(2577 S. K. m. 45) (6100 S. K. m. 333)
İSTEMİN ÖZETİ: Şanlıurfa İli, 1 nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda aday infaz ve koruma memuru olarak görev yapan davacı tarafından, davacının 14.07.2016 tarihli KPSS yerleştirme sonuçlarına göre Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Kurumu İstanbul ilindeki sağlık teknikeri kadrosuna yerleştirildiği belirtilerek muvafakat verilmesine yönelik Sağlık Bakanlığı talebinin reddedilmesine ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 07.09.2016 tarihli ve 104338 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 17/04/2017 tarih ve E: 2016/885, K: 2017/514 sayılı "dava konusu işlemin iptaline" ilişkin kararın; ceza infaz kurumlarının personel açığının olması, emeklilik, istifa, ölüm gibi sebeplerle boşalan kadroların heryıl verilen sınırlı sayıdaki açıktan atama izinleriyle doldurulamaması, adı geçenin ceza infaz kurumlarının ihtiyacı için isteğiyle başvuranlar arasından sınavla seçilerek alınması nedeniyle hizmetine ihtiyaç duyulması, naklen atanacağı görevin yükselme niteliğinde olmaması, kendisine ve emsallerine muvafakat verilmesi durumunda ceza infaz kurumlarındaki infaz ve güvenlik hizmetlerinde zaafiyet doğuracağı ve davacının infaz ve koruma memuru öğrencisi iken 17/06/2016 tarihinde açıktan atanarak göreve başladığı, iki yıllık mecburi hizmet süresini doldurmamış olması ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Birinci İdari Dava Dairesi'nce, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 17/04/2017 gün ve E: 2016/885, K: 2017/514 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf başvurusunun REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderinin istinaf talebinde bulunan taraf üzerinde bırakılmasına, posta giderine karşılık yatırılmış olan avanstan artanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca mahkemesince ilgili tarafa re'sen iadesine, kararın taraflara tebliğine, 10/10/2017 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 54'üncü maddesinin ikinci fıkrasında; "Aday olarak atanmış Devlet memurunun adaylık süresi bir yıldan az iki yıldan çok olamaz ve bu süre içinde aday memurun başka kurumlara nakli yapılamaz." hükmüne, 74'üncü maddesinin birinci fıkrasında ise, ''Memurların bu Kanuna tabi kurumlar arasında, kurumların muvafakatı ile kazanılmış hak dereceleri üzerinden veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle, bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibariyle girebilecekleri sınıftan, bir kadroya nakilleri mümkündür.'' hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda aktarılan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 54'üncü maddesinin ikinci fıkrası ile aday memurların adaylık süresi içerisinde başka kurumlara naklinin yapılamayacağı düzenlenmiş, anılan maddede merkezi sınavla atanmaya hak kazanılan unvanlar bakımından herhangi bir istisnaya yer verilmemiştir.
Öte yandan, başka kurumlarda görev yapmakta iken merkezi sınav sonucu atamaya hak kazananlar ile kurumların takdir yetkisi çerçevesinde sınava tabi tutmaksızın atamak istedikleri kişilerin kurumlar arası nakil yoluyla atama bakımından aynı yasal düzenlemelere tabi tutulduğu göz önüne alındığında, "nakil" ifadesinin merkezi sınavla atanmaya hak kazananlar dahil kurumlar arası geçiş suretiyle yapılacak tüm atamaları kapsayan bir ifade olduğu, merkezi sınav yapılıp yapılmamasının atamayı gerçekleştirecek kurumun personel politikası ve tabi olduğu yasal düzenlemelere ilişkin bir durum olduğu, muvafakat verecek kurum açısından ise personel ihtiyacının ve kendisinin tabi olduğu yasal düzenlemelerin esas olduğu açıktır.
Bu durumda, işlem tarihi itibariyle aday memur statüsünde olan davacıya muvafakat verilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmakta olup, istinaf başvurusunun kabulüyle Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)