(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Diyarbakır İli Bismil İlçesi Merkez Jandarma Karakol komutanı olarak çalışmakta olan davacının, Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığının 23/11/2016 tarih ve 1200-16/SB.ASB. sayılı Valilik Oluru ile Lice İlçe Jandarma Komutanlığı emrine atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; Diyarbakır 3. İdare Mahkemesi'nce verilen 31/03/2017 tarih ve E:2016/1627, K: 2017/547 sayılı "davanın reddine" ilişkin kararın; hukuka aykırı olduğu, davacının izinsiz olarak yurtdışına çıktığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, gerekli izinleri aldığı, idari tahkikatın görevlendirmeden sonra başlatıldığı, davacının izinlerini idarenin onayı ile kullandığı, görev yaptığı yerin garnizon hizmet süresi üç yıl olmasına karşın garnizon hizmet süresi iki yıl olan başka bir yere atamasının yapıldığı, atama işleminden davacının çocuklarının eğitiminin olumsuz etkilendiği ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Birinci İdari Dava Dairesi'nce, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, Diyarbakır İli Bismil İlçesi Merkez Jandarma Karakol komutanı olarak çalışmakta olan davacının, Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığının 23/11/2016 tarih ve 1200-16/SB.ASB. sayılı Valilik Oluru ile Lice İlçe Jandarma Komutanlığı emrine atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince; yürüttüğü görev dışında Kıbrıs'ta özel bir üniversitede öğrenim hayatına devam eden davacının karakol komutanı olarak görev yapıyor olması nedeniyle terörle mücadele harekatının en kritik dönemlerinde görevinin başında bulunmadığı, izin kullanacağı adres ile iznini geçirdiği yerin farklı olduğu, yurt dışına çıkış formu doldurmadığı gerekçesiyle hakkında idari tahkikat yürütüldüğü, tahkikat neticesinde getirilen disiplin cezası tekliflerinin davacının izin dönemine denk gelmesi nedeniyle uygulanamadığı, ilçede bulunun sivil bir şahıs ile sorun yaşaması üzerine şikayet edildiği, atama işleminden bir gün sonra verilen takdir belgesinin ise Bismil ilçesinde istihdam edilen toplam 68 personele topluca verildiği ve yine takdir belgesini düzenleyen İlçe Jandarma Komutanı ile tahkikat raporu düzenleyen heyetin başkanının da aynı kişi olduğu, görev başında uzun süre bulunmamasının karakolda görev yapan jandarma personelinin motivasyonu üzerindeki olumsuz etkisi birlikte değerlendirildiğinde, hizmet gerekleri gözetilerek tesis edilen atama işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı yürüttüğü görev dışında Kıbrıs'ta özel bir üniversitede öğrenim hayatına devam eden davacının karakol komutanı olarak görev yapıyor olması nedeniyle terörle mücadele harekatının en kritik dönemlerinde görevinin başında bulunmadığı, izin kullanacağı adres ile iznini geçirdiği yerin farklı olduğu, yurt dışına çıkış formu doldurmadığı gerekçesiyle hakkında idari tahkikat yürütüldüğü, tahkikat neticesinde getirilen disiplin cezası tekliflerinin davacının izin dönemine denk gelmesi nedeniyle uygulanamadığı, ilçede bulunun sivil bir şahıs ile sorun yaşaması üzerine şikayet edildiği, atama işleminden bir gün sonra verilen takdir belgesinin ise Bismil ilçesinde istihdam edilen toplam 68 personele topluca verildiği ve yine takdir belgesini düzenleyen İlçe Jandarma Komutanı ile tahkikat raporu düzenleyen heyetin başkanının da aynı kişi olduğu, görev başında uzun süre bulunmamasının karakolda görev yapan jandarma personelinin motivasyonu üzerindeki olumsuz etkisi birlikte değerlendirildiğinde, hizmet gerekleri gözetilerek tesis edilen atama işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafından bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Subay ve Astsubay Atama Yönetmeliğine dayanılarak hazırlanan Jandarma Genel Komutanlığı Atama Yönergesinin Birinci Bölüm Amaç başlıklı 1. maddesinin b bendinde; "Atamaların; personelin nitelikleri, hizmet safahatı ve görev ihtiyacının dikkate alınarak bir şekilde yapılmasını temin etmek," hükmüne, Tanımlar başlıklı 5. maddesinde; "E. İl İçi Atama: İç güvenlik birliklerinde görevlendirilmek üzere, birlik komutanlıkları emrine atanan jandarma astsubay ve uzman jandarmaların aynı il sınırları içeresinde bir garnizondan başka bir garnizona atandırılmasıdır.
F.Sıralı Hizmet Garnizonu: Bu yönergenin EK-A'sında belirlenen 4 ve 5 nci derecedeki garnizonlara, Atama Yönetmeliğinin 20 nci maddesinde belirtilen istisnalar hariç olmak üzere, personele önceden tebligat vermek şartı ile yönetmelik ve bu yönerge esaslarına uygun bir sıra dahilinde atama yapılan garnizonlardır.
Ğ.Garnizon Hizmet Süresi: Garnizonların derecelerine göre emniyet, asayiş öncelikleri ve hizmet ihtiyaçları dikkate alınarak, her bir garnizon için iki yıldan az olmamak üzere belirlenen ve bu yönergenin EK-A'sında her bir garnizonun hizasında belirtilen hizmet süresidir." hükmüne, 2. Bölüm Disiplinsizlik ve Başarısızlıkta Israr Eden Personele Yapılacak İşlem başlıklı 25. maddesinde; "Atama ve yer değiştirmeler ceza olarak kullanılmaz. Disiplinsizlik ve başarısızlıkta ısrar edenlerden yeniden kazanılması mümkün olmayanların, Türk Silahlı Kuvvetlerinden bir an önce ayrılması için ilgili yönetmeliklerde belirtilen esaslar çerçevesinde işlem yapılır." hükmüne, 4. Bölüm Birlik Emrine Atanan Astsubay ve Uzman Jandarmaların İstihdamı başlıklı E bendinde; "1.Birlik emrine atanan personelin birlik içerisindeki istihdam yerleri, hizmet ihtiyaçlarına göre, daha önceki hizmet safahatı, kurs durumu, ihtisası, eş ve çocuklarının sağlık, iş ve öğrenim durumu dikkate alınarak belirlenir.
2.Genel atama sonrası personelin ilk istihdam edildiği garnizonda, garnizon hizmet süresini tamamlaması esastır. Ancak, ilk istihdam hariç olmak üzere, hizmet ihtiyaçları ve zorunlu nedenlerle birinci kez birlik içinde atamaya tabi tutulmak istenen personelin atamaları, garnizon değişikliğini ve yolluk ödenmesini gerektirse dahi teklifte bulunmaksızın yapılır.
5.Sıralı hizmet garnizonlarında birlik içi istihdam yeri değişikliklerinin, hizmet süresi aynı olan garnizonlar arasında yapılması göz önünde bulundurulur." hükmüne ve 5. Bölüm Garnizon Hizmet Süresine ve Genel Atama Dönemine Bağlı Kalınmaksızın Atama Yapılabilecek Haller başlıklı 2. maddesinin k bendinde; Diğer idari, asayiş ve zaruri sebepler" hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının Diyarbakır ili, Bismil ilçesinde Merkez Jandarma karakol komutanı olarak görev yapmakta iken 23.11.2016 tarihli işlem ile Lice İlçe Jandarma Komutanlığı emrine atanması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davalı idarece, davacının sık sık yıllık izin kullanması nedeniyle sorumluluk bölgesindeki emniyet ve asayişi tam olarak temin etme görevini yerine getiremediği, izinlerini beyan edilen adresten farklı yerde kullandığı ve izinsiz yurtdışına çıktığı, Bismil'de bir şehit yakını tarafından şikayet edildiği ve bu kişiyle arasında husumet bulunduğu gerekçesiyle dava konusu atama işleminin tesis edildiği ileri sürülerek bu hususlara ilişkin olarak 12.12.2016 tarihli idari tahkikat raporu sunulmuştur.
Dava konusu işlemin 23.11.2016 tarihli olduğu dikkate alındığında, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten sonra düzenlenen 12.12.2016 tarihli idari tahkikat raporunun dava konusu işleme dayanak alınamayacağı açıktır.
Öte yandan, dava konusu işleme gerekçe gösterilen hususlar incelendiğinde; davacının sık sık izin kullandığı ve izin adresini Türkiye'de beyan etmesine rağmen izinsiz yurtdışına çıktığı, bunun da terörle mücadeleyi olumsuz etkilediği ileri sürülmekte ise de; davacının izinlerini idareden alarak kullandığı, terörle mücadeleyi olumsuz etkileyeceği düşünülmekte ise, idarenin davacının izinlerini terörle mücadelenin yoğun olmadığı dönemlerde kullanılacak şekilde planlama yapabileceği açık olup idarenin bu yönde bir engel görmeksizin davacının talep ettiği tarihlerde izin kullanmasına onay verdiği anlaşılmaktadır. Davacının iznini belirtilen adreste geçirmemesinin ve idareden onay almadan yurtdışına çıkmasının disiplin cezası gerektirebileceği anlaşılmakla birlikte, her disiplin cezasının atamayı gerektirmediği, izinli olan ve halihazırda görevinin başında bulunmayan davacının iznini belirtilen adreste değil de yurtdışında geçirmesinin görevin işleyişine ne yönde olumsuz etki edeceğinin ortaya konulamadığı görülmektedir. Ayrıca, davacının bir şehit yakını tarafından şikayet edildiği ve aralarında husumet bulunduğu iddia edilmiş ise de, şikayetin neye ilişkin olduğu, haklılık payı bulunup bulunmadığı, iddianın sübuta erip ermediği, bunun davacının görevini layıkıyla yürütmesine engel teşkil edip etmediği incelenmeden salt şikayet edilmiş olmasının atamaya gerekçe teşkil edemeyeceği açıktır.
Bu durumda, dava konusu işleme gerekçe gösterilen eylemlerin tespit edildiği idari tahkikat raporunun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten sonra düzenlendiği, öte yandan, gerekçe gösterilen hususların davacının görevini layıkıyla yerine getirmediğini ortaya koyar nitelikte bulunmadığı dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, aksi yöndeki istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1-Davacınınistinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-Diyarbakır 3. İdare Mahkemesi'nce verilen 31/03/2017 gün ve E: 2016/1627, K: 2017/547 sayılı kararın KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin İPTALİNE,
3-Karar sonucu değiştiğinden yargılama giderlerinin yeniden hüküm altına alınmasına,
4-İlk derece aşamasında yapılan 221,20-TL ve istinaf aşamasında yapılan 186,90-TL olmak üzere toplam 354,45-TL yargılama giderinin ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 990,00-TLavukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5-YD itiraz aşamasında yapılan 27,40-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına,
6-Davacıdan alınmayan 31,40-TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili için Mahkemesince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
7-Posta giderine karşılık yatırılmış olan avanstan artan tutarın 6100 sayılı Kanunun 333. maddesi uyarınca mahkemesince ilgili tarafa resen iadesine, kararın taraflara tebliğine, 27/12/2017 tarihinde oybirliği ile 2577 sayılı Yasanın 45/6. maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. (¤¤)