(2577 S. K. m. 2, 12)
İSTEMİN ÖZETİ: Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 31.08.2010 tarihinde safra taşı ve akut kolesistit tanıları ile yapılan ameliyatın geç yapılması ve sonrasında durumunun daha da kötüye gitmesi nedeniyle Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi'nde muhtelif tarihlerde tekrar ameliyat olması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık hasta ....... için fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydı ile 10.000,00-TL maddi ve 50.000,00-TL manevi, hastanın kızı ....... yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00-TL manevi, hastanın oğlu ....... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00-TL manevi ve eş ....... için 10.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 10.000,00-TL maddi ve 80.000,00-TL manevi tazminatın işleyecek faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılan davada; davacı ....... için 10.000,00-TL maddi tazminat isteminin reddine, 50.000,00-TL manevi tazminat isteminin 20.000,00-TL'lik kısmının kabulüne, 30.000,00-TL'lik kısmının reddine, .......'in eşi ....... için 10.000,00-TL manevi tazminat isteminin kabulüne, .......'in kızı ....... için 10.000,00-TL manevi tazminat isteminin 5.000,00-TL'lik kısmının kabulüne, 5.000,00-TL'lik kısmının reddine, .......'in oğlu ....... için 10.000,00-TL manevi tazminat isteminin 5.000,00-TL'lik kısmının kabulüne, 5.000,00-TL'lik kısmının reddine, faiz isteminin kabulüyle davacılar lehine hükmolunan manevi tazminat tutarlarının davalı idareye başvuru tarihinden (17.04.2015) itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine karar veren Trabzon İdare Mahkemesi'nin 14/09/2017 gün ve E:2015/1203, K:2017/960 sayılı kararının kabule ilişkin kısmının; davalı idare tarafından, davacının acilen ameliyat olması gerekirken gecikerek ameliyat olmasında hekim kusurlu gösterilmişse de, esasen buradaki kusurun hasta yakınlarına ait olduğu, hasta yakınlarınca yatacağı servise hemen değil de ancak üçüncü seferde intikal ettirildiği, dava konusu vakada böyle bir zorunluluk olsa idi hekimin acilen müdahale edeceğinin tartışmasız olduğu, nitekim hasta elektif hale getirilip tüm ön hazırlıklar yapılarak açık cerrahi operasyon yapıldığı, tazmin şartlarının gerçekleşmediği ve tazmin talebinin haksız ve dayanaksız olduğu, hukuka aykırılık ve ağır hizmet kusurunun, uygun nedensellik bağı şartının dava konusu olay bakımından gerçekleşmediği, manevi tazminata faiz uygulanmasının açıkça hukuka aykırı olduğu, müdahil (davalı) tarafından, kararın kabule ilişkin kısmın kaldırılması gerektiği, müvekkilin çalıştığı hastane olanakları çerçevesinde, dosyadaki mevcut takip formlarında gerekli hassasiyetin gösterildiği ileri sürülerek, davacılar tarafından, davanın maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının; maddi tazminat istemlerine gerekçe olarak gösterilen organ zaafı ile zafiyetin yaratmış olduğu ve yaratmaya devam ettiği efor kaybı yönünde herhangi bir tespit ve görüşe yer verilmemesi nedeniyle yeniden rapor alınması gerektiği, efor kaybı ve tazminat hesaplamalarının davacıdan istenmesinin yerinde olmadığı ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması istemidir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava, Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 31.08.2010 tarihinde safra taşı ve akut kolesistit tanıları ile yapılan ameliyatın geç yapılması ve sonrasında durumunun daha da kötüye gitmesi nedeniyle Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi'nde muhtelif tarihlerde tekrar ameliyat olması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık hasta ....... için fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydı ile 10.000,00-TL maddi ve 50.000,00-TL manevi, hastanın kızı ....... yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00-TL manevi, hastanın oğlu ....... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00-TL manevi ve eş ....... için 10.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 10.000,00-TL maddi ve 80.000,00-TL manevi tazminatın işleyecek faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesi'nce; Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 09.12.2016 tarihli bilirkişi raporunda özetle, "hastanın 27.08.2010 tarihinde Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesine yatırıldığı, hafta sonu ve bayram tatili nedeniyle ertelenerek ameliyata alınacağı 31.08.2010 tarihine kadar sürekli karın ağrısı yakınmaları olan hastaya bu 4 günlük süre içerisinde herhangi bir konsültasyon, tanıya yönelik grafi çekimi ya da cerrahi müdahale yapılmamış olduğu, hasta ameliyata alındığında gecikmiş duedonal peptik ülser perforasyonu saptandığının anlaşıldığı, hastanın bundan sonraki yaşadığı tüm olumsuzlukların nedeni olan ameliyat öncesi dönemde ortaya çıkan peptik ülser perforasyonu hususundaki tanı gecikmesinin hastanenin hizmet kusuru olarak değerlendirildiği, davacının iddialarına karşılık ameliyata kapalı değil açık yöntemle başlanmış olduğu ve duedonumda kesi şeklinde bir yaralanma değil bünyesel peptik ülser perfprasyonu olduğu, ayrıca hastaya safra kesesi taşı nedeniyle yapılan ilk ameliyatın endikasyonu bulunduğu ve Op. Dr. ....... tarafından cerrahi normlara uygun olarak gerçekleştirildiği, bilahare ortaya çıkan duedonel sütürdeki kaçağın komplikasyon olarak nitelendirildiği, ancak ameliyat sonrası hastanın takip ve tedavisinde eksiklik olup hastanın genel durumunun giderek bozulması ve ardından şuurunun bozulmasının septik tabloya gittiğini gösterdiği, bu süreçte gerekli cerrahi girişimin yapılmamasının veya hastanın geciktirilmeden ileri bir sağlık kurumuna sevk edilmemesinin komplikasyon yönetiminde bir eksiklik olarak değerlendirildiği bu hususta Dr. .......'nun kusurlu bulunduğu, nitekim gecikerek hastanın kendi/yakınlarının isteğiyle taburcu olmasının ve gittiği hastanede hemen ameliyata alınmasının bu durumu teyit ettiği" ifadelerine yer verildiği, raporun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu, bu durumda, davalı idarenin, davacının hastaneye başvurusu sonrasında bilirkişi raporu doğrultusunda tedavi sürecindeki gecikmeler ve eksiklikler nedeniyle kusurunun hizmet kusuru niteliğinde olduğu ve bu kusur doğrultusunda davacılara tazminat ödemesi gerektiği, maddi tazminat taleplerinin karşılanabilmesi için, tazminat hukukunda kabul edildiği üzere ortada maddi bir zararın bulunması ve bunun açıkça ortaya konulması gerektiği, ortada herhangi bir maddi zararın bulunmaması veya zarar konusu ve miktarı belli olmayan müphem taleplerin bulunması halinde maddi tazminat hakkının doğmayacağı, dava konusu olayda ise davacı .......'in uğradığı maddi zarar kalemlerinin neler olduğunun ortaya konulamadığı, yine davacının herhangi bir organ zaaf veya kaybının bulunmaması nedeniyle efor kaybı tazminatının da söz konusu olmayacağı görülerek maddi tazminat isteminin reddi gerektiği, hasta .......'in geçirdiği ameliyat ve sonrasındaki septik durumu, daha sonra Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesinde, muhtelif tarihlerde defaatle ameliyat edilmesi nedeniyle gerek kendisinin gerekse eşi ve çocuklarının yaşadığı manevi acı ve üzüntülerin karşılığı olarak bir tazminata hükmedilmesi gerekmekte olup, bu manevi tazminatın, yaşanan süreç, hastanın ameliyatlar nedeniyle yaşadığı fiziksel ve manevi ızdırap, yine ailenin ameliyatlar sürecinde aile bütünlüğünden mahrum kalmaları yüzünden duydukları üzüntüler de dikkate alınarak orantılı olarak tespit edilmesi gerektiği, buna göre hastanın kendisi için, hem geç yapılan ameliyat ve sonrasındaki septik durumunun doğru yönetilememesi sırasında yaşadığı fiziksel ızdıraplar, manevi üzüntüler ve acılar için hem de geç yapılan ameliyat nedeniyle daha sonra oluşan vücuduna zararlı durumların giderilmesi için muhtelif tarihlerde yeniden olduğu ameliyatlardaki duyduğu acı ve üzüntüler nedeniyle 20.000,00-TL manevi tazminat ödenmesi, hastanın eşi için bu süreçte gerek hastanın geçirdiği ameliyatlar nedeniyle duyduğu üzüntü ve gerekse ailesinin sürekli hastanelerde bulunması nedeniyle yaşadığı acı ve üzüntü nedeniyle 10.000,00-TL manevi tazminat ödenmesi, hastanın çocukları için bu süreçte annelerinin ameliyatları nedeniyle duydukları üzüntü ve yine annelerinin sürekli ameliyatları nedeniyle aile düzenlerinin bozulması nedeniyle duydukları üzüntü ve acılar için ayrı ayrı 5.000,00-TL manevi tazminat ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacı ....... için 10.000,00-TL maddi tazminat isteminin reddine, 50.000,00-TL manevi tazminat isteminin 20.000,00-TL'lik kısmının kabulüne, 30.000,00-TL'lik kısmının reddine, .......'in eşi ....... için 10.000,00-TL manevi tazminat isteminin kabulüne, .......'in kızı ....... için 10.000,00-TL manevi tazminat isteminin 5.000,00-TL'lik kısmının kabulüne, 5.000,00-TL'lik kısmının reddine, .......'in oğlu ....... için 10.000,00-TL manevi tazminat isteminin 5.000,00-TL'lik kısmının kabulüne, 5.000,00-TL'lik kısmının reddine, faiz isteminin kabulüyle davacılar lehine hükmolunan manevi tazminat tutarlarının davalı idareye başvuru tarihinden (17.04.2015) itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
İstinafa konu Mahkeme kararının, manevi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabul, kısmen reddine yönelik kısmının, hukuka ve usule uygun olduğu, kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığından tarafların bu kısma yönelik istinaf istemleri yerinde görülmemiştir.
İdarenin hukuki sorumluluğu, kamusal faaliyetler sonucunda, idare ile yönetilenler arasında yönetilenler zararına bozulan ekonomik dengenin yeniden kurulmasını, idari etkinliklerden dolayı bireylerin uğradığı zararın idarece tazmin edilmesini sağlayan bir hukuksal kurumdur. Bu kurum, kamusal faaliyetler nedeniyle yönetilenlerin malvarlığında ortaya çıkan eksilmelerin ya da çoğalma olanağından yoksunluğun giderilebilmesi, karşılanabilmesi için aranılan koşulları, uygulanması gereken kural ve ilkeleri içine almaktadır.
Davacıların maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmına yaptıkları istinaf isteminin incelenmesine gelince; Mahkeme tarafından, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen raporda, ameliyat sonrası hastanın takip ve tedavisinde eksiklik olup hastanın genel durumunun giderek bozulması ve ardından şuurunun bozulmasının septik tabloya gittiğini gösterdiği, bu süreçte gerekli cerrahi girişimin yapılmamasının veya hastanın geciktirilmeden ileri bir sağlık kurumuna sevk edilmemesinin komplikasyon yönetiminde bir eksiklik olarak değerlendirildiği bu hususta Dr. .......'nun kusurlu bulunduğuna kanaat getirildiği ve bu durumda, davalı idarenin, davacının hastaneye başvurusu sonrasında bilirkişi raporu doğrultusunda tedavi sürecindeki gecikmeler ve eksiklikler nedeniyle kusurunun hizmet kusuru niteliğinde olduğu ve bu kusur doğrultusunda davacılara tazminat ödemesi gerektiğine kanaat getirilmiş fakat tazminat hukukunda kabul edildiği üzere ortada maddi bir zararın bulunması ve bunun açıkça ortaya konulması gerektiği, ortada herhangi bir maddi zararın bulunmaması veya zarar konusu ve miktarı belli olmayan müphem taleplerin bulunması halinde maddi tazminat hakkının doğmayacağı, dava konusu olayda da yapılan ara kararı üzerine davacı .......'in uğradığı maddi zarar kalemlerinin neler olduğunun ortaya konulamadığı, yine davacının herhangi bir organ zaaf veya kaybının bulunmaması nedeniyle efor kaybı tazminatının da söz konusu olmayacağı değerlendirilerek maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiş ise de; .......'in tedavi sürecindeki gecikmeler ve eksiklikler nedeniyle hastanede yattığı sürede geçirdiği ameliyatlardan dolayı iş göremez durumda bulunduğu bir dönem bulunmakla birlikte ara kararına verilen cevapta hastanede yattığı süre dışında daha uzun süreyle iş göremez halde bulunulduğuna ilişkin bir rapor da sunulmadığından, .......'in ev hanımı olması nedeniyle yerleşik Danıştay içtihatlarına göre kazanç kaybının asgari ücret üzerinden hesaplanması gerekmektedir. Usul ekonomisi(davaların mümkün olan en hızlı sürede ve en az masrafla sonuçlandırılması) ilkesine göre .......'in iş göremezlikten kaynaklanan kazanç kaybının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek duyulmamış ve asgarin ücretin brüt tutarı üzerinden;
31.08.2010-25.10.2010, 03.11.2010-03.12.2010 tarihleri arasında 2 ay 25 gün (760,50x2 ay 25gün=2.154,75 TL ),
07.06.2011-15.06.2011, 27.06.2011-04.07.2011 tarihleri arasında 15 gün (796x12 gün=318.4 TL,837x3gün=83,7 - TL toplam 402,10 TL )
11.07.2011-19.07.2011, 21.11.2011-22.11.2011, 06.12.2011-14.12.2011 tarihleri arası 17 gün (837x17 gün =474,3 TL)
27.06.2012-04.07.2012, tarihleri arasında 7 gün (886,5x4 gün =118,2 TL, 940,5x3 gün=94,05 TL toplam=212,25 TL),
20.07.2012-05.09.2012, 11.10.2012-12.10.2012 tarihleri arasında 1 ay 18 gün (940.5x1ay 18 gün=1.504,80 TL)
olmak üzere davacı ….'in hastane yattığı 172 gün karşılığı toplam 4.748,20 TL maddi tazminatın iş göremezlik nedeniyle taraflarına ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin ve müdahilin (davalı) istinaf başvurularının reddine, davacıların maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Trabzon İdare Mahkemesi'nin 14/09/2017 gün ve E:2015/1203, K:2017/960 sayılı kararının reddedilen 10.000,00-TL maddi tazminat isteminin 4.748,20-TL'lik kısmının kaldırılmasına, 4.748,20 TL maddi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden (17.04.2015) itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine, maddi tazminat isteminin 5.251,80-TL'lik kısmı yönünden davacıların istinaf başvurusunun reddine, hükmedilen tazminat tutarı (4.748,20 TL maddi, 40.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 44.748,20 TL) üzerinden hesaplanan 3.056,75-TL nispi karar harcının ve haklılık oranına (50/100) göre dava aşamasına ait 734,90-TL yargılama giderinden 367,45-TL ile istinaf aşamasında davacının yapmış olduğu 136,30-TL yargılama giderinden 68,15-TL ile birlikte maddi tazminatın kabul edilen kısmı için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090,00-TL (hükmedilen manevi tazminat bakımından idare mahkemesince vekalet ücretine hükmedildiğinden yeniden vekalet ücretine hükmedilmeyerek) avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, dava aşamasına ait yargılama giderinden 367,45-TL ile istinaf aşamasında davacıların yapmış olduğu 68,15-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında davalı idarenin yapmış olduğu 75,40-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, müdahil (davalı) tarafından dava aşamasında yapılan 59,20-TL yargılama giderinden haklılık oranına göre 29,60-TL'nin davacılardan alınarak müdahile verilmesine, geriye kalan 29,60-TL'nin ve istinaf aşamasında müdahil (davalı) tarafından yapılan 123,60-TL yargılama giderinin müdahil üzerinde bırakılmasına, maddi tazminat istemi kısmen kabul kısmen retle sonuçlandığından davalı idare lehine hükmedilen 1.200,00-TL avukatlık ücretinin kaldırılarak A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 1.090,00-TL avukatlık ücretinin (reddedilen manevi tazminat bakımından idare mahkemesince vekalet ücretine hükmedildiğinden yeniden vekalet ücretine hükmedilmeyerek) davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine, hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan 3.056,75-TL nisbi karar harcından dava devam etmekte iken yatırılan 307,39-TL'nin mahsubuyla kalan 2.749,36-TL'nin davacıya tamamlattırılmasına, artan posta giderlerinin taraflara iadesine, 20/04/2018 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)