(2464 S. K. m. 86, 94, 97) (3194 S. K. m. 23)
BAŞVURUNUN KONUSU: Selçuk İlçesi, Belevi Mahallesinde bulunan, tapunun 36-L-3d pafta, 81 ada, 2 parsel sayısında davacı adına kayıtlı taşınmazı üzerine yapacağı inşaat için yapı ruhsatı talebi nedeniyle davalı idarece istenilmesi üzerine %25'i peşin ödenen, bakiyesi için ise altı ay içinde ödeneceğine dair taahhütname verilen toplam 21.636,48-TL yol katılım payı tahakkukunun iptali ve peşin ödediği 5.409,12-TL'lik kısmın ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; dosyada mevcut bilgi ve belgelerden davacı adına tahakkuk ettirilen miktarın, 2464 sayılı Yasanın 86 ila 94. maddelerinde belirtilen şekilde hesaplanmadığı, hesaplamanın dayanağı olarak gösterilen Belediye Meclisinin 03.07.2008 tarih ve 2008-14000 birleşim numaralı, 96 sayılı kararının, 2464 sayılı Yasanın 97. maddesine ilişkin olarak alındığı, davalı idarece, dosyaya, davacının 2464 sayılı Yasada harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve anılan Kanunun 97. maddesinde düzenlenen, davacının isteğine bağlı olarak ifa edilen bir hizmete ilişkin belge de sunulamadığı, davacının, maliki olduğu gayrimenkule ilişkin olarak yapıldığı iddia edilen yol çalışması nedeniyle davacı adına, anılan Yasaya uygun şekilde hesaplanmayan yol harcamalarına katılım payı tahakkukunda hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, davacıdan tahsil edilen 5.409,12-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte iadesine ilişkin olarak İzmir 2. Vergi Mahkemesi Hakimliğince verilen 27/03/2017 gün ve E:2016/545;K:2017/225 sayılı kararın; hemşehrilere sağlanan hizmetlere karşılık adil yükümlülüğe tabi tutulmalarının 5393 sayılı Belediye Kanununun ve 2464 sayılı Yasanın 97. maddesi hükmünün gereği olduğu, konu hakkında alınan Belediye Meclisi kararı ile belirlenen kurallar çerçevesinde davacı parseline 300 m2'ye yakın yol imali ihtiyacı nedeniyle işlem tesis edildiği, davacının hizmet almak için zorlanmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Hemşehri hukukunun keyfi işlem tesisine cevaz vermediği, istenilen tutarın yol harcamalarına katılma payı olduğunun çekişmesiz bulunduğu, ortada fiili olarak yapılmış bir yolun da bulunmadığı, Yasanın 97. maddesi hükmü uyarınca bir pay istenilebilmesi için ise konunun Kanunda harç ve katılma payı olarak anılmamış bulunması gerektiği, diğer taraftan hizmet vermeden pay almanın ruhsat talebine bağlanmasının da hukuki olmadığı, alanın meskun mahal niteliğinde olduğu, yeni gelişen yerlerden olmadığı, dolayısıyla İmar Kanunun 23. maddesinin uygulanma olanağının da bulunmadığı öne sürülerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü;
3194 sayılı İmar Kanununun “gelişme alanlarında yapı ruhsatı” başlıklı 23. maddesinin 9. fıkrasında, "imar planları ilke kararları ile yoğunluk ve yapı düzeninde düzeltme ve yenileme getirilen yerleşik alanlardaki uygulamada mevcut şehirsel teknik ve sosyal altyapının tevsii ya da yenilenmesi gereken durumlarda, şehirsel hizmetlerin yerine getirilmesi ile ilgili olarak kanunlarda belirtilen katılma payları bu hizmetlerden yararlanacak arsa, yapı ya da bina sahiplerinden usulünce alınır." hükmüne yer verilmiştir.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 86 ila 94'üncü maddeleri arasında yol, kanalizasyon ve su tesisleri harcamalarına katılma payları ile bu payların hesaplanma, tahakkuk ve tahsil şekillerine ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, aynı Kanunun "ücrete tabi işler" başlıklı 97. maddesinin 1. fıkrasında ise; harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edilecek her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret alınabileceği hüküm altına alınmıştır.
Belediyelerin yaptıkları hizmetler karşılığında 2464 sayılı Kanunun 97. maddesi kapsamında ücret almalarına ilişkin olarak, 16.05.2005 tarih ve 25817 sayılı Resmi Gazetede Maliye Bakanlığınca yayımlanan 31 Seri Nolu Belediye Gelirleri Kanunu Genel Tebliğinde, 2464 sayılı Kanunda harç ve katılma payı konusu dışında başkaca bir iş veya hizmet verilmeyen hallerde, harç ve katılma payı dışında her ne ad altında olursa olsun başka bir bedel alınmasının mümkün bulunmadığı, ilgililerin isteğine bağlı olarak belediyelerce ifa edilen her türlü hizmete karşılık belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret alınabilmesi için, hizmetin yerine getirilmiş olması gerektiği yönünde açıklamalara yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen düzenlemeler çerçevesinde; 3194 sayılı İmar Kanunun 23. maddesinde, altyapısı bulunmayan ve henüz yapılaşma olmamış alanlarda yapılacak yapılara izin belgelerinin verilmesi bazı koşullara bağlanmakta ve teknik altyapı bedeli ödenmeden yapı ruhsatı verilmeyeceği düzenlenmektedir. Aynı maddenin 9. fıkrasında ise yapılaşmış alanlarda, imar planları ile yoğunluk ve yapı düzenin değiştirilmesi sonucunda, mevcutta var olan teknik ve sosyal altyapının tevsii ve yenilenmesinin gerekmesi halinde, bu hizmetlerden yararlanan taşınmaz sahiplerinden tahsil edilecek bedelin katılma payı olacağı hükme bağlanmıştır. Burada öngörülen katılma payı, 2464 sayılı Kanun kapsamında sayılan hizmetlerin yerine getirilmesi için belediyenin yaptığı harcamaların karşılığı olup, 3194 sayılı Kanunun 23. maddesinde öngörülen teknik altyapı bedeli ile ilgisi bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, imar planı uyarınca ayrık nizam iki katlı konut alanında kalan 398,-m2 yüzölçümlü taşınmazına yeni dubleks mesken yapmak isteyen davacı hakkında inşaat ruhsatı başvurusuna ön koşul olarak 03.07.2008 tarih ve 96 sayılı Belediye Meclisi kararı uyarınca krokisine göre belirlenen 192.31 m2 alanlı 1. Yol için 17.019,61-TL, 104,34-m2 alanlı ikinci yol için 4.617,04-TL olmak üzere toplam KDV dahil 21.636,48-TL olarak hesaplanan yol katılım payının %25'inin peşin ödenmesi, bakiyesinin ise altı ay içinde ödeneceğinin taahhüt edilmesi gerektiğinin bildirildiği, davacı tarafından ödeme yapılıp taahhütname verildikten sonra, peşin ödemenin faiziyle birlikte iadesi ve tahakkuk ettirilen payın iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, davacının, alanın beldenin gelişmesine ayrılmış yerlerden olmadığı, meskun mahal olduğu, dolayısıyla İmar Kanununun 23. maddesine dayalı olarak teknik altyapı bedeli de istenilemeyeceğine dair dava dilekçesinde yer alan iddialarına rağmen davalı idarece işlemin, münhasıran 2464 sayılı Yasanın 97. maddesine dayandırıldığı, ortada yapılmış bir yolun bulunmadığının kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Bu çerçevede, davalı belediyece beyan edilen yol ve kaldırım yapım işi, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 86. maddesinde sayılan işlerden olup, yol harcamalarına katılma payının konusunu oluşturmaktadır. 2464 sayılı Yasanın 97. maddesinin 1. fıkrası uyarınca belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret alınabilmesi için, belediyenin gerçekleştirdiği hizmetin katılma payının konusunu oluşturmaması ve hizmetin ifa edilmiş olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğinden, dava konusu olayda belediye meclisinin belirlediği tarife üzerinden ücret alınması yönünden de isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle; İzmir 2. Vergi Mahkemesi Hakimliğince verilen 27/03/2017 gün ve E:2016/545;K:2017/225 sayılı karara yönelik istinaf başvurusunun yukarıda yapılan açıklama ile reddine, aşağıda gösterilen 151,80-TL yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, 35,90-TL istinaf karar harcının davalı idareden tahsili için mahkemesince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine, kesin olarak 28.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)