(3194 S. K. m. 5)
İSTEMİN ÖZETİ: Antalya İli, Konyaaltı İlçesi, ...... Çayı-...... Çayı arasında yaklaşık 160 ha.'lık alan kapsamında Konyaaltı Belediyesi Plan ve Proje Müdürlüğü'nün 07.04.2015 tarih ve 2377 sayılı yazısı ile sunulan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı değişikliğinin onaylanmasına ilişkin Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin 13.04.2015 tarih ve 355 sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; Kamu Yararı Kararının Mahkemece iptaline karar verilmiş olması nedeniyle, imara açılması mümkün olmayan tarım alanlarını kapsayan imar planları hukuki dayanaktan yoksun kaldığından dava konusu olan 1/5000 ölçekli nazım imar planında da hukuka uygunluk görülmediği, öte yandan dava konusu nazım imar planının dayanağı 1/25000 ölçekli plana karşı Mahkememizin E:2015/371 esasında açılan davada Mahkememizin 7.10.2016 gün ve 2016/996 sayılı kararı ile aynı gerekçeyle planın iptaline karar verildiği gerekçesiyle Antalya 1. İdare Mahkemesi'nce verilen dava konusu işlemin iptaline ilişkin 21/12/2016 gün ve E:2015/1421, K:2016/1437 sayılı kararın; davalı idare vekilince, davanın süresinde açılmadığı, dava konusu planların plan hiyerarşisi açısından 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planına uygun olduğu, tüm kurumların alanın planlamasına yönelik uygun görüşlerinin bulunduğu, davaya konu işlemin usul ve yasaya uygun olarak tesis edildiği ileri sürülerek istinaf yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce, davalı idarenin süre aşımı itirazı yerinde görülmedikten sonra dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü;
Dava, Antalya İli, Konyaaltı İlçesi, ...... Çayı- ...... Çayı arasında yaklaşık 160 ha.'lık alan kapsamında Konyaaltı Belediyesi Plan ve Proje Müdürlüğü'nün 07.04.2015 tarih ve 2377 sayılı yazısı ile sunulan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı değişikliğinin onaylanmasına ilişkin Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin 13.04.2015 tarih ve 355 sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde, nazım imar planı; "Varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır." şeklinde, uygulama imar planı da; "Tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır." şeklinde tanımlanmıştır.
Yukarıda yer verilen Kanun hükmü gereğince, imar planlarının, çeşitli kentsel işlevler arasına var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri nüfus alan, hizmet ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresi ile ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantılar göz önüne alınarak hazırlanacağı, plan hiyerarşisi gereğince alt ölçekli imar planının üst ölçekli imar planına uygun olarak yapılacağı, üst ölçekli imar planı kararlarına uygun olarak alt ölçekli imar planında arazi kullanım kararlarının ayrıntılı olarak belirleneceği açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden, Antalya İli, Konyaaltı İlçesi sınırlarında bulunan ...... Çayı ile ...... Çayı sınırları arasında kalan 160 hektarlık alanda ilave imar planı yapılabilmesi amacıyla 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 13/d maddesi uyarınca verilen Kamu Yararı kararından sonra Antalya İli, Konyaaltı İlçesi ...... Çayı-...... Çayı arasında 160 ha.'lık alanda Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 13/04/2015 tarih ve 355 sayılı kararı ile onanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdare mahkemesince, İçişleri Bakanlığınca verilen kamu yararına kararına karşı açılan davada, Mahkemenin 07.10.2016 tarih ve E:2014/687, K:2016/995 sayılı ile anılan işlemin iptaline karar verildiğinden imara açılması mümkün olmayan tarım alanlarını kapsayan imar planlarının hukuki dayanaktan yoksun kaldığı gerekçesi ile davaya konu planın iptaline karar verildiği görülmekte ise de, kamu yararı kararının iptaline ilişkin idare mahkemesi kararının kaldırılmasına yönelik istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizin E:2017/1621 esasına kaydedilen davada 31.10.2017 tarihli ara kararla istinabe yoluyla keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiğinden, dava dosyalarının birlikte incelenmesini teminen 30.11.2017 tarihinde Dairemizce verilen ara kararla iş bu dava dosyası üzerinde de istinabe yoluyla keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması karar verilmiş, bu kararımız uyarınca yaptırılan incelemenin sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; "üst kademe 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında "kentsel gelişme alanı" olarak tanımlanan planlama alanının, 1/25.000 ölçekli nazım imar planında "orta yoğunlukta kentsel gelişme yerleşme alanları, kentsel bölgesel açık ve yeşil alanlar, kamu kurumları yönetim ve hizmet alanları, sosyal donatı ve kamu hizmetleri alanı ve merkezi gelişme koridoru" olarak ayrıldığı, Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin 13.04.2015 tarih ve 355 sayılı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde ise planlama alanının "ticaret alanı, konut alanı ve donatı alanları" olarak ayrıldığı, dolayısıyla üst kademe 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı ile 12.11.2014/557 sayılı kararla onaylanan 1/25.000 ölçekli plan kararları ile kullanım kararları ile uyumlu olarak dava konusu 1/5.000 ölçekli nazım imar planında "ticaret alanı, konut alanı ve donatı alanları" olarak ayrıldığı ve yapılaşma hakları belirlendiğinden üst kademe planlara aykırılık ve olumsuzluk görülmediği, Antalya Büyükşehir Belediyesi 1/25.000 ölçekli nazım imar planı plan kararlarına göre Konyaaltı ilçesinde 2030 yılı nüfusunun 256.450 kişi olacağının tahmin edildiği, ayrıca daha sonra onaylanan Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin 10.07.2017 tarih ve 594 sayılı kararı ile onaylanan Aksu-Döşemealtı-Kepez-Muratpaşa-Konyaaltı-Serik İlçeleri 2040 yılı 1/25.000 ölçekli nazım imar planında Konyaaltı ilçe nüfusunun revize dilerek 339.336 kişi olarak tahmin edildiği, dava konusu 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde planlama alanında 120 m² konut büyüklüğü dikkate alınarak 15.500 kişilik nüfus hesabı yapılmasında aykırılık olmadığı, diğer taraftan donatı alanlarının 15.500 kişilik nüfus ile Konyaaltı İlçe Nüfusu esas alınarak "Farklı Nüfus Gruplarında Asgari Sosyal ve Teknik Altyapı Alanlarına İlişkin Standartlar ve Asgari Alan Büyüklükleri Tablosuna (Mekansal Planlama Yönetmeliği-Ek-2 Tablo) göre kişi başı toplam 19,55 m² donatı alanı ayrılması ve toplamda 303.025 m² toplam alan yeterli iken toplam 496.794 m² donatı alanı ayrıldığı, eğitim, sosyal ve kültürel tesis alanı, sağlık tesisleri, ibadet yeri, açık ve yeşil alan ile teknik altyapı alanlarının her biri için de yeterli standartlarda donatı ayrıldığı, dolayısıyla dava konusu planlama alanında 120 m² konut büyüklüğü dikkate alınarak nüfus hesabı yapılmasında ve Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nde öngörülen "orta yoğunluklu gelişme konut alanları (121-250 kişi/ha)" yoğunluk hesabı ile standartlarda ayrılan donatılarda alanların miktarında ve dağılımında aykırılık bulunmadığı, ayrıca üst kademe 1/100.000 ve 1/25.000 ölçekli planların ölçeklerin gerektirdiği hassasiyet gereği leke kararlar verildiği ve toplam standartların altına düşülmeden ve plan ana kararları ile süreklilik ve bütünlük bozulmadan arazinin ayrıntılı incelendiği 1/5.000 ölçekli nazım imar planında ve uygulama kararlarının verildiği alt kademe 1/1.000 ölçekli uygulama imar planında toplan standartlarda azaltmaya gidilmeden fonksiyonlarda yer değişikliği yapılması ile büyüklüklerinin değiştirilmesinde, kavşak düzenlemesi ile yol bağlantılarının farklılaştırılmasında imar mevzuatına aykırılık oluşturmadığının değerlendirildiği, planlama alanının mevcut tarımsal potansiyeli bilinerek Batı Çevre Yolu kapsamında 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunun 13/d bendi uyarınca kamu yararı kararı alındığı gibi üst kademe 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında "kentsel gelişme alanı" olarak tanımlandığı, ayrıca DSİ 13. Bölge Müdürlüğü yazılarından anlaşıldığı üzere planlama sahasının sulama sahası dışında kaldığı, dere kesit ile servis yollarına ilişkin gereklilik ve uygunluk görüşünün bulunduğu, taşkın koruma ve içme suyu açısından ilgili kurumların görüşlerinin alındığı, gerekli plan notlarının düzenlendiği, Antalya kentinin gelişen ve değişen şartları içinde Batı Çevre Yoluna ihtiyaç olduğu gibi üst kademe 1/100.00 ölçekli çevre düzeni planında Batı Çevre Yolu güzergahının işlendiği ve iki tarafı da "kentsel gelişme alanı" olarak tanımlandığı dikkate alınarak plan hiyerarşisi içinde plan kararları alındığı, kullanım kararları tanımlandığı ile yapılaşma haklarının belirlendiği, ulaşım kararlarının kurgulandığı, gerekli plan notlarının düzenlendiği, Antalya kentinin gelişen ve değişen şartları içinde Batı Çevre Yoluna ihtiyaç olduğu ve kent trafiğinde yaşanan sıkıntılara yarar sağladığı gibi üst 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planın da Batı Çevre Yolu güzergahının işlendiği ve iki tarafı da "kentsel gelişme alanı" olarak tanımlandığı dikkate alınarak plan hiyerarşisi içinde plan kararlarının alındığı ve gerekli plan notlarının da düzenlendiğinden imar mevzuatına aykırılık görülmediği, bu görüşler doğrultusunda 160 hektarlık alanın imara açılmasının toprağın korunma, kullanma dengesine, yakın çevresindeki kullanım kararlarına, sulama alanına ve taşkınla mücadeleye olan etkisinin kamu yararı kapsamında incelenerek dava konusu planların yapılmasının uygun görüldüğü, diğer taraftan dava konusu planlama alanında Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin 13.04.2015 tarih ve 355 sayılı kararı ile ulaşım sistemleri ve donatı alanları başta olmak üzere üst kademe planlarla iç tutarlılık bulunduğu ve standartlarda donatı alanı ayrıldığı anlaşıldığından, imar mevzuatına, şehircilik ilkeleri ve planlama esasları ile üst kademe planlara aykırılık olmadığı" görüş ve kanaatine yer verilmiş, bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca itiraz edilmeyen bilirkişi raporu hükme esas alınabilecek yeterlikte görülmüştür.
Bu durumda, uyuşmazlıkla ilgili olarak yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 13/d maddesi uyarınca 27.02.2013 tarihinde verilen Kamu Yararı Kararının iptaline yönelik İdare Mahkemesince verilen kararın Dairemizin 29.03.2019 tarih ve E:2017/1621, K:2019/685 sayılı kararıyla kaldırıldığı ve davanın reddine karar verildiği, davaya konu nazım imar planı değişikliğinde plan hiyerarşisi içinde plan kararlarının alındığı, kullanım kararlarının tanımlandığı ile yapılaşma haklarının belirlendiği, ulaşım kararlarının kurgulandığı, gerekli plan notlarının düzenlendiği, belirtilen bu görüşler doğrultusunda kamu yararı kapsamında dava konusu planlama alanında onaylanan 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde nüfus hesabı, kullanım kararları ve uygulamaya ilişkin kararların yanında ulaşım sistemleri ve donatı alanları başta olmak üzere üst kademe planlarla iç tutarlılığın sağlandığı, davaya konu planda şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, Antalya 1. İdare Mahkemesince verilen 21/12/2016 gün ve E:2015/1421, K:2016/1437 sayılı kararın kaldırılmasına, davanın reddine, istinaf aşamasında yapılan 4.163,90.-TL yargılama giderinin ve Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00.-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, dava aşamasında yapılan 183,30.-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, bilirkişi ücretinden artan miktarın davalı idareye, avans olarak alınan posta ücretinden artan miktarların ise kararın kesinleşmesinden sonra mahkemesince davanın taraflarına iadesine, 2577 sayılı Kanunun 46/1-f maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 29/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)