İSTEMİN ÖZETİ: İzmir Emniyet Müdürlüğü emrinde emniyet amiri olarak görev yapan davacının Amasya Emniyet Müdürlüğü emrine emniyet amiri olarak naklen atanmasına dair 28.08.2015 gün ve 500321 sayılı İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılan davada; davacı hakkında işlem tarihi itibariyle başlayan veya sonuçlanan herhangi bir idari veya adli soruşturma bulunmadığı, yürüttüğü görevde başarısızlığına ve/veya yetersizliğine ilişkin herhangi bir tespit ve inceleme bulunmadığı, davalı idarece bu konuda herhangi bir bilgi ve belgeye yer verilmediği gibi, Emniyet Hizmetleri Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 5. maddesi uyarınca bulunduğu yerde görev süresi dolmayan davacının, görev yerinin değiştirilmesini haklı kılan bir somut bir sebep veya gerekçenin ortaya konulmadığının görüldüğü, bulunduğu yerde 10 yıllık görev süresi dolmayan davacının hizmet gereği şeklinde soyut gerekçeler gösterilerek süresi dolmadan Amasya Emniyet Müdürlüğü emrine naklen atanmasına dair dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar veren İzmir 2.İdare Mahkemesinin 27/10/2016 gün ve E:2015/1394, K:2016/1151 sayılı kararının; davalı idarece, kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi için gerekli koşullar gözetilerek, işlemin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda tesis edildiği, işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu, ayrıca davacının FETÖ/PDY kapsamında 01/09/2016 tarihli 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Atamalarda öncelik sırasına uyulmadığı, İzmir ilinde 10 yıllık görev süresinin dolmadığı, burada kendisinden daha fazla çalışan personelin bulunduğu, zorunlu ve zaman dışı atamayı gerektirecek bir durumun olmadığı, eşinin İzmir ilinde çalıştığı, aile birliğinin bozulduğu, FETÖ/PDY ile bağlantısının olmadığı, işlemin mevzuata ve hukuka aykırı olduğu, adli yardım talebinden yararlandırılması gerektiği belirtilerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdare Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, İzmir Emniyet Müdürlüğü emrinde emniyet amiri olarak görev yapan davacının Amasya Emniyet Müdürlüğü emrine Emniyet Amiri olarak naklen atanmasına dair 28.08.2015 gün ve 500321 sayılı İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76.maddesinde, Kurumların görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleri ile memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68.maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilecekleri kurala bağlanmıştır.
5442 sayılı İl idaresi Kanunu'nun 11. maddesinin (Ç) fıkrasında; “Jandarma, polis, gümrük muhafaza ve diğer özel kolluk kuvvetlerinin bütün ast ve üstlerinin il içine münhasır olmak üzere geçici veya sürekli olarak vali tarafından yerleri değiştirilebilir ve bundan hemen İçişleri, Gümrük ve Tekel Bakanlıklarına bilgi verir." hükmü yer almaktadır.
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunun 96.maddesinde, "Emniyet Umum Müdürlüğü; merkez ve vilayetler teşkilatında maaş veya ücretle istihdam etmekte olduğu her hangi bir memur veya müstahdemi, ifası emniyet Umum Müdürlüğüne ait bir iş için orada emniyet teşkilatı ve münhal vazife bulunup bulunmaması ile mukayyet olmaksızın, kadroda gösterilen tahsisat ile dilediği yerde kullanabilir." hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanun hükümleri ile idarelere kamu görevlilerinin gereği halinde naklen atanmaları hususunda takdir yetkisi tanınmış ise de, bu yetkinin kullanımı mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu idare hukukunun temel ilkelerindendir. Bu yetki kullanılarak yapılmış işlemin iptali istemiyle açılan davalarda yargısal denetimin kamu yararının gözetilip gözetilmediği, hizmet gerekleriyle sınırlı kalınıp kalınmadığı konularında olacağı, işlemin dayanağı olarak belirli bir sebebin gösterilmesi durumunda aynı ilkeler göz önünde bulundurularak bu sebebin işlemin yapılmasına yeterli bulunup bulunmadığı konularının araştırılacağı kuşkusuzdur.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 2001-2005 yılları arası Samsun, 2005-2007 yılları arasında Emniyet Genel Müdürlüğü’nde, 2007-2011 yılları arasında Yozgat Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaparak 2. bölge hizmet süresini tamamladığı, 13.06.2011 günlü onay ile 08.08.2011 tarihinden itibaren İzmir Emniyet Müdürlüğü emrine atandığı ve Güzelbahçe İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde emniyet amiri olarak görev yaptığı, dava konusu 28.08.2015 gün ve 500321 sayılı İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü işlemi ile hizmet gereği gerekçe gösterilerek Amasya Emniyet Müdürlüğü emrine emniyet amiri olarak naklen atanması üzerine bakılan davanın açıldığı, daha sonra davacının FETÖ/PDY kapsamında 01/09/2016 tarihli 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, emniyet hizmetinin özelliği dikkat alındığında, idarelerin kamu hizmetinin etkin ve verimli işlemesini sağlamak konusunda yasalarla kendilerine verilen görevi yerine getirirken, idari yapı içerisinde değişik alternatifler üretmesi ve hizmetin gereklerini gözeterek memurların atamalarında değişikliğe gidilmesi tabii olup; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile davalı idare tarafından işlemin tesisine neden olarak ileri sürülen hususların birlikte değerlendirilmesinden, anılan mevzuatın idareye tanıdığı takdir yetkisi çerçevesinde, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak genel hizmet kadrosunda bulunan davacının atamasının gerçekleştirildiği sonucuna varıldığından, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, İzmir 2. İdare Mahkemesi'nin 27/10/2016 gün ve E:2015/1394, K:2016/1151 sayılı istinaf başvurusuna konu kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen dava yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf başvuru aşamasında davalı idarece yapılan 48,50-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 990,00-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine, istinaf başvuru aşamasında Harçlar Kanunun 13/j maddesi uyarınca davalıdan alınmayan 85,70-TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsiline, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, 04/04/2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)