(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının şikayet ettiği Karaman Barosu'na kayıtlı Avukat …….hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 28.10.2016 tarih ve 66837 sayılı işlemi ile bildirilen 24.10.2016 tarihli olur işleminin iptali istemiyle açılan davada; davacı tarafından, Karaman Barosuna kayıtlı Avukat …….hakkında; kendisinin Ermenek'te ticaret ile uğraştığı, ekonomik kriz sebebiyle borçlarını ödeyemediği için şirketine ait çek ve senetlerin icraya verilmeye başlanıldığı, şikayetli avukatın alacaklı avukatı olarak şirketi aleyhine alacaklısının …… olduğu, Ermenek İcra Müdürlüğü'nün üç ayrı dosyasından takipte bulunduğu, bunun üzerine İcra Müdürlüğü'ne taahhütte bulunarak şirket borçlarının taksitlendirdiği ve şikayetli avukata taksit taksit ödemeye başladığı, ödemelerinde aksama olunca şikayetli avukatın üç ayrı dosyadaki taahhüdündeki gecikme tutarı meblağında senet vermesi gerektiğini, bu senedi alacaklılara göstereceğini, aksi halde fabrikasındaki makineleri aldıracağını söylemesi üzerine şikayetli avukatın istediği senedi sadece miktar kısmı dolu olarak verdiği, ancak sonrasında bu senedin şikayetli avukatın katibi ……. tarafından el yazısı ile gerçeğe aykırı bir şekilde doldurulmak suretiyle şikayetli avukat tarafından icraya konulduğu, bu borcu ödeyememesi üzerine eşyalarının icra yoluyla satıldığı, aynı şekilde sahibi olduğu şirketin borcundan dolayı …… Ticarete vermiş olduğu senette de oynama yapıldığı, böylece resmi evrakta sahtecilik suçunun işlendiği iddiasıyla şikayette bulunulduğu, söz konusu şikayet ile ilgili olarak Ermenek Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan inceleme sonucu düzenlenen 03.06.2016 tarih ve B.M. 2016/823 sayılı fezlekede; şikayetli avukatın görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullandığına dair yeterli şüphe bulunmadığı, davacının iddialarını icra takibine itiraz yoluyla beyan etmesi gerektiği, davacının şikayetçi olduğu şikayetli avukatın katibi …… hakkında soruşturma işlemlerine devam edildiği belirtilerek, hakkında soruşturma izni verilmemesi gerektiği yönünde teklif getirildiği, bunun üzerine Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nce fezleke ve ekleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda; şikayetli avukatın, müvekkillerinin borç konusu senetleri getirmesi üzerine bahsedilen icra takiplerini başlattığı, bahsi geçen senetlerin boş bulunan kısımlarını doldurtup, usulsüz haciz uygulattığına dair soruşturma izni verilmesini gerektirir nitelikte ve ağırlıkta delil bulunmadığı, davacının Ermenek İcra Müdürlüğü'nün E:2013/366 sayılı dosyasında borca itiraz ettiği, senette eklenti ve tahrifat yapıldığını öne sürerek takibin durdurulması talebiyle Ermenek İcra Hukuk Mahkemesi'nin E:2013/24 sayılı dosyasında açtığı davanın mahkemece 16/04/2014 tarih ve K:2014/9 sayılı karar ile reddedildiği gerekçesiyle, Karaman Barosuna kayıtlı Avukat ......hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca soruşturma izni verilmesine yer olmadığına, 24.10.2016 tarihli "Olur" ile karar verildiği, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile Ermenek Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen fezlekenin birlikte değerlendirilmesinden; şikayetli avukatın söz konusu senetlerin boş kısımlarını doldurtup usulsüz haciz uyguladığına dair soyut iddia dışında delil bulunmadığı, senette eklenti ve tahrifat yapıldığı iddiasıyla açılan davanın da Ermenek İcra Hukuk Mahkemesi'nce reddine karar verildiği görülmüş olup, şikayet edilen avukatın hakkında soruşturma izni verilmesini gerektirir herhangi bir eyleminin bulunmadığı bu durumda, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Ankara 14. İdare Mahkemesi'nce verilen 30/05/2017 gün ve E: 2017/170, K: 2017/1798 sayılı kararın, davacının daha önce şahsi borcunun bulunmadığını şikayet edilen avukatın davacıyı kandırarak ve avukat olarak kendisine duyulan güveni kötüye kullanarak davacıdan aldığı senedi şahsi borcu varmış gibi icraya koyarak davacının evindeki eşyalara haciz koydurarak ihale ile sattırdığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi'nce 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesi uyarınca dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle, gerekçesi yukarıda anılan Ankara 14. İdare Mahkemesi'nce verilen 30/05/2017 gün ve E: 2017/170, K: 2017/1798 sayılı kararı aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, istinaf istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığından istinaf isteminin reddine, aşağıda dökümü yapılan 126,20-TL yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın ve fazladan alınan 134,00 TL harcın istenilmesi halinde başvuruda bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 28.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)