(1136 S. K. m. 34, 58, 59)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket tarafından şikayet edilen İstanbul Barosu'na kayıtlı Avukat …. hakkında kovuşturma izni verilmemesine ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 22.06.2016 tarih ve 40802 sayılı yazısı ile bildirilen 20.06.2016 olur tarihli işlemin iptali istemiyle açılan davada; olayda, davacı şirket tarafından şikayet dilekçesinde belirtilen ve … tarafından düzenlendiği ve imza edildiği iddia edilen hisse devir sözleşmeleri üzerinde Adli Tıp Uzmanı ve Grafolog olan Dr. …. tarafından yapılan bilirkişi incelenmesi neticesinde hisse devri sözleşmelerinde bulunan imzaların ….'a ait olmadığının tespit edildiği, davacı şirketin iddia ettiği diğer hususlara ilişkin olarak dava dosyasına Av. …. hakkında kovuşturma izni verilmesini gerektirecek herhangi bir somut bir belge sunamadığı, Avukat .. hakkında yapılan soruşturma sonunda iddianın kısmen doğrulanmaması kısmen de muahezeyi gerektirmemesi nedeniyle kovuşturma izni verilmemesine ilişkin 20.06.2016 "olur" tarihli Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Ankara 12. İdare Mahkemesi'nce verilen 24/03/2017 gün ve E: 2016/3474, K: 2017/984 sayılı kararın, davalı idarenin soruşturmanın başından beri aslı olmadığı bilinen İngilizce devir sözleşmesi üzerinde imza incelemesi yapılmadan kovuşturma izni vermeyi kabul etmediği, sözleşme aslı üzerinde imza incelemesi yapılamadığından şikayet edilen avukat hakkında kovuşturma izni alınamadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Kaldırılması istenilen Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi'nce 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesi uyarınca dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, davacı şirket tarafından şikayet edilen İstanbul Barosu'na kayıtlı Avukat …. hakkında kovuşturma izni verilmemesine ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 22.06.2016 tarih ve 40802 sayılı yazısı ile bildirilen 20.06.2016 olur tarihli işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 34. maddesinde, "Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler." hükmü yer almış, Aynı Kanun'un 58. maddesinde de,"Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır."; 59. maddesinde ise, "58. maddeye göre yapılan soruşturmaya ait dosya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına gönderilir." hükümlerine yer verilmiştir.
Avukatlar hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasına izin verilmesi konusunda 1136 sayılı Kanunun 58. maddesinin Adalet Bakanlığı'na yetki verdiği tartışmasız olup, Bakanlık bu yetkisini kullanırken hakkında soruşturma ve kovuşturma izni istenilen avukatla ilgili iddiaların ciddi, somut delillere dayanması halinde soruşturma veya kovuşturma izni vermesi görevinin gereği olduğu gibi isnat ve iddialarda ceza hukuku bakımından suç teşkil edecek bilgi ve belge bulunmaması halinde soruşturmaya veya kovuşturmaya izin vermeyeceği de tabidir.
Dava dosyasının incelenmesinden; İstanbul Barosuna Kayıtlı Av. ….'ın davacı şirketin Türkiye'de kurmuş olduğu …. İnşaat Gayrimenkul San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne bir kısım hukukî konularda yardımcı olmak üzere, İstanbul 28. Noterliğince düzenlenen 14/08/2007 tarih ve 21272 yevmiye sayılı vekâletname ile vekilliğini üstlendiği hâlde, vekillik görevi ile bağdaşmayan birtakım işlem ve davranışlarda bulunduğu, davacı şirketin satın almış olduğu Büyükçekmece ilçesi, …. köyünde bulunan 110 adet villa ve 2 adet sosyal tesis binasının satış bedelini olduğundan yüksek gösterip aradaki farkı kendi hesabına aktaran müşteki şirketin eski CEO'su …..'e yardım ettiği gibi, bu olayın ortaya çıkmaması için müvekkili şirkete gerçeğe aykırı bilgiler sunduğu, şirketin hisselerinin ….. Yaşam Alanları Ltd. Şti.'ne satışı esnasında şirketin eski CEO'su …..'in usule aykırı işlem ve eylemlerinin ortaya çıkmasına engel olmak amacıyla, sahte hisse devir sözleşmesi düzenleyip gerçekte 12.000.000 dolar olan satış bedelini 25.200.000 dolar gösterdiği gibi, söz konusu miktarı inandırıcı kılmak için, değerleme raporunu hazırlayan alıcı şirketin itibarlı ve güvenilir bir şirket olduğuna dair müvekkili şirkete telkinlerde bulunduğu ve bu şekilde müvekkili şirketi hisse satışına ikna ettiği, Vekâletnamesinde yetki olmamasına rağmen hisse satışı gerçekleştikten iki gün sonra sözleşmenin karşı tarafı ile ek sözleşmeye imza atarak, anılan sözleşmedeki satış şartlarını davacı şirket aleyhinde değiştirdiği iddiaları üzerine yapılan soruşturma neticesinde İstanbul Barosuna kayıtlı Avukat ….. hakkında Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan inceleme neticesinde soruşturma yapılmasını gerektirecek nitelikte olgular mevcut olduğu belirtilerek soruşturma izni verilmesinin Adalet Bakanlığından talep edildiği, Adalet Bakanlığınca soruşturma izninin verildiği, yapılan soruşturma neticesinde Başsavcılık makamınca kovuşturma izni verilmesi talebinde bulunulduğu, Adalet Bakanlığı'nca Avukat …..'ın sahtelik iddiasında bulunduğu hisse devir sözleşmeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması için dosyanın Başsavcılığa iade edildiği, Bilirkişi incelemesi yaptırılmasının istenildiği belgenin aslının Başsavcılıkça davacıdan istenilmesine rağmen davacı tarafından herhangi bir belgenin ibraz edilmediği, müdahil tarafından Adli Tıp Uzmanı Grafolog Dr. …..'a yaptırdığı özel belge incelemesine ilişkin raporun dosyaya sunulduğu, söz konusu raporda suça konu fotokopi belge üzerinden incelemenin yapıldığı ve bahse konu imzaların Av. …..'ın imzasının taklit edilerek atılmış olduğunun bildirildiği, belge aslının davacı tarafından sunulmadığından fotokopi belge üzerinden bilirkişi incelemesinin yaptırılmasının mümkün olmadığı, kaldıki fotokopi belge üzerinde yapılacak incelemelerin Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre ceza mahkumiyetine esas alınamayacağı hususu da göz önüne alındığında Av. … hakkında kovuşturma izni verilmemesi düşüncesiyle dosyanın Adalet Bakanlığına sunulduğu, Bakanlıkça söz konusu Başsavcılık yazısı üzerine iddianın kısmen doğrulanmadığı, kısmen de eylemin muahezeyi gerektirmediğinden bahisle İstanbul Barosuna kayıtlı Avukat …… hakkında kovuşturma izni verilmemesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacı şirketin vekili olan Av. …'ın, … inşaat tarafından ……köyünde bulunan 110 adet villa ve 2 adet sosyal tesislerin alınması sırasında satış bedelini yüksek gösterilerek zimmetine geçiren şirketin eski CEO'su ……'e yardım ettiği, (sonradan Dubai’de tutuklanan) Ceo …. bir yıl sonra inşaatların satışı için şirket zararını örtbas etmek için satış bedelini 25,2 milyon USD olarak gösterdiği ve şirketin de bu bedelle inşaatların satışına onay verdiği ve bu doğrultuda şikayet edilen Avukat tarafından ….Yaşam Alanları Limited Şirketine yaptırılan "….. Projesi maddi değerlendirmesi" raporlarının hazırlatıldığı, davacı şirket için İngilizce olarak hazırlanan hisse devir sözleşmesinde; hisse devir bedelinin 25,2 milyon USD olarak gösterildiği, vadeye bağlanan hisse bedelini teminat altına almak için davacı şirket lehine ipotek ve hisse rehni işlemlerinin kurala bağlandığı, bu sözleşmenin şikayet edilen avukat tarafından hazırlanarak davacı şirkete gönderildiği, bu sözleşmenin hazırlanması karşılığında şirketten 2 saat çalışma karşılığı 700 USD avukatlık ücreti alındığı, ancak Türkiye'de noter huzurunda yapılan hisse devir sözleşmesinde; hisse satış bedelinin 12 milyon USD olarak gösterildiği ve şirketin zarara uğratıldığı, vekillik görevini gereği gibi yapmadığı hususları ciddi ve somut olduğundan yargılamayı gerektirir nitelikte ve ağırlıktadır.
Her ne kadar, İngilizce olarak hazırlanan hisse devir sözleşmesinin şikayet edilen Avukatın el ürünü olmadığı, bizzat Avukat ….. tarafından hazırlatılan raporla ortaya konulmaya çalışılmış ise de; söz konusu raporun serbest çalışan Adli Tıp Uzmanı, Grapolog ünvanlı Dr. …. tarafından hazırlandığı ve bu raporun sonunda "bu raporun adli merciler ve ilgili kişiler nezdinde bağlayıcı olmadığının belirtildiği, bu sebeple şikayet edilen avukat hakkında açılacak adli kovuşturma sırasında tanık v.b her türlü delil ve yaptırılacak adli tıp uzmanı incelemesine göre belgenin gerçek olup olmadığı ispatlanacağından, söz konusu özel adli tıp uzmanının hazırladığı rapora itibar edilememiştir.
Bu sebeple, Avukat …. hakkında ileri sürülen iddiaların kovuşturmasını gerektirecek nitelik ve yeterlilikte olduğu anlaşıldığından aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf isteminin KABULÜNE, Ankara 12. İdare Mahkemesi'nce verilen 24/03/2017 gün ve E: 2016/3474, K: 2017/984 sayılı kararın KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin İPTALİNE, aşağıda dökümü yapılan ve davacı tarafından sarf edilen mahkeme safhasına ilişkin 198,45 TL ve istinaf safhasına ilişkin 148,20 TL olmak üzere toplam 346,65 TL yargılama giderlerinin ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 990,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden ve müdahilden alınarak davacıya verilmesine, müdahil tarafından mahkeme aşamasında yapılan 66,50 TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarların istenilmesi halinde başvuruda bulunanlara iadesine, 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, kesin olmak üzere, 28/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)