hususları dikkate alındığında, 2 saat 17 dakikalık bir zaman diliminde hayatın olağan akışına bağdaşmayacak tarzda Büro Amirliğine 16 defa giriş-çıkış yapması, çıkış yaparken sırt çantası, valiz ve koli ile taşınabilecek kadar fazla eşya çıkartmış olması karşısında işbu eylemiyle davacının hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunduğu anlaşıldığından dava konusu İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu işleminde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddi yolunda Batman İdare Mahkemesi'nce verilen 29/12/2016 gün ve E:2016/545, K:2016/1621 sayılı kararın; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün dayanağı olan kanun maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, Tüzüğe göre ceza verilemeyeceği, savunma hakkının engellendiği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, soruşturmaya ilişkin tüm tutanaklarda 8 defa giriş çıkış yaptığım ve bunlardan sadece 3 çıkış esnasında eşyalarımı taşıdığım gözükmesine rağmen gerek dava konusu işlemde ve gerekse de mahkeme kararında 16 kez giriş çıkış yapmışım gibi ve bütün giriş ve çıkışlarda eşya taşıyormuşum gibi gösterilmeye çalışıldığı, çok sayıda kitap, biblo, ajanda gibi şahsi eşyalarını taşıdığı, isnat edilen fiili işlemediği, eylemin sübuta ermediği, hukuka ve mevzuata aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılmasına karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Yerel mahkeme kararının usul ve hukuka uygun olduğu, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü soruşturması kapsamında adli makamlarca tutuklanarak, 670 sayılı KHK ile görevine son verildiği belirtilerek, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 334. maddesinin ilk fıkrasında; kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimselerin, iddia ve savunmalarında, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilecekleri; aynı Kanunun 336. maddesinde, adli yardım talebinde bulunan kişinin, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorunda olduğu, kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebinin bölge adliye mahkemesine veya Yargıtay’a yapılacağı hükme bağlanmış, ''Adli yardım talebinin incelenmesi'' başlıklı 337. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinde ise; adli yardım talebi reddedilirse, ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayanılarak tekrar talepte bulunulabileceği hüküm altına alınmıştır.
Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatından çıkarıldığı ve Van T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olduğu anlaşılan ve herhangi bir ekonomik gelirinin olmadığını beyan eden davacının kanun yolu giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu ve adli yardımdan yararlanması için, belirtilen koşula ilave olarak itirazında haklı olduğu yolunda kanaat uyandırması şartının aranmasının, davacıyı, davasının bir mahkeme önünde görülme imkânından ve mahkemeye erişim hakkından yoksun bırakacağı, dolayısıyla AİHS'nin 6/1. maddesinin ihlalinin söz konusu olabileceği anlaşıldığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yukarıda yer alan 334. ve 337. maddeleri uyarınca davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verildikten sonra işin esasına geçildi.
Batman İdare Mahkemesi'nce verilen 29/12/2016 gün ve E:2016/545, K:2016/1621 karar hukuka uygun bulunduğundan, istinaf başvurusunun reddine, adli yardım kararından dolayı ertelenen 85,70.-TL istinaf başvurma harcı ile 74,40.-TL posta ücretinin haksız çıkan davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciye müzekkere yazılmasına, 24/10/2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)