(213 S. K. m. 3, 116, 117, 118, 122) (6306 S. K. m. 1, 2) (6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği m. 16)
ÖZET: Olayda, davacının sahibi olduğu riskli yapının yıkılarak yerine yeni yapılması sonucunda oluşan bağımsız bölümlerin satışının, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun ve bu kanunun uygulama yönetmeliğinde yer alan hükümler dikkate alınarak çözümlenebileceği, uyuşmazlığın mahiyeti dikkate alındığında, dava konusu işlemin çözümünün maddi olayın açık şekilde ortaya konulmasına ve 213 sayılı Yasa'nın ilgili maddesindeki yazılı teknikler kullanılarak yorumlanmasıyla olanaklı olduğu görülmektedir. Bu nedenle davacı tarafından ileri sürülen iddialar, 213 sayılı Kanunun ilgili maddesinde yazılı hesap ve vergilendirme hataları sayılabilecek nitelikte olmadığından, davacının ödemiş olduğu tapu harcının iadesi istemiyle düzeltme ve şikayet yoluna başvurulması ve neticesinde de istemin reddi yolunda davalı idarece tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
(213 S. K. m. 3, 118, 122, 116, 117, 118) (6306 S. K. m. 1, 2) (Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği m. 16)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının, Adana İli Seyhan İlçesi 2465 Ada, 9 parsel numarasına kayıtlı bulunan taşınmazı üzerine 6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapı şerhi konulduğu, daha sonra bu yapının yıkılarak, yapılan yeni binadaki taşınmazların ....., ....., ....., ....., ..... ve .....'e satışından alınan tapu harçlarının iadesi talebiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunun vergi hatasına ilişkin hükümleri uyarınca yaptığı düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali istemiyle açtığı davanın; ilgili yasa hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; gayrimenkullerin ivaz karşılığında devir ve iktisabının harca tabi olduğu, ancak 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği ve 775 Sayılı Gecekondu Kanunları uyarınca yapılacak devir ve tescillerin ise tapu harcından müstesna olduğu, dava konusu harcın alındığı satış işlemlerinin 6306 sayılı Kanun kapsamındaki uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların ilk satış işlemi olduğu ve dolayısıyla tapu harcından müstesna olduğu, bu durumda 213 sayılı Kanunun 118. maddesinin 2. fıkrasında tanımlanan ve vergilendirme hatası olarak kabul edilen "mükellefiyette hata"nın varlığının kabulü zorunlu olduğu anlaşıldığından; davacı tarafından ....., ....., ....., ..... ve .....'e satışı yapılan bağımsız bölümler nedeniyle kendisinden tahsil edilen tapu harcının iadesine ilişkin kısmının reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, davacı tarafından satışı yapıldığı belirtilen .....'e, satışın davacı tarafından değil, ..... İnş. San.Ltd.Şti tarafından yapıldığı ve tapu harcının da bu taraflarca ödendiği anlaşıldığından, davacının bu kısma yönelik talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin Adana 2. Vergi Mahkemesi'nce verilen 31/05/2017 gün ve E:2016/1519, K:2017/506 sayılı kararın, idarece yapılan işlemlerin usul ve esaslara uygun olduğu ileri sürülerek davanın kabule ilişkin kısmının kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, davacının, Adana İli Seyhan İlçesi 2465 Ada, 9 parsel numarasına kayıtlı bulunan taşınmazı üzerine 6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapı şerhi konulduğu, daha sonra bu yapının yıkılarak, yapılan yeni binadaki taşınmazların ....., ....., ....., ....., ..... ve .....'e satışından alınan tapu harçlarının iadesi talebiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunun vergi hatasına ilişkin hükümleri uyarınca yaptığı düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 122. maddesinde; mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124'üncü maddesinde de, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına, il özel idare vergileri hakkında valiliğe ve belediye vergileri hakkında belediye başkanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmış olup, bu maddeler uyarınca düzeltilmesi vergi dairelerinden istenebilecek vergi hatasının tanımı ise, aynı Kanunun 116. maddesinde, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak yapıldıktan sonra, 117. ve 118. maddelerinde de, hesap hataları ile vergilendirme hatalarının neler olduğu açıklamalarına yer verilmiştir.
213 sayılı Yasada düzenlenen düzeltme ve şikayet yoluna başvurulabilmesi için vergilendirme işlemleri sırasında anılan Yasa'nın 117. ve 118. maddelerinde tanımı yapılan bir hesap hatasının veya vergilendirme hatasının yapılmış olması gerekmektedir. Uyuşmazlığın, vergi hatası dışında maddi olayların değerlendirilmesi ve irdelenmesini gerektiren hukuksal bir sorun olarak ortaya çıkması ve yorumu gerektirmesi durumunda düzeltme ve şikayet yoluyla yapılan başvurunun reddi üzerine açılacak davalarda olayın esasına yönelik iddiaların incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemektir.'' hükmüne; 2. maddesinde, "Bu kanunun uygulanmasında, riskli yapı: riskli alan içinde veya dışında olup ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmi ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapıyı ifade eder." hükmüne, 7/9. maddesinde, "Bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamalar, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paralar ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesnadır." hükmüne yer verilmiştir.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 16.maddesinin (9) fıkrasının (ç) alt bendinde, (Ek:RG- 25/7/2014-29071) "İlgili kurum ile uygulama alanındaki yapıları malik olarak kullanan gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerince yapılan;
1) Uygulama alanındaki yapıların dönüşüme tabi tutulmadan önce ilk satışı, devri ve tescili işlemleri ile Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların ilk satışı, devri ve tescili işlemleri,
2) Kanun kapsamındaki bir yapıdan dolayı, kredi desteğinden faydalanarak veya tamamen kendi kaynaklarını kullanarak, uygulama alanında veya uygulama alanı dışında parsellerde yeni bir yapı yapılması ya da mevcut bir yapının satın alınması işlemi,
Kanun uyarınca yapıldığından, bu işlem ve uygulamalar ile uygulama alanındaki yapılarla ilgili olarak; noterler, tapu ve kadastro müdürlükleri, belediyeler ve diğer kurum ve kuruluşlar nezdinde Kanun uyarınca yapılan diğer işlemler hakkında (a) ve (b) bentlerinde belirtilen vergi, harç ve ücret muafiyetleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Adana İli, Seyhan İlçesi 2465 Ada ve 9 parselde kayıtlı taşınmaza 12/12/2013 tarihinde riskli yapı şerhi konulduğu, bu taşınmaz üzerine on üç katlı apartman yapıldığı, 30/12/2014 tarihinde riskli yapı belirtmesinin beyanlar hanesinden terkin edildiği, yapılan yeni binadaki bağımsız bölümlerin ....., ....., ....., ....., ..... ve .....'e davacı tarafından yapılan satışından alınan tapu harçlarının iadesi amacıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanunun vergi hatasına ilişkin hükümleri uyarınca yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair 04/11/2016 tarih ve 114173 sayılı işlemin iptali ile ödenmiş olan tapu harçlarının iadesi talebiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacının sahibi olduğu riskli yapının yıkılarak yerine yeni yapılması sonucunda oluşan bağımsız bölümlerin satışının, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun ve bu kanunun uygulama yönetmeliğinde yer alan hükümler dikkate alınarak çözümlenebileceği, uyuşmazlığın mahiyeti dikkate alındığında, dava konusu işlemin çözümünün maddi olayın açık şekilde ortaya konulmasına ve 213 sayılı Yasa'nın 3. maddesindeki yazılı teknikler kullanılarak yorumlanmasıyla olanaklı olduğu görülmektedir.
Bu nedenle davacı tarafından ileri sürülen iddialar, 213 sayılı Kanunun 117 ve 118. maddesinde yazılı hesap ve vergilendirme hataları sayılabilecek nitelikte olmadığından, davacının ödemiş olduğu tapu harcının iadesi istemiyle düzeltme ve şikayet yoluna başvurulması ve neticesinde de istemin reddi yolunda davalı idarece tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, Adana 2. Vergi Mahkemesi'nin 31/05/2017 gün ve E:2016/1519, K:2017/506 sayılı kararının; davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın reddine, mahkeme kararında hükmedildiğinden davalı idare lehine yeniden vekalet ücreti hükmedilmesine gerek bulunmadığına, Harçlar Kanunu uyarınca belirlenen 35,40TL maktu karar harcının davacıdan tahsiline, mahkeme aşamasında davacı tarafından karşılanan 100,25TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında davalı idare tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 64,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, artan posta ücretinin istinaf başvurusunda bulunan davalı idareye iadesine, kesin olarak 17/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)