(2577 S. K. m. 3, 5, 15, 45)
İstemin Özeti: …. Eğitim Ve Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti'nin ödenmeyen vergi borçlarının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla adına düzenlenen 20140902665050000001, 2, 3, 4, 5, 6 numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davayı; dava dilekçesi ve eklerinin birlikte incelenmesinden, davacının şirket ortağı ve müdürü olduğu şirketin borçları nedeniyle kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğundan bahisle düzenlenen 20140902665050000001, 2, 3, 4, 5, 6 numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada Mahkemelerince verilen 09.06.2017 tarih ve E:2017/130, K:2017/97 sayılı karar ile, "Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; dilekçe içeriğinde vergi/ceza ihbarnamesi, ödeme emri ve elektronik haciz işlemlerinin iptali ve banka hesabından çekilen tutarın yasal faizi ile birlikte iadesi isteminden bahsedildiği, ayrıca sıra numarası belirtilen ödeme emrinden bahsedildiği, ancak söz konusu belgenin dosyaya eklenmediği, davaya konu olan işlemin hangi işlem olduğunun ve davacının asıl isteminin açık ve net olarak ortaya konulamadığı görüldüğünden ve davacının dilekçede, ihbarname, ödeme emri ya da elektronik hacizden hangisini dava konusu ettiğinin net olarak ortaya konulamadığı, bunların ayrı işlemler olduğu, her bir işleme karşı ayrı dava dilekçesi ile dava açması gerektiği, davaya konu olan işlemin ve asıl istemin açık ve net bir şekilde belirtilmesi, dava dilekçesinde ihbarnameden, ödeme emrinden ve elektronik hacizden bahsedildiği, söz konusu ihbarname, ödeme emri ve elektronik haczin iptali istenmekteyse veya hangi işlem dava konusu edilecek ise, bu işlemlere karşı ayrı ayrı dava açılması gerektiği hususuna riayet edilmeden düzenlenen dilekçe 2577 sayılı Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun bulunmamıştır..." gerekçesiyle dilekçenin reddine karar verildiği, yenilenen 11/07/2017 tarihli dava dilekçesinde Mahkemelerince verilen 13/07/2017 tarih ve E:2017/156, K:2017/109 sayılı karar ile, "Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; dilekçe içeriğinde, 20140902665050000001, 2, 3, 4, 5, 6 numaralı ödeme emirlerinin iptali, 20170201...685 numaralı elektronik haciz işleminin iptali ve idare hesaplarına geçmiş ise banka hesabından çekilen 7.900 TL'nin yasal faizi ile birlikte iadesi isteminden bahsedildiği, davaya konu olan işlemin hangi işlem olduğunun ve davacının asıl isteminin açık ve net olarak ortaya konulamadığı görüldüğü, diğer taraftan, davacının dilekçede, ödeme emirlerinden ya da elektronik hacizden ya da idari işlem olup olmadığı belli olmayan idare hesabına geçmiş ise banka hesabından çekilen 7900 TL'nin iadesi talep edilmişse de bunların ayrı işlemler olduğu, her bir işleme karşı ayrı dava dilekçesi ile dava açılması gerektiği, terditli talepte bulunulduğu, davaya konu olan işlemin ve asıl istemin açık ve net olarak belirtilmesi ve şarta bağlı talepte bulunulmaması, dava dilekçesinde ödeme emirlerinden ve elektronik hacizden bahsedildiği, söz konusu ödeme emirleri, elektronik haczin iptali istenmekteyse veya hangi işlem dava konusu edilecek ise, bu işlemlere karşı her birine ayrı ayrı dava açılması gerektiği hususuna riayet edilmeden düzenlenen dilekçe 2577 sayılı Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun bulunmamıştır..." gerekçesiyle dilekçenin ikinci kez reddine karar verildiği, davacının yenilenen 04/08/2017 tarihli dava dilekçesinde 20140902665050000001, 2, 3, 4, 5, 6 numaralı ödeme emirlerinin iptalini istediği, ödeme emirleri içeriklerinin 2007-2008-2009 yıllarına ilişkin gelir vergisi stopaj, tevkifat damga vergisi, damga vergisi, 5035 sayılı kanun damga vergisi, usulsüzlük cezası, özel usulsüzlük cezası, yargı harcı ve çeşitli gelirlerden oluşan amme alacaklarından kaynaklandığı, her biri ayrı bir işlem olan ve ayrı ayrı davaya konu 6 adet ödeme emrinin bir işlem kabul edilerek tamamının iptalinin istenildiği, dava konusu işlemin tereddüde yer bırakmayacak şekilde açık ve net olarak ortaya konulmadığı, dolayısıyla anılan dilekçe ret kararlarında belirtilen aykırılıkların giderilmediği ve aynı yanlışlıkların tekrar yapıldığı görüldüğünden 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca davanın reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle reddeden Kırıkkale Vergi Mahkemesinin 07/09/2017 tarih ve E:2017/166, K:2017/120 sayılı kararının; ödeme emirlerinin her birine karşı ayrı dava açılması gerektiğinin daha önce verilen kararlarda yer almadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesince gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 3. maddesinin 2. bendinde "Dava dilekçelerinde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanlarının ve adreslerinin; dava konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin; davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin; vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın; vergi davalarında, davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nev'i ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarih ve numarası ve varsa hesap numarasının gösterileceği" 3. bendinde de "dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ve bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı" 5. maddesinin 1. bendinde ise "Her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işlem aleyhine bir dilekçe ile dava açılabileceği", belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un 15. maddesinin 1/d bendinde ise; ''Yapılacak inceleme sonucu anılan maddeye aykırı bir durumun tespiti halinde, uygun olmayan dilekçenin 30 gün içerisinde eksiklerin tamamlanarak yeniden dava açılmak üzere reddedileceği'', aynı maddenin 5. fıkrasında da; ''Birinci fıkranın (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilecek dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği'' hükme bağlanmıştır.
Dava dilekçesi ve eklerinin birlikte incelenmesinden; davacının şirket ortağı ve müdürü olduğu … Eğitim Ve Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti'nin borçları nedeniyle kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğundan bahisle adına düzenlenen ihbarname, ödeme emri ve elektronik haciz işlemlerinin hepsinden bahsederek ve iptalini isteyerek dava açtığı Mahkemece bunlardan hangisini dava konusu ettiğinin net olarak ortaya konulamadığı, bunların ayrı işlemler olduğu, her bir işleme karşı ayrı dava dilekçesi ile dava açması gerektiği, davaya konu olan işlemin ve asıl istemin açık ve net bir şekilde belirtilmesi, dava dilekçesinde ihbarnameden, ödeme emrinden ve elektronik hacizden bahsedildiği, söz konusu ihbarname, ödeme emri ve elektronik haczin iptali istenmekteyse veya hangi işlem dava konusu edilecek ise, bu işlemlere karşı ayrı ayrı dava açılması gerektiği gerekçesiyle dilekçe ret kararı verildiği, yenilenen dilekçede yine Mahkemece, dilekçe içeriğinde, 20140902665050000001, 2, 3, 4, 5, 6 numaralı ödeme emirlerinin iptali, 20170201...685 numaralı elektronik haciz işleminin iptali ve idare hesaplarına geçmiş ise banka hesabından çekilen 7900 TL'nin yasal faizi ile birlikte iadesi isteminden bahsedildiği, davaya konu olan işlemin hangi işlem olduğunun ve davacının asıl isteminin açık ve net olarak ortaya konulamadığının görüldüğü, diğer taraftan, davacının dilekçede, ödeme emirlerinden ya da elektronik hacizden ya da idari işlem olup olmadığı belli olmayan idare hesabına geçmiş ise banka hesabından çekilen 7.900 TL nin iadesi talep edilmişse de bunların ayrı işlemler olduğu, her bir işleme karşı ayrı dava dilekçesi ile dava açılması gerektiği, terditli talepte bulunulduğu davaya konu olan işlemin ve asıl istemin açık ve net olarak belirtilmesi ve şarta bağlı talepte bulunulmaması, dava dilekçesinde ödeme emirlerinden ve elektronik hacizden bahsedildiği, söz konusu ödeme emirleri, elektronik haczin iptali istenmekteyse veya hangi işlem dava konusu edilecek ise, bu işlemlere karşı her birine ayrı ayrı dava açılması gerektiği hususuna riayet edilmeden düzenlenen dilekçe 2577 sayılı Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun bulunmadığı gerekçesiyle dilekçenin ikinci kez reddine karar verildiği, son olarak verilen dilekçe üzerine ise Mahkemece, davacının 20140902665050000001, 2, 3, 4, 5, 6 numaralı ödeme emirlerinin iptalini istediği, ödeme emirlerinin içeriklerinin farklı yıllara ait gelir stopaj, tevkifat damga, 5035 sayılı Kanuna göre damga ve damga vergileri, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları ile yargı harcına ilişkin olduğu bu ödeme emirlerinin her biri için ayrı ayrı altı dava açılması gerekirken tek dilekçeyle dava açıldığı, dava konusu işlemin tereddüde yer bırakmayacak şekilde açık ve net ortaya konulmadığı ve aynı yanlışlıkların tekrar yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Öncelikle gerek ilk gerekse ikinci dilekçe ret kararlarında ödeme emirleri ile elektronik haczin iptali ve banka hesabından çekilen paranın iadesi istemlerin birlikte dava konusu edildiği, bu işlemlere karşı ayrı ayrı dava açılması gerektiği belirtilerek dilekçe ret kararı verildiği, ödeme emirlerinin her biri için ayrı ayrı dava açılması gerektiğine ilişkin bir ifadeye yer verilmediği görülmektedir. Diğer bir ifadeyle verilen iki dilekçe ret kararından her bir ödeme emri için ayrı dava açılması gerektiği anlaşılmamaktadır.
Bu durumda, ödeme emirleri içeriğine göre mahkemenin görevli olması durumunda dosyanın tekemmülü sağlanarak yargılamaya devam edilmesi, mahkemenin kısmen görevli olmaması durumunda tekrar bir dilekçe ret kararı verilip görevli olunan kısım için davanın devamı sağlanarak bir karar verilmesi gerekeceğinden yazılı gerekçeyle verilen kararda isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Kırıkkale Vergi Mahkemesi'nin 07/09/2017 tarih ve E:2017/166, K:2017/120 sayılı kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemesine gönderilmesine, yeniden hüküm verilirken Mahkemesince yargılama giderleri dikkate alınacağından bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 07.06.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)