(2709 S. K. m. 125) (2577 S. K. m. 54, Geç. m. 8) (775 S. K. m. 1, 7, 25)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacıya ait konutun ikinci boğaz köprüsü yapımı kapsamında Gebze-Çamlıca Otoyolu güzergâhında kalması nedeniyle hak sahibi sayılarak kamulaştırılması karşılığında İstanbul 8. Noterliği’nin 7.7.1986 tarih ve 43691 yevmiye numaralı satış mukavelesi ile adı geçene gecekondu önleme bölgesinde bulunan İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, Örnek Mahallesi, .... Mevkii, 2509 (eski 1531) ada, 12 parsel sayılı 400 m2 büyüklüğündeki taşınmazın 775 ve 3016 sayılı yasalar uyarınca 5.000.000,00.-TL bedelle satışı yapılmasına ve 1.250.000,00.-TL’si peşin olarak ödenmesine rağmen söz konusu taşınmaza ilişkin olarak daha önceden .... adına 30.11.2984 günlü, 3737 yevmiye nolu tapu tahsis belgesi düzenlendiğinin anlaşılması üzerine davacı adına düzenlendiği öne sürülen tapu tahsis belgesinin iptal edilmesi, başka bir taşınmazın verilmemesi ve taşınmazın kendisine satışı karşılığı ödediği tutarların da iade edilmemesi sebebiyle uğradığı zararlara karşılık, söz konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle rayiç bedelinin tespit edilerek miktar arttırım hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL maddi zararın tapu tahsis belgesinin verildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda İstanbul 9. İdare Mahkemesi Hâkimliği’nce verilen 08/01/2016 günlü, E:2013/2008, K:2016/31 sayılı kararın onanmasına dair İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesi'nin 15/02/2017 günlü, E:2016/202, K:2017/195 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesi'nce; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununa 6545 sayılı Yasa ile eklenen geçici 8. maddenin 1. fıkrasının istinaf mahkemelerinin faaliyete başladığı tarihten önce verilen kararlar yönünden saklı tuttuğu kanun yolu hakkı sebebiyle 20/07/2016 tarihinden önce verildiği görülen başvuruya konu kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler çerçevesinde yapılan karar düzeltme başvurusu hakkında 2577 sayılı Yasanın 6545 sayılı Yasa ile mülga olan 54.maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:
Dava; davacıya ait konutun ikinci boğaz köprüsü yapımı kapsamında Gebze-Çamlıca Otoyolu güzergâhında kalması nedeniyle hak sahibi sayılarak kamulaştırılması karşılığında İstanbul 8. Noterliği’nin 7.7.1986 tarih ve 43691 yevmiye numaralı satış mukavelesi ile adı geçene gecekondu önleme bölgesinde bulunan İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, Örnek Mahallesi, .... Mevkii, 2509 (eski 1531) ada, 12 parsel sayılı 400 m2 büyüklüğündeki taşınmazın 775 ve 3016 sayılı yasalar uyarınca 5.000.000,00.-TL bedelle satışı yapılmasına ve 1.250.000,00.-TL’si peşin olarak ödenmesine rağmen söz konusu taşınmaza ilişkin olarak daha önceden .... adına 30.11.2984 günlü, 3737 yevmiye nolu tapu tahsis belgesi düzenlendiğinin anlaşılması üzerine davacı adına düzenlendiği öne sürülen tapu tahsis belgesinin iptal edilmesi, başka bir taşınmazın verilmemesi ve taşınmazın kendisine satışı karşılığı ödediği tutarların da iade edilmemesi sebebiyle uğradığı zararlara karşılık, söz konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle rayiç bedelinin tespit edilerek miktar arttırım hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL maddi zararın tapu tahsis belgesinin verildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
775 sayılı Gecekondu Kanununun 1 inci maddesinde, mevcut gecekonduların ıslahı, tasfiyesi, yeniden gecekondu yapımının önlenmesi ve bu amaçlarla alınması gereken tedbirler hakkında bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı; 7 nci maddesinde, belediyelerin mülkiyetinde bulunan ve bundan sonra da bu Kanun'a göre mülkiyetine geçecek olan arazi ve arsalardan, belediye meclisi kararı ile belli edilip, Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca uygun görülenlerin, bu Kanun hükümleri dairesinde konut yapımına ayrılacağı; 25 inci maddesinde; 7 nci madde gereğince tespit olunan önleme bölgelerindeki arsalar, öncelikle gecekonduların ıslahı ve tasfiyesi sebebiyle açıkta kalacaklara ve diğer konutsuz vatandaşlara verileceği, bu arsalardan, ıslah ve tasfiye bölgelerinde bulunan diğer yapı sahiplerinden yapısının tasfiyesini isteyenlerin de faydalanabileceği, her ne sebeple olursa olsun bu Kanun hükümlerince arsa tahsis edilecek kimselerin, yoksul ve dar gelirli olması, kendisinin veya eşinin veya ergin olmayan çocuğunun herhangi bir belediye sınırı içinde ev yapmaya müsait arsaya veya herhangi bir yerde bir ev veya apartmanın ayrı bir dairesine karşılık olan payına sahip bulunmamasının şart olduğu; aynı Kanunun 3016 sayılı Kanunla değişik 26 ncı maddesinde ise; 25 inci maddede sözü geçen arsaların yönetmelikte belirtilen şekil ve esaslar dahilinde ve tespit olunacak bedellerle kendilerine arsa verilmesi gerekenlere dağıtılacağı, arsa ve binaların halihazır durumları ile şahıslara veya kamu kurum ve kuruluşlarına tahsis veya satışlarının valiliklerince tespit ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca onaylanan emsal bedel üzerinden yapılacağı, binalar ve konutların, valiliklerin teklifi üzerine, bu bedelin yüzde yirmibeşi (% 25) peşin olarak yatırılmak ve vade farkı alınmak kaydıyla taksitle de satılabileceği, şahıslara veya kamu kurum ve kuruluşlarına, arsaların ve binaların satış veya tahsisine dair esasların Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca hazırlanacak yönetmelikle belirleneceği, hükümlerine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacıya ait konutun ikinci boğaz köprüsü yapımı kapsamında Gebze-Çamlıca Otoyolu güzergâhında kalması nedeniyle hak sahibi sayılarak Karayolları Genel Müdürlüğünce kamulaştırıldığı, karşılığında 775 sayılı Kanun hükümleri dairesinde oluşturulan gecekondu önleme bölgesinde yer alan İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, Örnek Mahallesi, .... Mevkii, 2509 (eski 1531) ada, 12 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedeli düşüldükten sonra tespit olunan 5.000.000,00.-TL bedelle 775 ve 3016 sayılı yasalar uyarınca satışının yapıldığı ve İstanbul 8. Noterliği’nin 7.7.1986 tarih ve 43691 yevmiye numaralı satış sözleşmesi imzalanarak satış bedelinin % 25’i olan 1.250.000,00.-TL’nin aynı tarihte yatırıldığı, ancak söz konusu taşınmaza ilişkin olarak daha önceden .... adına 30.11.2984 günlü, 3737 yevmiye nolu tapu tahsis belgesi düzenlendiğinin anlaşılması üzerine davacı adına düzenlenen tapu tahsis belgesinin iptal edildiği, davacı tarafından, kendisine başka bir taşınmazın verilmemesi ve taşınmazın kendisine satışı karşılığı ödediği tutarların da iade edilmemesi sebebiyle uğradığı zararlara karşılık, söz konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle rayiç bedelinin tespit edilerek miktar arttırım hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL maddi zararın tapu tahsis belgesinin verildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, bakılan davanın konusunu, ikinci boğaz köprüsü yapımı kapsamında Gebze-Çamlıca Otoyolu güzergâhında kalması nedeniyle kamulaştırılan konutundan dolayı 775 sayılı Gecekondu Kanununa göre hak sahibi sayılan davacıya, kamulaştırma bedeli düşüldükten sonra belirlenen 5.000.000 TL bedeli üzerinden satışı yapılan ve bedelinin tamamının ödendiği öne sürülen taşınmazın tapu tahsis belgesinin iptal edilmesi, başka bir taşınmazın tahsis edilmemesi ve ödenen bedelinin de iade edilmemesi sebebiyle, taşınmazın davanın açıldığı tarih itibariyle belirlenecek rayiç bedelinin tazminat olarak ödenmesi isteminin oluşturduğu görülmektedir.
Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.
İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya eksiklik şeklinde tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşir ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açar.
Olayda, davacıya satışı yapılan ve Üsküdar Belediyesi'nce 23.02.1987 tarih ve 77/6835 sayılı yapı kullanma izin belgesi verilen dava konusu taşınmaz için .... adına düzenlenen tapu tahsis belgesinin davacının başvurusu üzerine 22/10/1987 günlü işlemle geri alındığı, anılan işlemin .... tarafından açılan davada İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 16.5.1989 günlü, E:1987/232, K:1989/599 sayılı kararıyla iptal edildiği, anılan kararın Danıştay 6. Dairesinin 11.4.1990 günlü, E:1989/3219, K:1990/694 sayılı kararıyla onandığı, karar düzeltme talebinde bulunulmaması sonucunda onama kararının 15.9.1990 tarihi itibariyle kesinleştiği, davacı tarafından .... aleyhine Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan men'i müdahale ve tazminat davasının reddedildiği, ayrıca yine davacı tarafından Hazine aleyhine açılan tapu tescil davasında verilen Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 7.10.1996 günlü, E:1996/503, K:1996/746 sayılı kararının Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 22.1.1997 günlü, E:1996/8548, K:1997/195 sayılı kararıyla onanarak 11.3.1997 tarihi itibariyle kesinleştiği, tüm bu hukuki süreçten sonra davacının kendisine arsa tahsis edilmesi yönündeki başvurularından da sonuç alamaması üzerine görülmekte olan davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, önceden .... adına tapu tahsis belgesi düzenlenen 1531 ada, 2 parselin davacıya satılmasının davalı idare yönünden hizmet kusuru oluşturduğu açık olup, adı geçene aynı bölgede veya diğer gecekondu ıslah veya önleme bölgesinde başka bir arsa veya hisse verilmediği ve ödediği meblağın da iade edilmediği göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu satış işlemi sebebiyle davacının 7.7.1986 tarihinde 1.250.000 TL peşinatını ödediği anlaşılan, 1986 yılı içinde tamamını ödediğini öne sürdüğü ve aksi yönde bir iddiada da bulunulmayan satış işlemi sebebiyle ödemiş olduğu 5.000.000 TL’nin ve kamulaştırma bedelinin güncel karşılığı olan tutarda zarara uğradığı açıktır.
Ancak, davacının dava açmaktaki amacının, 775 ve 3016 sayılı Yasa uyarınca satışı yapılan taşınmazın tapu işlemlerinin sonuçlanmaması nedeniyle ödediğini iddia ettiği arsa bedeli nedeniyle oluşan zararının tazmini olmayıp, davacının talebinin kendisine satışı yapılan ve fakat tapu işlemleri tamamlanamayan taşınmazın söz dava tarihi itibariyle rayiç bedelinin ödenmesine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının kendisine satışı yapılan arsanın tapu işlemlerinin sonuçlanamadığı, başka bir yerden de arsa tahsisi yapılamadığı için 1986 yılında ödemiş olduğu arsa bedeli ve ödenmeyen kamulaştırma bedelini güncel değeri üzerinden isteyebileceği açık ise de, satış işleminden daha önce üçüncü bir şahıs adına tapu tahsis belgesi düzenlenmiş olması nedeniyle davacıya satışının yapılmasına 775 sayılı Yasada öngörülen hak sahipliği esasları yönünden olanak bulunmayan taşınmazın dava tarihi itibariyle rayiç bedeli, davacı yönünden ortaya çıkmış ve davalı idarelerin de ödemekle sorumlu tutulabilecekleri zarar niteliği taşımadığından, söz konusu meblağın davacıya ödenmesine hukuken olanak bulunmamakla, davanın reddine karar verilmesinde hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemelerinin itiraz üzerine verdikleri kararlar hakkında kararın düzeltilmesi yoluna başvurulabilmesi, ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun mülga 54. maddesinde yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. İstemde bulunan tarafından öne sürülen düzeltme nedenleri ise sözü edilen maddede belirtilen nedenlerden hiçbirine uymadığından, yasal dayanağı olmayan düzeltme isteminin yukarıda belirtilen gerekçeyle REDDİNE, posta giderinden ibaret 81,00.- TL karar düzeltme giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, karar düzeltme gideri için tahsil edilen paranın kullanılmayan kısmının mahkemesince ilgilisine iade edilmesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, kesin olarak 16.01.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)