İSTEMİN ÖZETİ: Suriye uyruklu olan davacının, 6468 sayılı Yasanın 54/1/d fıkrası uyarınca sınırdışı edilmesine ilişkin 23.04.2016 tarihli işlemin iptali istemiyle açılan davada; sınırdışı edilme kararı alınmasına ilişkin işlemin 6458 sayılı Yasa uyarınca usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edildiği 23.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek 15 günlük süre içerisinde dava açılması gerekirken 06.09.2016 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunma gerekçesiyle süre aşımı yönünden davanın reddine yönelik Aydın 1. İdare Mahkemesinin 03/11/2016 tarih, E: 2016/1493, K: 2016/950 sayılı kararının; tebligatın ana dilinde yapılmadığı ve karara yönelik itiraz yollarının gösterilmediği, ülkesinde yaşanan çatışmalşar nedeniyle sınırdışı edilmesi durumunda yaşam hakkının tehlikeye gireceği ileri sürülerek istinaf yoluyla bozulması istemidir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusuna konu kararın 6458 sayılı yasanın 53. Maddesi uyarınca kesin olduğu, istinaf yoluna başvuru konusu yapılamayacağı, dava konusu işlemin davacıya ana dilinde tebliğ edildiği, tebliğde karara itiraz yolu ve süresinin gösterildiği, istinaf başvurusunun reddi gerektiği yolundadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesi'nce; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "... İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir...
Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir...
Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir..." kuralına yer verilmiş; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde Bölge İdare Mahkemeleri'nin kararlarının tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay'da temyiz edilebileceği öngörüldükten sonra temyize tabi kararlarının hangileri olduğu sayma yoluyla sınırlanarak belirlenmiş, "temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" bozma nedenleri olarak sayılmıştır.
Dava, davacının İzmir Karabağlar İlçesi, ... Caddesinde bulunan "..." isimli işyerinde açma ve kapatma saatlerine uyulmaması nedeniyle 2559 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca kez tekerrür hükümleri uygulanarak 307.000,00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 21.04.2016 tarih, 614 sayılı belediye encümeni kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlığın maddi çerçevesinin dayandığı 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun "sınır dışı etme kararı" başlıklı 53. maddesinde, "(1) Sınır dışı etme kararı, Genel Müdürlüğün talimatı üzerine veya resen valiliklerce alınır.
(2) Karar, gerekçeleriyle birlikte hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı, bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.
(3) Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılan başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar kesindir. " kurallarına yer verilmiştir.
Dairemizce; öncelikle 6458 sayılı Yasa kapsamında verilen sınırdışı etme kararları için özel yasasında öngörülmüş başvurusu üzerine, idare mahkemesi kararlarının "kesin" niteliğinin kapsamı ve anlamı gözönünde bulundurularak; verilmiş olan kararların istinaf yoluyla incelenmesi olanağı bulunup bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Bu çerçevede; 6545 sayılı Yasa ile değişik 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 1. fıkrasının, başka kanunlarda aksi kurala bağlanmış olsa dahi, istinaf yolunu açık tuttuğu uyuşmazlıkların idari yargı düzeni içindeki mahkemelerin önünde "dava" yoluyla görülen uyuşmazlıkları kapsadığı, "itiraz" yoluyla görülen ve/veya yargılama usulü bakımından da özel usul kurallarına sahip olan uyuşmazlıkları kapsamadığı kabul edilmelidir. Değişiklik öncesi dönemde de benzer kurallara karşın; özel yasasında kesin olduğu belirtilen itiraz üzerine verilmiş kararların temyiz yada itiraz kanun yolu başvurularının itiraz ve temyiz mercileri tarafından incelenmeksizin reddedilmesi yerleşik bir içtihat haline gelmiştir. Ancak; hak arama özgürlüğünün bir gereği olarak maddi nitelikli özel yasa kuralları uyarınca tesis edilmiş işlemlere yönelik olarak çıkarılan uyuşmazlıklarda; mahkemelerce dayandığı maddi yasal düzenlemeler uyarınca "esası" incelenmeden, davanın kabul koşullarına ilişkin kurallar uyarınca ilk inceleme üzerine verilen kararlar yönünden; istinaf başvurularının incelenmesi gerektiği kabul edilmelidir.
Bu bakımdan; Dairemizce 6458 sayılı Yasa uyarınca tesis edilen işleme yönelik olarak davacı tarafından yapılan başvuru üzerine, uyuşmazlığın esası incelenmeden özel yasasındaki dava açma sürelerine ilişkin kurallar uyarınca süreaşımı nedeniyle davanın reddine yönelik olarak verilen karara yapılan istinaf başvurusunun incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. (Benzer bir yaklaşım ve inceleme için; Danıştay 10. Dairesinin, 19.01.2016 tarih, E:2014/1508, K:2016/276 sayılı kararına bakılabilir.)
Dosyadaki belgeler ile başvuru dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Aydın 1. İdare Mahkemesince verilen 03/11/2016 tarih, E:2016/1493, K:2016/950 sayılı karara davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine; davanın adli yardım talepli olması nedeniyle istinaf başvurusu sırasında alınmayan 79,70 TL başvuru harcı ile 57,30 TL posta giderinin davacıdan tahsilinin Mahkemesince tahsil dairesinden istenilmesine; 02/02/2017 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)