(2577 S. K. m. 45) (3201 S. K. m. 55)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 16. İdare Mahkemesi'nce verilen 15/06/2017 gün ve E:2017/72, K:2017/1760 Sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, Ankara İstihbarat Daire Başkanlığı emrinde emniyet amiri olarak görev yapan davacının bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin 21.11.2016 gün ve 2016/2 Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Ankara 16. İdare Mahkemesi'nce; Değerlendirme Kurulunca ilgililer hakkında karar verilirken kıdem ve liyakatın esas alınacağı, liyakat şartının ise yine mevzuatta öngörülen kıstaslar dahilinde yapılacak inceleme sonucunda edinilecek kanaate göre değerlendirilip ilgili personel hakkında bir üst rütbeye terfi edip etmeyeceğinin kararlaştırılacağının açık olduğu, bu durumda; davacı tarafından, davalı idarenin liyakat ilkesinin değerlendirilmesi konusundaki takdir yetkisini subjektif kullandığına dair kabul edilebilir somut bir delil ortaya konulamadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Emniyet Teşkilatı personelinin rütbe terfilerini düzenleyen mevzuatta 2015 yılında değişikliğe gidilmiş olup, değişikliklerin yürürlüğe girmesinden sonra tesis edilen işlemlerin anılan düzenlemelere uygun olması gerektiği ve söz konusu işlemlerin yargısal denetiminin yine bu mevzuata göre yapılacağı kuşkusuzdur. 04.04.2015 tarih ve 29316 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6638 Sayılı Kanun ile değişik 3201 Sayılı Kanun'un 55. maddesinin dördüncü fıkrasında; "rütbelere terfi ettirilecek personelin Kurullarda görüşülmesi, kıdem sırasına göre, rütbelere terfiler ise bu maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate görev yapılır." kuralı getirilmiş, aynı maddenin devamında ise; personelin rütbe terfilerinin Kurullarda görüşülebilmesi için;
a- Bulunulan rütbelerdeki en az bekleme sürelerinin tamamlanması,
b- Bekleme süresi içindeki yıl sayısı kadar iyi ve çok iyi performans değerlendirme puanının alınması,
c- Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması,
d- Polis Akademisi Başkanlığınca düzenlenecek yöneticilikle ilgili hizmetiçi eğitimde başarılı olunması şartları getirilmiştir.
10.05.2015 tarih ve 29351 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin, "Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının değerlendirme ve karar usulü" başlıklı 20.maddesinde;
"(1) Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurulları, terfi edecek personel hakkında;
a- Bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerini,
b- Mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerini,
c- Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezalarını,
ç- Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, verilen disiplin cezalarını,
d- Hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerini,
e- Bu Yönetmelikte belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarını,
dikkate alarak belirleyecekleri liyakat koşullarına göre değerlendirerek, edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verirler.
......
(3) Liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında; terfi edeceği rütbede boş kadro bulunması halinde “Terfi eder.”, boş kadro bulunmaması halinde “Kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez.” kararı verilir. Bir üst rütbeye terfi etmek için yetersiz görülen personel hakkında ise “Terfi etmez.” kararı verilir." hükmü getirilmiştir.
Gerek Kanundaki değişikliğin, gerekse bu değişiklikten sonra çıkarılan yönetmelik hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden önceki düzenlemelere nazaran emniyet personelinin rütbe terfileri konusunda Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının takdir yetkilerinin yasa koyucu tarafından genişletildiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte Kurullara tanınan genişletilmiş takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile kanunda belirtilen sınırların dışına çıkılarak kullanılmasının mümkün olmadığı, diğer bir ifadeyle idarece bir işlem tesis edilirken kanunda getirilen kuralların aynı zamanda takdir yetkisinin sınırını teşkil ettiği açık olup statü hukukuna göre hizmet veren kamu personeli hakkında tesis edilecek her türlü işlemde eşitlik, hakkaniyet, hukuk güvenliği ve haklı beklenti ilkelerinin de gözönünde bulundurulması, hukuk devleti olmanın zorunlu sonucudur.
Emniyet personelinin rütbe terfi sisteminde 6638 Sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucu;
A- Kurullarda personelin rütbe terfilerinin görüşülebilmesi için; bulunulan rütbelerdeki en az bekleme sürelerinin tamamlanması, bekleme süresi içindeki yıl sayısı kadar iyi ve çok iyi performans değerlendirme puanının alınması, Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması, Polis Akademisi Başkanlığınca düzenlenecek yöneticilikle ilgili hizmetiçi eğitimde başarılı olunması şartları getirilmiştir.
Bir personelin terfii değerlendirmesine tabi tutulmasının ön şartlarını belirleyen Kanun hükmündeki emredici ifadeler nedeniyle, bu şartlardan herhangi birini taşımayan (örneğin, rütbesindeki en az bekleme süresini doldurmamış olan ya da Polis Akademisince düzenlenen yöneticilik eğitimi sonunda başarılı sayılmak için Yönetmeliğin 37.maddesiyle zorunlu olan en az 50 puanı alamayan) personelin terfi değerlendirmesine alınması mümkün olmayıp, bu konuda bir takdir hakkı da tanınmamıştır. Benzer şekilde Kanunda öngörülen şartları sağlayan personel için ek koşullar getirilerek değerlendirme dışı bırakılmasında Yasa koyucu tarafından Kurullara takdir hakkı verilmemiştir. Bir diğer ifadeyle Kurullar, belirtilen şartları taşımayan personelin değerlendirmeye alınması ya da şartları taşıyan personele ek şartlar getirerek değerlendirmeye alınmaması konusunda takdir yetkisine sahip değillerdir.
B- Terfilerde kıdem sıralaması önemini kaybetmiş olup, sadece rütbelere terfi ettirilecek personelin Kurullarda görüşülme sırasının belirlenmesinde kullanılacak bir ölçüt haline gelmiştir.
C- Terfiler personelin liyakatına göre yapılacaktır. Liyakatın belirlenmesi hususunda kullanılacak ölçütler Yönetmeliğin 20.maddesinde belirlenmiştir:
Buna göre personelin liyakatı belirlenirken; bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme, başarı ve üstün başarı belgesi bilgileri, mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetleri, affa uğramış olsa bile, adli cezalar ve disiplin cezaları, devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgileri, Yönetmelik gereğince yapılan yazılı sınav, sözlü sınav ve Polis Akademisi Başkanlığınca düzenlenen yöneticilikle ilgili hizmet içi eğitim programı sonucu aldıkları puanlar dikkate alınacaktır.
Yönetmelikte, söz konusu kriterlerin liyakat değerlendirmesi yapılırken nihai karara etkileri, diğer bir anlatımla ağırlıkları belirtilmemiş olduğundan bu hususta Kurulların takdir haklarının bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Bu durumda bazı kriterlerde bir personelin bazı kriterlerde başka bir personelin yüksek puan aldığı durumlarda hangisinin terfisine öncelik tanınacağı Kurulların takdirinde olmaktadır. Ancak, yukarıda belirtildiği üzere, eşitlik, haklı beklenti, hukuk güvenliği ve takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gereklerine göre kullanılması bakımından Yönetmelikte belirtilen kriterlerin tamamında puanı düşük olan ya da puanlar eşit iken adli veya disiplin cezası bulunan personel terfi ettirilirken puanı yüksek ve cezası olmayanın terfi ettirilmemesi hukuka aykırılık teşkil edecektir.
Kıdem ölçütü, terfilerde kriter alınmayacak ise de diğer puanları eşit olan personel arasında kıdemi yüksek olanın terfi ettirilmesi hakkaniyete daha uygun olacaktır.
Yönetmeliğin 17 ve 19.maddelerinde üst rütbeye yükselmek için Kurulların gündemine alınan personelin, "liyakat koşullarını belirlemek", ilgisine göre Merkez veya Yüksek Değerlendirme Kurullarının yetkisi dahilinde olduğundan Emniyet Teşkilatının o yılki ihtiyaçlarına göre Yönetmeliğin 20. maddesindeki kriterlerin önüne geçmemek üzere gerekçesini Kurul kararında açıklanmak suretiyle yardımcı ölçütler getirilmesi mümkün bulunmaktadır. Diğer bir ifadeyle, Kurulların görevleri arasında sayılan "liyakat koşullarını belirlemek" şeklindeki yetki ve görev, mevzuatta öngörülen kriterlere göre liyakatı aynı olanların tercihinde "yararlanılabilecek" hususlarla sınırlıdır.
D- Terfi değerlendirmeleri sonucunda Kurulların vereceği üç tür karar bulunmaktadır:
a- "Terfi eder" kararı: Personel liyakatlı olduğu gibi terfi edeceği rütbede boş kadro da bulunmaktadır.
b- "Kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez.” kararı: Personel terfi edecek liyakatı taşımaktadır. Ancak üst rütbedeki boş kadrolar, kendisinden daha liyakatlı personel tarafından doldurulduğundan yıl itibarıyla terfisi mümkün olamamıştır.
c- “Terfi etmez.” kararı: Personelin bir üst rütbeye terfi etmek için yeterliliği bulunmamaktadır.
Görüldüğü üzere "terfi etmez" kararı ile "kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez" kararı arasında önemli bir fark vardır. Kadro yetersizliği nedeniyle terfi etmez kararı verilen personel aslında üst rütbeye terfi etmek için gerekli donanıma sahip olduğu halde Emniyet Teşkilatındaki piramit yapısının üst rütbeler bakımından getirdiği daralma nedeniyle terfi ettirilememiştir. Terfi etmez kararı ise personelin üst rütbe için yetersizliğine işaret etmektedir. Bu bakımdan puanları terfi edecek düzeyde olan personel hakkında "terfi etmez" kararı verilmesi yerine "kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez" kararı verilmesi hakkaniyet gereğidir.
2016/2 karar sayılı emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu (YDK) Kararının 3. maddesinin ikinci paragrafında; "YDK tarafından, Emniyet Teşkilatının nitelikli amir ihtiyacı göz önünde bulundurularak ve kadro durumu da dikkate alınarak, bir üst rütbeye terfi değerlendirmesini hak eden personelden; son iki yıla ait performans puan ortalaması (4.00) veya 2. maddede belirtilen birim amiri görüşü değerlendirme puanı (85.00) veya rütbe terfi yazılı ve sözlü sınav puanlarının ortalaması ile yöneticilikle ilgili hizmet içi eğitim puanının aritmetik ortalamaları (80.00) altında kalan 3.Sınıf Emniyet Müdürü, 4.Sınıf Emniyet Müdürü ve Emniyet Amiri rütbesindeki personelin Anayasanın eşitlik ilkesi, kamu yararı ve hizmet gerekleri göz önünde bulundurularak "terfi ettirilmemesine" karar verilmiştir" denilmek suretiyle YDK'nun öne çıkardığı ve davacıyı doğrudan ilgilendiren 3 liyakat ölçüsüne vurgu yapılmış olup yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde bu üç ölçütün değerlendirilmesi gerekmiştir:
1-) Personelden son iki yıla ait performans puan ortalaması 4.00'ün altında kalanların terfi ettirilmemesi; Yönetmeliğin 20. maddesinin 1 (a) bendi uyarınca, Yüksek Değerlendirme Kurulu'nun "liyakat koşullarını belirleme yetkisi" dahilinde kaldığından, hukuka uygundur.
2-) Personelden, rütbe terfi yazılı ve sözlü sınav puanlarının ortalaması ile yöneticilikle ilgili hizmet içi eğitim puanın aritmetik ortalaması 80,00'in altında kalanların terfi ettirilmemesi, Yönetmeliğin 20. maddesinin 1 (e) bendi uyarınca YDK'nun liyakat koşullarını belirleme yetkisi dahilinde kaldığından hukuka uygundur.
3-) Personelden, "birim amiri görüşü" değerlendirme puanı 85,00'ın altında olanların terfi ettirilmemesi ise; Yönetmelikte herhangi bir dayanağının bulunmaması yanında Yönetmelikte belirtilen bütün kriterleri en yüksek düzeyde sağlasa bile sadece birim amiri görüşü 85,00 puanın altında olması nedeniyle bir kısım personelin terfi ettirilmemesi sonucunu doğuran en önemli kritere dönüşmekte, bu durumdaki personelin aslında hiç değerlendirmeye alınmamasıyla eşdeğer bir işlem olmasından dolayı Kanunun yukarıda belirtilen emredici hükümlerine de aykırılık teşkil etmektedir. Denilebilir ki bu haliyle "birim amiri görüşü" uygulaması, bazı personel için YDK'nun karar alma yetkisinin birimlere devri sonucunu doğurmakta, terfilerde aynı durumdaki personel bakımından yardımcı kriter olmanın ötesinde asli bir ölçüte dönüşmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde Emniyet Amiri olarak görev yapan davacının, bulunduğu rütbede bekleme süresini tamamlamasının ardından, davacının durumunun 2016 yılı Merkez Değerlendirme Kurulu'nun gündemine alındığı, Kurulda Emniyet Amiri rütbesinde bekleme süresini dolduran 8460 personelin durumunun görüşüldüğü, 292 personelin 4. Sınıf Emniyet Müdürlüğü rütbesine terfi ettirilmesine, 520 personelin ise terfi ettirilmemesine karar verildiği, performans puanı 4,98; yazılı sınav puanı 87,5; sözlü sınav puanı 100; yöneticilik kursu sınav puanı 90 olan davacının emniyet amiri rütbesine terfi ettirilmemesine karar verilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, liyakat kriterlerinin bir veya bir kaçı yönünden davacıdan daha düşük puana sahip (örneğin 526.sıradaki performans puanı 4.64; yazılı sınav notu 90, sözlü sınav notu 50; yöneticilik kurs notu 100 olan) personel terfi ettirilirken 3201 Sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 6638 Sayılı Kanun'un ile değişik 55. maddesi ve anılan madde gereğince çıkarılan Yönetmelikte belirtilen terfi gerekleri ve liyakat kriterlerini sağlayan davacı hakkında, mevzuatta öngörülmeyen ve davalı idarece de belgeye dayalı olarak delillendirilmeyen birim amiri görüşü puanının 85'in altında kaldığı gerekçesiyle "terfi etmez" kararı verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf isteminin KABULÜNE Ankara 16. İdare Mahkemesi'nce verilen 15/06/2017 gün ve E:2017/72, K:2017/1760 Sayılı kararın KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin iptaline, mahkeme ve istinaf safhasına ait toplam 336,30.-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.660,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta ücretinin davacıya iadesine, 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45.maddesinin 6.fıkrası uyarınca KESİN olarak, 27.04.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)