(2709 S. K. m. 50) (657 S. K. m. 102, 103)
İSTEMİN ÖZETİ : İstanbul İli, Beykoz İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, 2014 yılına ait 14 günlük yıllık iznini kullanma istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 14.12.2015 tarih ve 9431 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; 2001 yılında memuriyete başlayan ve halen İstanbul İli, Beykoz İlçe Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, 2014 yılından devreden yol izni ile beraber 34 günlük yıllık izin hakkını kullanma talebiyle 23.11.2015 tarihinde başvuruda bulunulduğu, kendisine 30.11.2015 tarihinden geçerli olmak üzere 4 günü yol izni olmak üzere toplam 14 gün izin verildiği, söz konusu izin süresinin bitim tarihi olan 14.12.2015 tarihinde davacı tarafından tekrar başvuru yapılarak 14 gün yıllık izin talebinde bulunulduğu, söz konusu talebin 04.11.2015 tarihinde yapılan planlama doğrultusunda reddedilmesi üzerine de bakılmakta olan davanın açıldığı, olayda; davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 103. maddesinin, yıllık izin hakkının kullanılmasını engelleyecek şekilde uygulandığı iddiasında bulunulmuş ise de; ülke genelinde çıkan terör eylemleri nedeniyle 21.07.2015 tarihli karar ile ikinci bir emre kadar senelik izinlerin kapatıldığı, 04.11.2015 tarihinde yapılan planlama ile 10 gün artı yol izni olacak şekilde mevcut personelin yüzde 10'unu aşmayacak şekilde yıllık izinlerin kullanılabileceğinin belirtildiği, davacının bu planlamadan sonra 23.11.2015 tarihinde 34 günlük izin talebinde bulunduğu, bu talep üzerine davacıya 14 gün izin verildiği, 14.12.2015 tarihli başvuru ile 2. kez yıllık izin talebinde bulunulması üzerine 04.11.2015 tarihli planlama gerekçe gösterilerek söz konusu talebin reddedildiği, bahse konu planlama uyarınca tüm personelin yıllık izin kullanılabilmesinin amaçlandığı, davacının 34 günlük devreden yıllık izinlerinin tamamını kullanması durumunda diğer personelin yıllık izinlerini kullanma şansının olmayabileceği, personel sayısının yetersiz oluşu nedeniyle hizmetin aksamaması ve vatandaşın mağduriyet yaşamaması ve aynı birimde görevli tüm personel arasında adaletin sağlanması adına 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 103. maddesi uyarınca davalı idare tarafından söz konusu yıllık izinlere ilişkin bir planlama yapılabileceği, bu planlama sonucu davacının yıllık izinlerini kullanamaması durumunun ortaya çıkmasının söz konusu işlemin bu amaca yönelik tesis edildiği anlamını taşımadığı görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda İstanbul 12. İdare Mahkemesi'nce verilen 21.02.2017 günlü, E:2015/1548, K:2017/996 sayılı kararın; 657 sayılı Yasanın 103. maddesinin, idareye yıllık izin planlaması yetkisi verdiği, Anayasanın 50. maddesi ile tanınan izin hakkını ortadan kaldıracak işlem yapma hak ve yetkisi vermediğinden bahisle itiraz yoluyla incelenerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İtiraz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesi'nce, Danıştay Onbirinci Dairesi’nin 17.5.2017 günlü ve E:2017/697, K:2017/4288 sayılı kararıyla görev yönünden reddedilerek Dairemize gönderilen dosya incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava, İstanbul İli, Beykoz İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, 2014 yılına ait 14 günlük yıllık iznini kullanma istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 14.12.2015 tarih ve 9431 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasanın 50. maddesinde; dinlenmenin çalışanların hakkı olduğu, yıllık izin hakları ve şartlarının kanunla düzenleneceği kurala bağlanmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “İzin” başlıklı 23. maddesinde, “Devlet memurları, bu Kanunda gösterilen süre ve şartlarla izin hakkına sahiptirler.” denilmek suretiyle, belli şartlar altında izin kullanmanın memurun genel haklarından biri olduğu hüküm altına alınmıştır. İzin düzenlemelerinde, hangi iznin; ay, gün ya da saat şeklinde kullanılabileceği de açıkça belirtilmiştir.
657 sayılı Kanunun “Yıllık izin” başlıklı 102. maddesinde, “Devlet memurlarının yıllık izin süresi, hizmeti 1 yıldan on yıla kadar (on yıl dahil) olanlar için yirmi gün, hizmeti on yıldan fazla olanlar İçin 30 gündür. Zorunlu hallerde bu sürelere gidiş ve dönüş için en çok ikişer gün eklenebilir.” hükmüne yer verilmiş; 103. maddesinde, yıllık izinlerin, amirin uygun bulacağı zamanlarda, toptan veya ihtiyaca göre kısım kısım kullanılabileceği, birbirini izleyen iki yılın izninin bir arada verilebileceği belirtildikten sonra cari yıl ile bir önceki yıl hariç, önceki yıllara ait kullanılmayan izin haklarının düşeceği kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, polis memuru olan davacının, 23.11.2015 tarihli dilekçesiyle, 2014 yılına ait 30 günlük yıllık iznini kullanma istemiyle başvuruda bulunduğu, bu başvurusu üzerine adı geçene 30.11.2015 tarihinden itibaren 10 gün yıllık izin verildiği ve gidiş ve dönüş için ikişer gün olmak üzere 4 gün eklendiği, davacının izin dönüşü 14.12.2015 tarihli dilekçesiyle, 2014 yılına ait kullanmaması halinde düşecek olan 14 gün yıllık iznini 15.12.2015 tarihinden itibaren kullanma istemiyle idareye başvurduğu, bu başvurusunun dava konusu işlemle, ülke genelindeki terör eylemleri nedeniyle 21.7.2015 tarihinden itibaren ikinci bir emre kadar kapatılan yıllık izinlerin 4.11.2015 tarihinden itibaren en fazla 10 gün artı yol izni ve mevcudun % 10’unu aşmayacak şekilde kullanılabileceğinin Personel Genel Müdürlüğünce bildirilmesi üzerine Beykoz İlçe Emniyet Müdürlüğünde planlama yapıldığı ve bu planlama dâhilinde 30.11.2015 tarihinden itibaren 14 gün yıllık izin kullandırıldığı belirtilerek, mevcut personel sayısının yetersizliği, hizmetin aksamaması, vatandaşın mağduriyetinin önlenmesi ve birimde görevli personel arasında adaleti sağlamak, çifte standart izlenimini önlemek ve planlama dâhilinde izin kullanamayan diğer personele izin kullandırılabilmesi bakımından talebinin yerinde görülmediği belirtilerek 657 sayılı Yasanın 103. maddesine istinaden reddedildiği anlaşılmaktadır.
657 sayılı Kanunun yıllık izinlerin kullanılış şeklini düzenleyen 103. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, yıllık izinlerin amirin uygun bulacağı zamanlarda kullanılabilmesi mümkün olup, ihtiyaca göre toptan veya kısım kısım kullandırılacaktır. Bu düzenleme ile, hizmetin aksamadan yürütülebilmesi için izin konusunda amirlere takdir yetkisi tanınmıştır. Bu takdir yetkisini kullanan amirlerin, memurların isteklerini de dikkate almak suretiyle yıllık izinlerin hangi zamanlarda ve ne şekilde kullanılacağı, kısım kısım kullanılacak ise kullanma süre ve tarihlerini de belirlemek suretiyle hizmetin aksamasına mahal vermeyecek biçimde bir planlamaya gitmeleri gerekmektedir. Bu planlamanın doğal sonucu olarak, tüm personelin istediği zamanda ve istediği biçimde izin kullanmasına imkân verilmemesi de söz konusu olabilecektir. Ancak, hizmet gerekleri gözetilerek yapılacak planlamanın doğuracağı bu tür kısıtlamaların, hukuka aykırı olmaması ve ilgililerin mağduriyetine sebebiyet vermemesi gerekir.
Kurum amirlerine tanınmış olan bu takdir yetkisinden hareketle, amir tarafından, yürütülen kamu hizmetinde zaman zaman meydana gelebilecek olası aksamalar öngörülerek belirli süreyle personelin bir kısmına veya tamamına yıllık izin kullanması hususunda müsaade edilmemesi hizmet gereklerine uygun düşmekle birlikte, önceki yıllara ait kullanılmayan izin haklarının düşmesi sonucunu yaratacak uygulamaların, 657 sayılı Kanunun 103. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen takdir yetkisinin aşılması anlamına geleceği, ilgililere Kanunla tanınan izin hakkının kullandırılmamasının Anayasa ile teminat altına alınan dinlenme hakkının ihlali sonucunu doğurabileceği ve mağduriyetlere sebebiyet vereceği açıktır.
Somut olayda, ülke genelinde meydana gelen terör eylemleri nedeniyle İçişleri Bakanlığı’nca 21.7.2015 tarihinden itibaren ikinci bir emre kadar kapatılan yıllık izinlerin 4.11.2015 tarihinden itibaren en fazla 10 gün artı yol izni ve mevcudun % 10’unu aşmayacak şekilde kullanılabileceğinin Personel Genel Müdürlüğünce bildirilmesi üzerine polis memuru olan davacının görev yaptığı Beykoz İlçe Emniyet Müdürlüğünde planlama yapıldığı ve bu planlama dâhilinde davacıya 30.11.2015 tarihinden itibaren 2014 yılına ait 30 günlük yıllık izninin 10 gününü kullanma izni verilerek bu süreye gidiş ve dönüş için ikişer gün eklendiği, davacının 2014 yılına ait kullanmaması halinde düşecek olan 14 gün yıllık iznini 15.12.2015 tarihinden itibaren kullandırılması isteminin ise, mevcut personel sayısının yetersizliği sebebiyle ve hizmetin aksamaması, vatandaşın mağduriyetinin önlenmesi, birimde görevli personel arasında adaletin sağlanması, çifte standart izleniminin önlenmesi ve planlama dâhilinde izin kullanamayan diğer personele izin kullandırılabilmesi amacıyla reddedildiği anlaşılmakta ise de; davacının daha önce 23.11.2015 tarihli dilekçesiyle, 2014 yılına ait 30 günlük yıllık iznini kullanma istemiyle başvuruda bulunduğu ve 4.11.2015 tarihli duyuruda belirtilen “en fazla 10 gün + yol izni” sınırlamasının il emniyet müdür yardımcıları, ilçe emniyet müdürleri ve şube müdürleri için getirilmiş olması, polis memurları yönünden ise mevcudun % 10’unu aşmayacak şekilde yıllık izinlerin kullanıma açılmış olduğu hususu da dikkate alındığında, 657 sayılı Kanunun 103. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen takdir yetkisinin, davacının talep ettiği yıllık izninin 2014 yılına ait olduğu da göz önünde bulundurularak kullanılması ve bu çerçevede planlama yapılması gerekirken, yıllık izin hakkının düşmesi sonucunu doğuracak nitelikte tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının itiraz isteminin kabulüyle, İstanbul 12. İdare Mahkemesi'nce verilen 21.02.2017 günlü, E:2015/1548, K:2017/996 sayılı kararın bozulmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 417,50.-TL yargılama ve itiraz giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, fazladan yatırılan 121,60.-TL temyiz karar harcı ile 95,40.-TL harcın davacıya iadesine, yargılama ve itiraz gideri için tahsil edilen paranın kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği’nin 47.maddesi uyarınca ilgilisine iade edilmesine, kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 30.11.2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)