(6112 S. K. m. 10, 32) (7201 S. K. m. 12, 13, 33, 35)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı yayın kuruluşuna ait .... TV logolu televizyon kanalında 09.12.2014 tarihinde saat 11.00-13.00 arasında gerçekleştirilen yayında, 6112 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrası ile 4. fıkrasının tekraren ihlal edildiği ileri sürülerek, davacı yayın kuruluşu hakkında, 12.353,00 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin, Radyo Ve Televizyon Üst Kurulunun 07.01.2015 tarihli 2015/01 sayılı toplantısında alınan 50 sayılı (kararın) işlemin iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin sebebi olan söz konusu yayına ait CD kayıtlarının incelenmesinden, yayında tele alışveriş kuşağı öncesinde ve sonrasında tele alışveriş kapağı ve logosunun kullanılmadığı ve söz konusu tele alışveriş yayınının mevzuata aykırı olarak bir gün içinde toplam bir saati aştığı ve bu nedenden dolayı da, 6112 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. ve 4. fıkralarının tekraren ihlal edildiği anlaşıldığından, davacı şirkete söz konusu yayını nedeniyle verilen dava konusu idari para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine ilişkin olarak, Ankara 6. İdare Mahkemesi'nce verilen 28/04/2016 tarih ve E:2015/470, K:2016/1432 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek itirazen incelenip bozulması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek itiraz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. Dava Dairesince, dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava; davacı şirketin sahibi olduğu “.... TV” logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 09.12.2014 tarihinde saat 11.00-13.00 arasında gerçekleştirilen yayında, 6112 sayılı Kanunun 10. maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarının tekraren ihlal edildiği gerekçesiyle, 12.353,00 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare mahkemesince; 6112 sayılı Kanun'un 10. maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarının tekraren ihlal edildiğinden bahisle, aynı Kanun'un 32/2 maddesi uyarınca para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, itirazen incelenip bozulması istenilmektedir.
6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluşu ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrasında "Televizyon ve radyo yayın hizmetlerinde reklamlar ile tele-alışveriş, sesli ve/veya görüntülü bir uyarıyla açıkça fark edilebilecek ve program hizmetinin diğer unsurlarından kolaylıkla ayırt edilebilecek biçimde düzenlenir." hükmü; ve 4. fıkrasında; "İkinci fıkrada belirtilen süreden bağımsız olarak, sesli ve görüntülü bir uyarı ile açıkça belirtilerek, kesintisiz en az onbeş dakika süreyle tele-alışveriş yayını yapılabilir. Bu yayının süresi bir gün içinde toplam bir saati aşamaz" hükmü ile 32. maddesinin 2. fıkrasında, “8. maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcıları uyarılır. Uyarının ilgili kuruluşa tebliğinden sonra ihlalin tekrarı halinde medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden üçüne kadar idari para cezası verilir. İdari para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun ilk 33 maddesinde, tebligata ilişkin genel esaslar düzenlendikten sonra, devamında Kazai Tebligat, İdari Tebligat ve Mali Tebligat olmak üzere üç ayrı tebligat usulü düzenlenmiş, 35. maddeye de Kazai Tebligat bölümünde yer verilmiştir. Kanunun “Hükmi Şahıslara ve Ticarethanelere Tebligat” başlıklı 12. maddesinde, "Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda, ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir."; “Hükmi Şahısların Memur ve Müstahdemlerine Tebligat” başlıklı 13. maddesinde de, "Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır."; 21. maddesinde ise, "(1) Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. (2) Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. (3) Muhtar, ihtiyar heyeti azaları, zabıta amir ve memurları yukarıdaki fıkralar uyarınca kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdurlar." hükümleri getirilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirkete ait “.... TV” logosuyla yayın yapan televizyon kanalının, 09.12.2014 tarihinde saat 11.00-13.00 arasında yayınlarına ilişkin olarak davalı idarece yapılan değerlendirme neticesinde, söz konusu yayınların 6112 sayılı Kanunun 10. maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası hükümlerini tekraren ihlal ettiği gerekçesiyle, 12.353,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, bunun üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava dosyasında bulunun bilgi ve belgeler ile davacı şirkete ait Dairemizde kayıtlı olan diğer dosyalarda yer alan belgelerin birlikte incelenmesinden; 6112 sayılı Kanunun 10. maddesinin 1. ve 4. fıkrası uyarınca 02.05.2013 ve 06.05.2013 tarihli yayınları nedeniyle verilen ve tekerrüre esas alınan uyarma cezalarına ilişkin Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun 06.06.2013 tarih ve 2013/35-30 sayılı kararı ile 06.06.2013 tarih ve 2013/35-83 sayılı kararlarına ait tebligatların, davacı şirkete tebligat yapıldığı sırada, hükmi şahıs namına kendisine tebligat yapılacak kimselerin ve bu kişiler adına tebligat almaya yetkili memur ve müstahdemlerinin o esnada işyerinde bulunmadığından bahisle, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca yapıldığının görüldüğü, ancak Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinin sadece kazai merciler tarafından yapılan tebligatlarda uygulanacak bir usul olduğu, kazai mercii olmayan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun ise, davacı şirkete Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca yapmış olduğu tebligatın geçerliliğinden söz edilemeyeceğinden, 6112 sayılı Kanunun 10. maddesinin 1.ve 4.fıkrası uyarınca para cezası verilebilmesi için gereken tekerrür koşulu oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; hükmü şahıslara tebliğ usulü, Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13. maddeleri ile Tebligat Yönetmeliği'nde ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, davalı idarece, Anonim Şirket statüsünde hükmi şahıs olan davacı şirkete, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebligat yapılamayacağından, anılan madde uyarınca tebliğ edilen uyarma cezası esas alınarak tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle, davacı şirkete para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacının itiraz isteminin KABULÜNE ve Ankara 6. İdare Mahkemesi'nce verilen 28/04/2016 tarih ve E:2015/470, K:2016/1432 sayılı kararın BOZULMASINA; 2577 sayılı Yasanın 45/4 maddesi uyarınca yeniden yapılan inceleme sonucunda dava konusu işlemin İPTALİNE, aşağıda dökümü yapılan toplam 212,80 TL mahkeme ve itiraz safhasına ait yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 990,00 -TL avukatlık ücretinin, davalı idare tarafından davacıya verilmesine, itiraz aşamasında fazladan yatırılmış olan 29,20-TL nın istenilmesi haline itiraz edene iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesinde karar düzeltme isteminde bulunma yolu açık olmak üzere, 27.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)