(2709 S. K. m. 61) (6098 S. K. m. 55) (3713 S. K. m. 21) (2577 S. K. m. 46)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacılar tarafından, Siirt İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda Komiser olarak görev yapan murislerinin devriye görevi esnasında polis aracına yapılan saldırı sonucu şehit edilmesi nedeniyle uğradıklarını ileri sürdükleri 290.000,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 350.000,00 TL tazminatın olay tarihinden (15.07.2011) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada; Siirt İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yapan davacılar yakınının devriye görevi esnasında polis aracına yapılan saldırı sonucu 15.07.2011 tarihinde şehit edilmesi olayı ile ilgili olarak davalı idarenin sorumlu olduğu belirtilerek bakılan davada, davacılara bağlanan aylıklar ve ödenen nakdi ödemeler vb. gözönüne alınarak davacıların destekten yoksun kalma zararının hesaplanması amacıyla hesap bilirkişisi olarak belirlenen Av. ..... tarafından hazırlanarak dosyaya sunulan 01.10.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda, murisleri müteveffa .....'in vefatı nedeniyle eş ve çocuklarına bağlanan 1. derece vazife malullüğü aylığı ile 2330 sayılı Kanun uyarınca ödenen tazminat esas alınarak davacıların maddi zararının bulunmadığının belirtildiği görüldüğünden, talep edilen 290.000,00 TL maddi tazminatın ödenmesine hukuken olanak bulunmadığı, davacıların manevi tazminat istemine gelince; olayın gelişimi ve sonucu dikkate alınarak ve ilgilinin durumu itibariyle, manevi zarara karşılık olarak Mahkemece takdir edilecek manevi tazminatın, manevi tatmin aracı olmasından dolayı zenginleşmeye yol açmayacak miktarda, fakat olayın niteliği ile idarenin bu olaydaki kusurunun niteliğini, sorumluluğunun özelliğini ve ağırlığını ifade edecek ölçüde saptanması gerekmekte olup, davacıların eş ve babalarının kamu hizmetini yürütürken görevin sebep ve tesiri ile şehit edilmesi sonucunda davacıların duyduğu ve ömür boyu duyacağı ızdırabın karşılığı olarak talep ile bağlı kalınmak üzere eş ..... için 20.000,00 TL, çocuk ..... için 20.000,00 TL ve çocuk ..... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde davanın açıldığı 24.02.2012 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat isteminin reddi, manevi tazminat isteminin ise kabulü ile 60.000,00 TL manevi tazminatın Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde davanın açıldığı 24.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesi yolunda Siirt İdare Mahkemesi'nce verilen 09/03/2017 gün ve E:2015/491, K:2017/390 sayılı kararın; maddi zarar hesaplama yönteminin hatalı ve içtihatlara aykırı olduğu, kendilerine olay nedeniyle bağlanan aylığın tamamının hesaplanan maddi zarardan düşülmesine olanak bulunmayıp adi malullük aylığını aşan kısmının maddi tazminat hesabından düşülmesi gerektiği, yine Borçlar Kanununun 55.maddesi uyarınca zarar görenlere rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemelerinin de maddi zarardan indirilmesine olanak bulunmadığı, Anayasanın 61.maddesi uyarınca şehit yakınlarına ödenen sosyal yardım kapsamındaki ödemelerin rücu edilemeyen sosyal ödemeler olması nedeniyle bu ödemelerin de maddi zarar hesabında kişiler zararına hesaba katılmaması gerektiğinden bahisle davacılar tarafından maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının, davacıların yakınlarının şehit olması nedeniyle 2330 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından davacılara 61.237,00 TL tazminat ödenmesine karar verildiği, SGK tarafından da davacılar yakını hakkında 3713 sayılı Kanun'un 21.maddesi hükmü çerçevesinde emsal maaş hesaplaması yapıldığı ve 1.derecenin 4.kademesi 4.sınıf emniyet müdürü rütbesi üzerinden vazife malullüğü aylığı bağlandığı ve tütün ikramiyesi ek ödemesi verildiği, sosyal yardım fonundan da 25.000,00 TL vefat yardımı yapıldığı, yine 2860 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde Siirt ve Isparta Valiliği tarafından yapılan yardım toplama kampanyaları çerçevesinde toplanan 61.700,00 TL civarındaki yardımın davacılar hesabına yatırıldığı, davacıların tüm zararlarının giderildiği, belirlenen manevi tazminatın afaki olduğu, olayda idarenin bir kusurunun bulunmadığı, idare aleyhine manevi tazminata hükmedilebilmesinin koşullarının oluşmadığı, maddi tazminat istemlerinin reddi durumunda nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, mahkeme tarafından maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının mevzuata aykırı olduğundan bahisle ise davalı idare tarafından manevi tazminatın kabulüne yönelik kısmının istinaf yoluyla incelenerek kaldırılmasına karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACILARIN SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacıların desteği polis memurunun görevin ifası sırasında şehit olduğu, bu kapsamda yapılan sosyal güvenlik ödemelerinin yarar olarak kabulüne olanak bulunmadığı, 2330 sayılı Kanun'un eski ve ihtiyaca cevap vermeyen bir Kanun olduğu ve 6098 sayılı Borçlar Kanunu'na aykırı hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, temel aylığa 2330 sayılı Kanun uyarınca eklenen %25'lik tutarın düşümü gerekirken gelirin tamamının yarar kabul edilmesinin doğru olmadığı, reddedilen tazminata maktu vekalet ücreti ödenmesinin doğru olduğu ve hesaplanan manevi tazminat miktarının fahiş olmadığı, bu yolda yapılan davalı idare itirazlarının yerinde olmadığı, idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALI İDARENİN SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Siirt İdare Mahkemesi'nce verilen 09/03/2017 tarih ve E:2015/491, K:2017/390 sayılı karar hukuka uygun bulunduğundan, istinaf başvurularının reddine, aşağıda dökümü yapılan 133,00 TL istinaf giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, posta giderinden ibaret 47,30.-TL yargılama giderinin ise istinaf yoluna başvuran davalı üzerinde bırakılmasına, istinaf gideri için tahsil edilen paranın kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgililerine iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46/1-b maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihini izleyen (30) gün içinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 07/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)