(2577 S. K. m. 7, 46)
İSTEMİN ÖZETİ: 2010 yılı hesap ve işlemleri incelenen davacının anılan yıl içerisinde kullandığı bir kısım faturaların sahte olduğunun inceleme raporu ile tespit edildiğinden bahisle, söz konusu faturalarda gösterilen katma değer vergisi indirimlerinin reddedilmesi sonucu adına 2010/1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 11. dönemleri için re'sen tarh olunan vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ve 2010/1. dönemi için kesilen özel usulsüzlük cezasına karşı açılan davayı; eleştiri konusu faturaları düzenleyen …….. İnş. Mad. Nak. Otom. Kağ. ve Kart. Paz. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. hakkında hazırlanan 22/07/2014 tarih ve 2014-A-1612/20 sayılı Vergi Tekniği Raporunda yer alan tespitlerin, adı geçen mükellefin davacıya düzenlediği uyuşmazlığa konu faturaların sahte olduğunu hukuken geçerli şekilde açıkça ortaya koymadığı sonucuna varıldığından davacı adına salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka uyarlık bulunmadığı; kesilen özel usulsüzlük cezasına gelince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde, vergi mahkemelerinde dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde otuz gün olduğu, bu sürenin tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağının hükme bağlandığı, özel yasalarda öngörülen dava açma sürelerinin ise korunduğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun Ek 1. maddesinde, ikmalen, re'sen veya idarece tarh edilen vergilerle bunlara ilişkin vergi ziyaı cezalarının (359. maddede yazılı fiillerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde tarh edilen vergi ve kesilen ceza ile bu fiillere iştirak edenlere kesilen ceza hariç) tarhiyat sonrası uzlaşma kapsamında olduğunun düzenlendiği, Ek 7. maddesinin 4. fıkrasında da, uzlaşmanın vaki olmaması halinde mükellef veya ceza muhatabının, tarhedilen vergiye veya kesilen cezaya, uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağın kendisine tebliğinden itibaren genel hükümler dairesinde ve yetkili vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği, bu takdirde, dava açma müddeti bitmiş veya 15 günden az kalmış ise bu müddetin tutanağın tebliği tarihinden itibaren 15 gün olarak uzayacağı kurala bağlandığı, sözü edilen ek dava açma süresi, tarhiyat sonrası uzlaşma başvurusuna konu edilen vergi ve cezalar için öngörülmüş olup, tarhiyat sonrası uzlaşma kapsamında olmayan özel usulsüzlük cezasının ek süreden yararlandırılmasının mümkün bulunmadığı, dolayısıyla 18/11/2015 tarihinde tebliğ edilen özel usulsüzlük cezasına karşı otuz günlük yasal süresi içinde dava açılması gerekirken, uzlaşma başvurusu yapılan vergilere ilişkin olarak tanzim edilen 15/04/2016 tarihli uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanaktan sonra, 29/04/2016 tarihinde açılan davanın bu kısmının süre aşımı nedeniyle incelenmesi olanağı bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, kısmen kabul, kısmen süre yönünden reddedip, dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerini kaldıran, özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemini ise süre aşımı nedeniyle reddeden, Zonguldak Vergi Mahkemesinin 05/04/2017 gün ve E:2016/376, K:2017/254sayılı kararının; davalı idare tarafından, hukuka aykırı olduğu, sahte belgelere dayalı olarak katma değer vergisi indiriminden yararlanılmasının mümkün bulunmadığı, vergi inceleme raporuna dayanılarak yapılan işlemlerin yasal olduğu ileri sürülerek aleyhlerine olan kısmın kaldırılması ve davanın reddedilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesince gereği görüşüldü:
Zonguldak Vergi Mahkemesinin 05/04/2017 gün ve E:2016/376, K:2017/254 sayılı kararı usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin reddine, yargılama giderlerinin istinaf isteminde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın kararın kesinleşmesinden sonra Mahkemesince davalı idareye iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren otuz (30) gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 29/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)