(Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği m. 5)
İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsünce 2016-2017 Öğretim Yılı Güz Dönemi için Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı Doktora Programına yönelik Haziran 2016 tarihinde gerçekleştirilen mülakat sınavında davacıya düşük puan verilmesine ilişkin işlemin ve yapılan nihai puanlama neticesinde davacının yedekler arasında kalarak programa kabul edilmeyip başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemi iptal eden İstanbul 10. İdare Mahkemesi'nin 30/05/2017 gün ve E:2016/1403, K:2017/1232 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdare Dava Dairesince, dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, İstanbul Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsünce 2016-2017 Öğretim Yılı Güz Dönemi için Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı Doktora Programına yönelik Haziran 2016 tarihinde gerçekleştirilen mülakat sınavında davacıya düşük puan verilmesine ilişkin işlemin ve yapılan nihai puanlama neticesinde davacının yedekler arasında kalarak programa kabul edilmeyip başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle, (24.07.2012 tarih ve 28363 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren) İstanbul Üniversitesi Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nin "Genel kontenjanlara öğrenci kabulü" başlıklı 7. maddesinin 9. fıkrasında; "Öğrenci kabulünde mülakatın; ilgili programda görevli biri anabilim/anasanat dalı/bilim/sanat/program başkanı olmak üzere, ilgili enstitü yönetim kurulunca belirlenecek üç veya beş öğretim üyesinden oluşan jüri tarafından yapılacağı, Jüri başkanının, ilgili anabilim/anasanat/bilim/sanat dalı/ program başkanı olduğu, mülakatta adayın; alana ilişkin temel bilgisi ve akademik çalışmaya ilgisi ve yönelim düzeyinin de değerlendirileceği, bu değerlendirme sonucunda 100 üzerinden tespit edilecek mülakat puanı bakımından sözlü aşamaya ilaveten yazılı/test yönteminin de kullanılabileceği ......" kurala bağlanmıştır.
Bahsi geçen Yönetmeliğin "Genel Kontenjanlardan Doktora Programına Öğrenci Kabulü" başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; "Adayların ALES veya eşdeğeri sınavdan başvurduğu programın puan türüne göre 55, dört yıllık lisans mezunları için 80 veya karşılığı nottan az olmamak üzere Senatoca belirlenen notu almış olmalarının gerektiği, temel tıp bilimleri doktora programlarına başvuran adaylardan; tıp, diş hekimliği, veteriner ve eczacılık fakülteleri mezunları ile Sağlık Bakanlığınca düzenlenen esaslara göre bir laboratuvar dalında uzmanlık yetkisi kazanmış olan fen fakülteleri ve dört yıllık lisans eğitimi yapılan eczacılık fakültesi mezunlarının ALES veya eşdeğeri sınavdan başvurduğu programın puan türünde 55 veya karşılığı nottan az olmamak üzere Senatoca belirlenen notu almış olmaları veya tıp fakültesi mezunlarının 50'den az olmamak üzere Senatoca belirlenen temel tıp notunu almış olmaları gerektiği"; (c) bendinde de; "Adayların ÜDS veya eşdeğeri sınavdan 55 veya karşılığından az olmamak üzere Senatoca belirlenen yabancı dil notunu almış olmaları gerektiği" hüküm altına alınmıştır.
Anılan Yönetmelik maddesinin 2. fıkrasında; "Doktora programlarına giriş notunun belirlenmesinde, ALES veya eşdeğeri sınav notunun veya temel tıp notunun %50’si; lisans not ortalamasının %10’u, yüksek lisans yapmadan kabul edilenlerde %20’si; yüksek lisans not ortalamasının %10’u,mülakat puanının %20’si ve yabancı dil notunun %10’u toplanır. Küsuratlı notlarda virgülden itibaren üç haneden sonrası yuvarlanır." hükmüne, 3. fıkrasında da; "Doktora programlarına kabul edilebilmek için giriş notunun en az 70 olması gerektiği, adayların, ilan edilen kontenjanlara, en yüksek nottan başlayarak yapılan sıralama ile yerleştirilecekleri, eşit giriş notuna sahip olan adaylar arasında önceliğin belirlenmesinde; sırasıyla, ALES veya eşdeğeri sınav notu veya temel tıp programları için temel tıp notu, lisans dersleri not ortalaması, yüksek lisans dersleri not ortalaması ve yabancı dil notu yüksek olanların tercih edileceği" hükmüne yer verilmiştir.
Bununla birlikte, 08.09.2016 tarih, 29825 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren ve dava konusu mülakat sınavı tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmeliği yürürlükten kaldıran, İstanbul Üniversitesi Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nin "Genel kontenjanlardan doktora programlarına öğrenci kabulü" başlıklı 10. maddesinin 2. fıkrasında ise; "Lisans derecesi ile kabul edilen programlarda doktora programına giriş notunun belirlenmesinde ALES veya temel tıp puanının %50'sinin, lisans not ortalamasının %10'unun, mülakat puanının %30'unun ve yabancı dil puanının %10'unun toplanacağı" düzenlemesi yer almıştır.
Yukarıda anılan mülga Yönetmelik hükmünün yürürlükte bulunduğu dönemde İstanbul Üniversitesi Rektörlüğünce yayınlanan 2016-2017 Eğitim-Öğretim Yılı Güz Yarıyılı Lisansüstü Programlarına Başvuru Koşulları Kılavuzu'nda değerlendirme ölçütlerinin belirlendiği, buna göre, doktora/sanatta yeterlik programlarına giriş notunun belirlenmesinde, ALES veya eşdeğeri sınav notunun %50'sinin, lisans not ortalamasının %5'inin, yüksek lisans not ortalamasının %5'inin, mülakat puanının %30'unun ve yabancı dil puanının %10'unun toplanacağı, ayrıca ALES koşulu başlığı altında ALES yanında, GMAT ve GRE notunun da kabul edileceğinin belirlendiği görülmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinden mezun olan davacının, İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü bünyesinde 2016-2017 Öğretim Yılı Güz Dönemi için açılan ve (10) kişilik kontenjanı bulunan Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı Doktora Programına toplam elli üç (53) aday ile birlikte başvuruda bulunduğu, davalı idare tarafından Ortodonti Anabilim Dalı Başkanlığında görevli üç asil üye ve iki yedek üye olmak üzere beş kişilik jüri oluşturulmasına karar verildiği, söz konusu mülakat sınavında adaylara sözlü ve yazılı olarak cevaplandırılmak üzere yöneltilecek soruları içeren ve önceden hazırlanmış olan Lisansüstü Programlara Giriş Mülakat Değerlendirme Formu'nda adayların sözlü ifade gücünü sınamak amacıyla her biri onbeş (15) puan değerinde dört (4) adet soru, yazılı ifade gücünün sınanması maksadıyla da 8 ayrı kriteri değerlendirmek için her alt başlık için sıralanan sorulardan birer tane seçilmesi suretiyle ve her sorunun değeri (5) puan olmak üzere 8 ayrı soruya yer verildiği, davacıya sözlü ifade gücünü sınamak açısından sorulan dört soru ile ilgili olarak her bir soru 15'şer puan olmak üzere 60 puan üzerinden (her bir jüri üyesince 12, 15, 15 ve 15'er puan verilmesi suretiyle elde edilen ortalamaya göre) 57 puan verildiği, yazılı ifade gücünü sınamak açısından ise soru sorulması yerine "Diş Hekiminin Hastasına Karşı Sorumlulukları" konusunda kompozisyon yazdırma uygulaması yapılarak jüri üyelerince yapılan değerlendirme sonucunda davacıya ortalama 25 puan verildiği, söz konusu yazılı (25 puan) ve sözlü (52 puan) puanlar esas alınarak yapılan hesaplama sonrasında, davacının mülakat sınavı ortalama puanının 82,00 olarak belirlendiği, düzenlenen yerleştirme raporuna göre, davacının ALES (sayısal) puanının 86,447; lisans puanının 66,60; Yüksek Lisans Puanının 66,60; Yabancı Dil Sınavı puanının 66.00 ve mülakat sınavının da 82,00 olarak dikkate alınması sonrasında hesaplanan 81,0835 nihai puanla sınava giren adaylar arasında 12. sırada ve (2.) yedek olarak yer aldığı, görülmekte olan davanın ise, davacıya düşük puan verilmek suretiyle başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikli olarak davanın konusunun ortaya konulması önem arz etmektedir. Dava dosyasında yer alan davacıya ait dilekçelerdeki iddialar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının, mülakat sınavı neticesinde takdir edilen notun iptalini talep ettiği gibi mülakat sınav notunun diğer kriterlerle (ALES, lisans not ortalaması ve yabancı dil puanı) birlikte değerlendirilmesi sonucu oluşan nihai puanı dikkate alınarak başarısız sayılmasına (yedek olarak belirlenerek) ilişkin işlemin iptalini de talep ettiği, dolayısıyla bakılan davada hukuki irdelemenin, mülakat puanının ve nihai notun belirlenmesinin hukuka uygun olup olmadığı noktasında yoğunlaşılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Mülakat puanına ilişkin değerlendirme;
Yukarıda anılan mevzuat hükümlerine göre, mülakat sınavında adayın alana ilişkin temel bilgisinin yanı sıra akademik çalışmaya ilgisinin ve yönelim düzeyinin de değerlendirileceği, mülakatta sözlü aşama ile birlikte yazılı yöntemin de uygulanabileceği görülmektedir.
Mülakat sınavının idarece sözlü ve yazılı kısım olarak iki ana başlık altında yapıldığı anlaşıldığından sözlü kısmı ayrı yazılı kısmı ayrı değerlendirmek gerekmektedir.
Söz konusu mülakat değerlendirmesinin nasıl yapılacağı ile ilgili olarak idarece önceden "Lisansüstü Programlara Giriş Mülakat Değerlendirme Formu"nun hazırlandığı, bu forma göre mülakatın sözlü ve yazılı olarak iki kısımdan oluştuğu, sözlü kısmın 60 puan, yazılı kısmın ise 40 puan değerinde olduğu, sözlü kısımda sözlü ifade gücünün sınanmasına yönelik olarak 4 ayrı sorunun sorulması gerektiği, yazılı kısma ilişkin olarak ise 8 ayrı değerlendirme kriterinin (araştırmaya yatkınlık, programı tercih nedeni ve isteklilik düzeyi, kariyer yönelimi, özgüven ve kararlılık, teknolojik gelişmelere açıklık, akademik iş deneyimi, takım çalışmasına yatkınlık, alanla ilgili güncel gelişmelere ilgi düzeyi) getirildiği, her bir kriter için sorulacak soru veya sorular karşılığında 5'er puanlık bir not bareminin oluşturulduğu, böylelikle yazılı kısmın puanının toplamda 40 olarak belirlendiği, ayrıca formda sözlü mülakatta sorulan sorular karşılığı verilen puanın 8'in altına düşmesi halinde nedenlerinin yazılı olarak ortaya konulacağının belirtildiği görülmektedir.
Olayda, davacıya yukarıda bahsi geçen formda belirtildiği gibi 4 ayrı soru yöneltildiği, bu soruların diş hekimliği alanına yönelik teknik sorular olduğu, jüri üyeleri tarafından sırasıyla 12, 15, 15 ve 15 puan verildiği, buna göre davacının sözlü kısım puanının 60 puan üzerinden 57 puan olarak belirlendiği, sözlü kısımla ilgili soruların, cevapların, not bareminin ve davacının verdiği cevapların belli olduğu, jüri üyelerince puanlamanın nasıl yapıldığına dair ayrıntılı açıklamanın yapıldığı değerlendirildiğinde dava konusu mülakat sınavının sözlü kısmına ilişkin davacıya verilen notun yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Mülakatın yazılı kısmına gelince, "Lisansüstü Programlara Giriş Mülakat Değerlendirme Formu"na göre adaya 8 ayrı kriteri değerlendirmek için en az 8 soru sorulması ve her bir sorunun 5 puan üzerinden değerlendirmeye tabi tutulmasının gerekmesine karşın jüri üyelerince davacıya diş hekiminin hastasına karşı sorumluluklarını ana başlıklar altında açıklayan bir kompozisyon yazmasının istenildiği ve hazırlanan kompozisyona 40 üzerinden 25,00 puan takdir edildiği anlaşılmaktadır.
Dairemizin Y.D. İtiraz No:2017/277 sayılı dosyasında İdare Mahkemesince yapılan ara kararı ile davacıya 8 ayrı soru sorularak bir değerlendirme yapılmamasının nedenlerinin ve kompozisyon ile söz konusu kriterlerin değerlendirmeye tabi tutulup tutulmadığının idareden sorulduğu, ara kararına idarece verilen cevapta; Sağlık Bilimleri Enstitüsü'nün basılı formunda yer alan soruların örnek ve tavsiye niteliğinde olduğu, Sağlık Bilimleri Enstitüsü tarafından Ortodonti Anabilim Dalı Başkanlığı'na gönderilen 15.01.2016 tarih ve 99984023-106.99 sayılı yazıda mülakat jürisinin ekteki örnek soruları kullanabileceği gibi programa özgü kurgulanmış ve ilgili bölümü sorgulamak için amaçlanmış yeni sorular da hazırlayarak kullanabileceği ifadesinin yer aldığı, 8 ayrı kriterin değerlendirilmesi amacıyla "Diş hekiminin hastasına karşı sorumluluklarını" anlatan kompozisyon yazdırılmasına karar verildiği, doğru cevapların 8 ayrı bölümden oluştuğu, içeriklerinin jürinin adayları mülakat formunda figüre edilen kriterlere göre değerlendirmesine olanak verdiği, sınav notu değerlendirmesinin her doğru cevap karşılığı 5 puan olacak şekilde toplamda 40 puan olarak belirlendiği belirtildikten sonra 8 ayrı cevabın ve karşılığının hangi değerlendirme kriterine denk geldiğinin ortaya konulduğu görülmektedir.
Bu duruma göre, özellikle bilimsel seviyeyi ölçmekten ziyade, adayların konuyu kavrama yeteneği, muhakeme gücü, yazılı sözlü ifade gücü, araştırmaya yatkınlık, programı tercih nedeni ve isteklilik düzeyi, kariyer yönelimi, özgüven ve kararlılık, teknolojik gelişmelere açıklık, akademik ve iş deneyimi, takım çalışmasına yatkınlık, alanla ilgili güncel gelişmelere ve ilgi düzeyi gibi konuların değerlendirildiği, dava konusu mülakatın yazılı kısmına ilişkin, davacıdan yazması istenilen kompozisyonda verilen cevapların, söz konusu kriterlerin değerlendirilmesine elverişli olmadığı, oysa ki yazılı ifade gücünün sınanması amacıyla bahsi geçen 8 ayrı kriter açısından değerlendirme yapılmasına imkan tanıyacak şekilde soru sorulması gerekirken kompozisyon yazdırılması yoluna gidildiği, dava konusu mülakat sınavının yazılı kısmına yönelik, Lisansüstü Programlarına Giriş Mülakat Değerlendirme Formu'nda yer alan, 'araştırmaya yatkınlık', 'programı tercih ve isteklilik düzeyi', 'kariyer yönelimi', 'öz güven ve kararlılık', 'teknolojik gelişmelere açıklık', 'akademik ve iş deneyimleri', 'takım çalışmasına yatkınlık' ve 'alanla ilgili güncel gelişmelere ilgi düzeyi' şeklindeki bölümler için (anılan formda ve kılavuzda yazılı ifade gücünü sınamaya ilişkin kısma düşük not verilmesinin nedenleri açısından bir puan sınırlandırma getirilmediği dikkate alındığında) düşük not (40 puan üzerinden 25,00 puan) verilmesine dayanak oluşturacak açıklamalara yer verilmesi gerekirken jüri üyelerince düşük not verilmesinin nedenlerinin de açıklanmadığı, davacının yazdırılan kompozisyona göre anılan kriterler yönünden değerlendirileceği konusunda bilgilendirilmesi yoluna gidilmediği ve bu nedenlerle davacıya ait mülakat sınavının yazılı kısmına ilişkin notunun objektif kriterlere göre belirlenmediği sonucuna varılmış olup mülakatın yazılı kısmında davacıya takdir edilen not bu nedenlerle hukuka uygun bulunmamıştır.
Davacının nihai puanına ve başarısız sayılmasına ilişkin değerlendirme;
Uyuşmazlık konusu mülakatın ve nihai değerlendirmenin yapıldığı sırada yürürlükte bulunan Yönetmelik (24.07.2012 tarih ve 28363 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İstanbul Üniversitesi Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği) hükmüne göre:
-ALES puanın %50'si
-Lisans puanının %20'si
-Mülakat puanının %20'si
-Yabancı dil puanının %10'u dikkate alınarak nihai puanın belirlenmesi gerektiği,
Dava süreci devam ederken yayımlanan yeni Yönetmelik (08.09.2016 tarih ve 29825 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve yukarıda anılan Yönetmelik hükmünü yürürlükten kaldıran İstanbul Üniversitesi Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği) hükmü ile Kılavuza göre ise,
-ALES puanın %50'si
-Lisans puanının %10'u (lisans mezuniyeti ile girebilenler için)
-Mülakat puanın %30'u
-Yabancı dil puanının %10'u dikkate alınarak nihai puanın belirlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta ise, idarece yayınlanan kılavuza göre ALES puanın %50'si, lisans puanının %10'u, mülakat puanının %30'u, yabancı dil puanının %10'u toplanarak (sonradan yürürlüğe giren Yönetmelik hükmü ile aynı) bir değerlendirme yapıldığı görülmektedir.
Dairemizin Y.D. İtiraz No:2017/277 sayılı dosyasında İdare Mahkemesince yapılan 01.03.2017 tarihli ara kararı ile, kılavuzun yayınlandığı tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükmüne göre puan ağırlıklarının neden belirlenmediğinin ve idarece kılavuzdaki puan kriterlerinin neye göre belirlendiğinin idareden sorulduğu, ara kararına bu hususta cevap verilmediği görülmekle birlikte, davacı ile aynı sınava girip başarısız olan bir başka adayın açtığı davada İstanbul 3.İdare Mahkemesi'nin E:2016/1487 sayılı dosyasında yer alan belgelere göre 2016/2017 eğitim öğretim yılı güz yarıyılı lisansüstü programlarına başvuru koşullarının ve kontenjanların Üniversite Senatosu'nun 21/04/2016 tarih ve 14 sayılı kararı ile kabul edildiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
20.04.2016 tarih ve 29690 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nin 5.maddesinin 3.fıkrasında, "Mezun durumda olan/olabilecek adayların başvurusuna ilişkin esaslar, ALES puanının %50'den az olmamak koşuluyla ne kadar ağırlıkla değerlendirmeye alınacağı ve lisansüstü eğitim-öğretime öğrenci kabulüne dair diğer hususlar senato tarafından belirlenir." kuralı yer almaktadır.
20.04.2016 tarih ve 29690 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nin 5.maddesinin 3.fıkrası hükmüne göre Senatonun öğrenci kabulüne ilişkin hususları belirleme yetkisi bulunduğundan ve bu yetki kapsamında 21/04/2016 tarih ve 14 sayılı karar ile 2016/2017 eğitim öğretim yılı güz yarıyılı lisansüstü programlarına başvuru koşullarını ve kontenjanlarını belirlediğinden Senato kararı ile belirlenen ağırlıklar dikkate alınmak suretiyle nihai başarı notunun belirlenmesinin yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, Senato'nun 21.04.2016 tarihli kararı ile mevcut Yönetmelik hükmünden farklı bir not ağırlık sistemi getirmesinin, Yönetmelik hazırlamada ve özel olarak öğrenci kabulüne ilişkin şartları belirlemede Senato'nun yetkili olduğu hususu dikkate alındığında işlemi kusurlandırıcı niteliği bulunmamaktadır.
Ayrıca, davacı tarafından, sınavda ilk 10'a girip başarılı olan öğrencilerden ikisinin ALES puanı yerine GRE sınav puanlarının dikkate alınarak değerlendirmeye tabi tutulduğu, ALES sınavı dışında herhangi bir sınavın dikkate alınmasının mümkün olmadığı, bu yönde Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 03.08.2016 tarih ve 47809 sayılı yazısının bulunduğu ileri sürüldüğünden, bu yönüyle de bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacının ileri sürdüğü gibi başarılı sayılan 10 adaydan ikisinin ALES puanı yerine GRE puanlarının dikkate alındığı, GRE puanının değerlendirmede dikkate alınacağının idarece önceden hazırlanan kılavuz hükmü ile ortaya konulduğu, mülga Yönetmelik hükmü ile yürürlükteki Yönetmelik hükümlerinde ALES veya eşdeğeri sınavdan bahsedildiği, ancak davacının eklediği Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 03.08.2016 tarih ve 47809 sayılı yazısında GRE sonuçlarının öğretim elemanı atamalarında kullanılmadığının belirtildiği, bu hususu aydınlatmak amacı ile Dairemizin Y.D. İtiraz No:2017/277 sayılı dosyasında İdare Mahkemesince 01.03.2017 tarihinde yapılan ara kararı ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'ndan doktora programlarına girişte ALES puanı dışında bir puanın dikkate alınıp alınamayacağının sorulduğu, ara kararına verilen cevapta, daha önce LES'e (Lisansüstü Eğitim Sınavı) eşdeğerliği kabul edilen GRE ve GMAT sınavlarının 24.08.2016 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında alınan karar gereği Lisansüstü Eğitim-Öğretim Enstitülerinin Teşkilat ve İşleyişi Yönetmeliği'nin 4.maddesi uyarınca lisansüstü programlara öğrenci kabulünde ALES'e eşdeğerliğinin uygun görüldüğünün belirtildiği anlaşılmaktadır.
O halde, Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararı ile GRE ve GMAT sınavlarının ALES ile eşdeğer kabul edildiği, öğrenci kabulüne ilişkin hususları belirleme yetkisi bulunan Senatonun Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararı alınmadan önce belirlediği bu kriterin yerinde olduğunun sonradan alınan Yürütme Kurulu kararı ile teyit edildiği, bunun ötesinde Yürütme Kurulu kararının ancak alındığı tarihten itibaren hüküm ve sonuç doğuracağının kabul edilemeyeceği sonucuna varılmış olup, davacının söz konusu iddiasının işlemi kusurlandırıcı niteliği bulunmamaktadır.
Tüm bu veriler ışığı altında, mülakatın yazılı kısmında davacıya yönelik yapılan değerlendirmenin yukarıda ayrıntısına yer verilen gerekçede belirtildiği şekliyle yerinde olmadığı görüldüğünden, mülakat sınavında davacıya düşük puan verilmesine ilişkin işlemde ve hukuka aykırılığı ortaya konulan mülakat puanına bağlı olarak davacıya takdir edilen nihai başarı notunda ve dolayısıyla başarısız sayılmasına yönelik işlemde hukuka uygunluk bulunmamıştır.
Öte yandan, Dairemizin söz konusu kararı doğrudan davacının başarılı sayılarak doktora programına kabulünü gerektirmemekte olup, mülakatın yazılı kısmında davacıya yazılı ifade gücünün sınanması amacıyla bahsi geçen 8 ayrı kriter açısından değerlendirme yapılmasına imkan tanıyacak şekilde 8 ayrı soru sorulması ve verilen puana göre davacının mülakat yazılı sınav sonucunun ve bu yeni değerlendirmeye göre nihai başarı notunun ve başarılı olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, İstanbul 10. İdare Mahkemesi'nce verilen 30/05/2017 gün ve E:2016/1403, K:2017/1232 sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine, istinaf yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına, istinaf safhasında tahsil edilen yargılama giderlerinin kullanılmayan kısmının resen ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 08/12/2017 tarihinde temyizi kabil olmamak üzere oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)