(2709 S. K. m. 125) (2577 S. K. m. 28, 54) (6306 S. K. m. 7) (6100 S. K. m. 333)
İSTEMİN ÖZETİ: İzmir İli, ........ İlçesinde bulunan, 134 pafta, 352 ada, 2 parsel sayılı taşınmazdaki 1 nolu bağımsız bölümün satışı nedeniyle ödenen tapu harcının iadesi istemiyle davacı tarafından yapılan başvurunun zımmen reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenen harcın tecil faizi oranında hesaplanacak faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davacının devirden önce maliki olduğu gayrimenkulün bulunduğu bina üzerine riskli yapı şerhinin konduğu, sonrasında 6306 Sayılı Kanun hükümlerine göre riskli yapının dönüştürülmesi sürecinin başladığı ve tamamlandığı, binanın yeniden inşası işinin davacının satış işlemini gerçekleştirdiği ........ İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti tarafından yapıldığı, 6306 sayılı Yasanın riskli yapı olarak belirlenen taşınmazlarda hak sahiplerinin mülkiyete ilişkin haklarını kısıtladığı, bu yapıların öncelikle gönüllülük esasına göre dönüşüm işlemine tabi olması hususunu teşvik ettiği, bunun için arsa payı sahiplerinin 2/3'ünün rızasını aradığı, rıza göstermeyen maliklerin arsa paylarının ilk olarak diğer kat maliklerine açık arttırma yoluyla satılmasını, bu olmazsa idare tarafından değerinin tespit edilerek satın alınması hususlarının düzenlendiği, bu durumda, bir gayrimenkulün riskli yapı olarak tespiti ve tapuya şerh verilmesi sonrasında hak sahiplerinin kendi mülkleri üzerindeki tasarruf alanlarının kısıtlandığı, ayrıca riskli yapı maliklerine bir takım yükümlülükler ve yaptırımlar getirdiği, 6306 sayılı Kanundan kaynaklanan riskli yapının dönüştürülmesi sürecinin belli bir takvime tabi olup, bu takvimin işleyişini sağlayıcı düzenlemelerin de sürecin sonuçlandırılmasına yönelik olduğu, hal böyle olunca, binanın tapu kaydına riskli yapı şerhinin konulmasından sonra davacının bu gayrimenkulü satışının herhangi bir satış gibi değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, zira üzerinde riskli yapı şerhi bulunan bir binanın kısa bir sürede yıkılacağı ve maliklerine yükümlülükler getirilerek yeniden inşa edileceği hususlarının açık olduğu, nitekim gayrimenkulün alıcısının, riskli yapının dönüştürülmesi işlemini gerçekleştiren ve aynı zamanda satış tarihi itibarıyla bina maliklerinden olan ........ İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. olduğu, bu durumda, davacının yaptığı satış işlemi 6306 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gereken bir işlem olduğundan ve bu işlem ilgili Kanunun 7/9.maddesi gereğince tapu harcından muaf olduğundan, davalı idarenin ödenen tapu harcının iadesine ilişkin talebinin zımnen reddi yönündeki işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ret işleminin iptaline ve ödenen tapu harcının düzeltme başvurusunun yapıldığı tarihten itibaren aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faizi ile birlikte iadesine ilişkin olarak İzmir 2. Vergi Mahkemesi Hakimliğince verilen 28/03/2016 gün ve E:2015/576, K:2016/359 sayılı kararı onayan İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesinin 22/11/2016 gün ve E:2016/742, K:2016/957 sayılı kararının; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54.maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Karar düzeltme isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3.Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü.
Dava; İzmir İli, ........ İlçesinde bulunan, 134 pafta, 352 ada, 2 parsel sayılı taşınmazdaki 1 nolu bağımsız bölümün satışı nedeniyle ödenen tapu harcının iadesi istemiyle davacı tarafından yapılan başvurunun zımmen reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenen verginin tecil faizi oranında hesaplanacak faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmış olup; İzmir 2. Vergi Mahkemesi Hakimliğince verilen davanın kabulüne, dava konusu ret işleminin iptaline ve ödenen tapu harcının düzeltme başvurusunun yapıldığı tarihten itibaren aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faizi ile birlikte iadesine ilişkin kararın İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesinin 22/11/2016 gün ve E:2016/742, K:2016/957 sayılı kararı ile onanması üzerine, davalı idare tarafından bu kararın düzeltilmesi isteminde bulunulmuştur.
Danıştay Dava Daireleri ile İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verdikleri kararlar ile Bölge İdare Mahkemelerinin itiraz üzerine verdikleri kararların düzeltme yolu ile yeniden incelenebilmesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinde yazılı nedenlerin varlığı halinde mümkün olup; karar düzeltme isteminin, kararın dava konusu tapu harcına yönelik kısmında bu maddede sayılan nedenlerden hiçbiri bulunmadığından, kısmen reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Ödenen tapu harcının düzeltme başvurusunun yapıldığı tarihten itibaren aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faizi ile birlikte iadesi kısmına gelince;
Anayasanın 125'inci maddesinin 1'inci fıkrasında idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu; son fıkrasında ise, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdarenin hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı idare edilenlerin uğrayacakları her türlü zararın tazmini, "idarenin sorumluluğu" ile ilgili kurallarla sağlanır. Esasen, idari yargının varlık nedenlerinden biri de budur. Kuruluş, görev ve yetkileri bakımından bir kamu idaresi olan vergi idarelerinin de hukuka aykırı işlemleri nedeniyle ortaya çıkan zararı tazmin etmesi yukarıda açıklanan Anayasa kuralının ve hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Hukuka aykırı işlem nedeniyle ortaya çıkan zararın tazmini amacıyla talep edilen faiz, kişinin nakdinden bir süre için yoksun kalması nedeniyle, zarara uğramamak amacıyla karşı taraftan istemeye hakkı olduğu bir karşılık olup, hukuk devletinde, bir zararın faiz adı altında ödenecek tutarla karşılanabilmesi için, açık yasa hükmü aranması düşünülemez. Aksine anlayış, Anayasanın 125'inci maddesinin son fıkrasında yer alan "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür" hükmü ile bağdaştırılamaz.
Yargı kararıyla kaldırılan vergilendirmeler nedeniyle tahsil edilmiş tutarların ilgililere iadesi sırasında, tahsil tarihi ile karar tarihi arasında geçen süre için tasarrufundan yoksun bırakılmaktan dolayı iadenin hangi oranda faiz eklenerek yapılması gerektiği konusunda 213 sayılı Vergi Usul Kanununda ve 6183 sayılı Kanunda bir düzenleme bulunmamaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28'inci maddesinin 6'ncı fıkrasında ise, vergi davalarında kararın idareye tebliğinden itibaren infazın gecikmesi sebebiyle idarece kanuni gecikme faizi ödeneceği düzenlenmek suretiyle kanuni faiz uygulaması, kararın verilip idareye tebliğinden sonraki zaman dilimine özgülenmiştir.
Bu durumda, haksız yere fazladan alınan vergi ve harç nedeniyle yoksun kalınan tutarın ödemenin yapıldığı tarihten itibaren, Danıştay'ın yerleşik hale gelen içtihatlarıyla kabul edilen ve bu husustaki genel hükümleri içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun'da öngörülen oranda faiz uygulanarak ilgilisine ödenmesi gerekmektedir.
Bu sebeple, davacı şirketin, fuzulen ödediği tapu harcının 6183 sayılı Kanunda düzenlenmiş tecil faizi ile iadesine dönük isteminin reddi; bu bağlamda, kararın bu kısmının düzeltilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenle; davalı idarenin karar düzeltme isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne, dava konusu tapu harcı yönünden istemin reddine, tecil faizi istemi yönünden ise istemin kabulüne, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3.Vergi Dava Dairesinin 22/11/2016 gün ve E:2016/742, K:2016/957 sayılı kararının faiz yönünden kaldırılmasına, İzmir 2. Vergi Mahkemesi Hakimliğince verilen 28/03/2016 gün ve E:2015/576, K:2016/359 sayılı kararının faize ilişkin kısmının bozulmasına ve ödenen tapu harcının ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine, faiz isteminin yasal faizi aşan kısmının reddine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye, aşağıda ayrıntıları yazılı ve davacı tarafından dava aşamasında yapılan 81,80-TL yargılama gideri ile 1.100,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine, karar düzeltme aşamasına ait 33,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye ödenmesine, itiraz aşamasında davalı idare tarafından yapılan 33,00-TL yargılama giderinin ise davalı idare üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avanslarından artan miktarların mahkemesince HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıranlara iadesine, 28/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)