(2577 S. K. m. 45) (4982 S. K. m. 1, 3, 4, 5, 9, 21)
İSTEMİN ÖZETİ: Kardiyoloji alanında profesör olarak görev yapan davacı tarafından, yedek jürisinde bulunduğu Doç. Dr. .......'in doçentlik başvuru dosyasında yer alan yayınının intihal içerdiği ileri sürülerek yapılan başvuru üzerine Sağlık Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etik Kurulunun 22-23.02.2014 günlü, 2014/2 sayılı toplantısında düzenlenen tutanağın karara katılanların isim ve görüşlerini içeren bir örneğinin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca kendisine verilmesi talebiyle yapılan başvurunun kabul edilmemesine ilişkin Yükseköğretim Kurulunun 25.05.2015 günlü, 663.05 sayılı işlemi ile bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin Başbakanlık Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun 13/07/2015 günlü, 2015/1384 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; davacının yedek jürisinde bulunduğu Doç. Dr. .......'in, tetkik ve tedavi ettiği vakayı kendi çalışması gibi sunduğu ve etik ihlalinde bulunduğu ileri sürüldüğünden ve dava dilekçesinde Etik Kurulunun söz konusu kararına karşı yargı yoluna başvurulduğu belirtildiğinden, Etik Kurul kararına katılan üyeler ile üyelerin görüşlerini içeren tam metninin davacıya verilmesinde davacının menfaati bulunduğu gibi kararın verilmesinin, karara katılan üyelerin mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak nitelik taşımadığı anlaşılmakla, davacının bilgi edinme talebiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin işlemin, 4982 sayılı Kanunun amacı olarak belirlenmiş demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık, açıklık ve hukuk devleti ilkelerine aykırı olacağı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 16. İdare Mahkemesince verilen 14/04/2017 gün ve E:2016/2676, K:2017/1189 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenmek suretiyle kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, Kardiyoloji alanında profesör olarak görev yapan davacı tarafından, yedek jürisinde bulunduğu Doç. Dr. .......'in doçentlik başvuru dosyasında yer alan yayınının intihal içerdiği ileri sürülerek yapılan başvuru üzerine Sağlık Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etik Kurulunun 22-23.02.2014 günlü, 2014/2 sayılı toplantısında düzenlenen tutanağın ve karara katılanların isim ve görüşlerini içeren bir örneğinin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca kendisine verilmesi talebiyle yapılan başvurunun kabul edilmemesine ilişkin Yükseköğretim Kurulunun 25.05.2015 günlü, 663.05 sayılı işlemi ile bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin Başbakanlık Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun 13/07/2015 günlü, 2015/1384 sayılı kararının iptali ve parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. iptali maddesinde; bu Kanunun amacının demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemek olduğu belirtilmiş, "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin (c) bendinde Bilgi; Kurum ve kuruluşların sahip oldukları kayıtlarda yer alan bu Kanun kapsamındaki her türlü veriyi, (d) bendinde Belge; Kurum ve kuruluşların sahip oldukları bu Kanun kapsamındaki yazılı, basılı veya çoğaltılmış dosya, evrak, kitap, dergi, broşür, etüt, mektup, program, talimat, kroki, plan, film, fotoğraf, teyp ve video kaseti, harita, elektronik ortamda kaydedilen her türlü bilgi, haber ve veri taşıyıcılar, (e) bendinde Bilgi veya belgeye erişim ise: İstenen bilgi veya belgenin niteliğine göre, kurum ve kuruluşlarca, başvuru sahibine söz konusu bilgi veya belgenin bir kopyasının verilmesini, kopya verilmesinin mümkün olmadığı hallerde, başvuru sahibinin bilgi veya belgenin aslını inceleyerek not almasına veya içeriğini görmesine veya işitmesine izin verilmesi olarak tanımlamış, "Bilgi Edinme Hakkı" başlıklı 4. maddesinde; herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu ifade edilmiş, "Bilgi Verme Yükümlülüğü" başlıklı 5. maddesinde; kurum ve kuruluşların bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idari ve teknik tedbirleri almakla yükümlü oldukları kurala bağlanmış, 9. maddesinde; "İstenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir." hükmüne, "Özel Hayatın Gizliliği" başlıklı 21.maddesinde de; "Kişinin izin verdiği haller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması halinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgelerin bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; kardiyoloji alanında profesör olarak görev yapan davacı tarafından, yedek jürisinde yer aldığı Doç. Dr. .......'in doçentlik başvuru dosyasında yer alan bir yayının, tetkik ve tedavi ettiği bir vakanın kendisininmiş gibi sunulması nedeniyle intihal içerdiği ileri sürülerek konunun etik kurulunca değerlendirilmesi yönünde Üniversitelerarası Kurulu Başkanlığı'na başvuruda bulunulduğu, Sağlık Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etik Kurulunca yapılan inceleme sonucu 22-23.02.2014 günlü, 2014/2 sayılı toplantısında alınan karar ile etik ihlali bulunmadığına karar verildiği, bunun üzerine davacı tarafından Yükseköğretim Kuruluna başvurularak Sağlık Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etik Kurulunun 22-23.02.2014 günlü, 2014/2 sayılı toplantısında düzenlenen tutanağın ve karara katılanların isim ve görüşlerini içeren bir örneğinin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca kendisine verilmesini talep ettiği, Yükseköğretim Kurulunun 25.05.2015 günlü, 663.05 sayılı işlemi ile kararın, karara katılanların isimleri karartılarak davacıya verilmesi üzerine Başbakanlık Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itiraz edildiği, itirazın 13/07/2015 günlü, 2015/1384 sayılı işlemle reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Yukarıya alınan Yasa hükümleri uyarınca, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması halinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgelerin bilgi edinme hakkı kapsamı dışında olduğu açıktır.
Bakılan uyuşmazlıkta, davacının yedek jürisinde bulunduğu Doç. Dr. .......'in, tetkik ve tedavi ettiği vakayı kendi çalışması gibi sunduğu ve etik ihlalinde bulunduğu ileri sürüldüğünden ve dava dilekçesinde Etik Kurulunun söz konusu kararına karşı yargı yoluna başvurulduğu belirtildiğinden, Etik Kurul kararının metninin davacıya verilmesinde davacının menfaati bulunmakla birlikte katılan üyeler ile üyelerin görüşlerini içeren tam metninin davacıya verilmesi halinde kurul üyelerine karşı hasmane bir tavır içine girilebileceği, kurul üyelerinin kararlarına etki etmeye yönelik teşebbüslerde bulunulabileceği, bu nedenlerle karara katılan üyelerin mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacağı anlaşılmakla, davacının bilgi edinme talebiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin işleminde hukuka aykırılık, işlemin iptali yönündeki mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarelerin istinaf istemlerinin KABULÜ ile Ankara 16. İdare Mahkemesince verilen 14/04/2017 gün ve E:2016/2676, K:2017/1189 sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan Mahkeme aşamasına ait 138,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasına ait; davalı Başbakanlık tarafından yapılan 31,25-TL, davalı Yükseköğretim Kurumu Başkanlığı tarafından yapılan 116,95-TL yargılama gideri ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 990,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın istinaf isteminde bulunanlara iadesine, dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca 12/12/2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)