(6100 S. K. m. 333)
BAŞVURUNUN KONUSU: Davacı firma adına tescilli 12.07.2016 tarih ve IM067679 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşya için Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın gözetim uygulamasına ilişkin tebliğinde belirtilen kıymetin esas alınması neticesinde fazladan tahakkuk ve tahsil edildiğini ileri sürdüğü gümrük vergisi, toplu konut fonu ve katma değer vergisinin kaldırılması ve yasal faizi ile iadesi istemi ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesi kapsamında yapmış olduğu itirazın reddine dair 28.07.2016 tarih ve 2016/181 sayılı işlemin iptali ve ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davada; davacı şirketin gümrük beyannamesi ile beyan ettiği kıymetin fazla olduğunu iddia ettiği, mezkur beyannamede bir ihtirazi kaydın mevcut olmadığı ve 2013/9 sayılı tebliğ hükümlerine göre işlemler yapıldıktan sonra beyannamenin tescil edildiği yani gümrük yükümlülüğünün 12.07.2016 tarihinde başlaması üzerine ihtirazi kayıt dilekçesinin 21.07.2016 tarihinde postaya verildiği, idarenin kayıtlarına 26.07.2016 tarihinde giren dilekçe ile toplam 128.746,53-TL tutarındaki gümrük vergisi, katma değer vergisi ve toplu konut fonunun yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle Bölge Müdürlüğü'ne itiraz edildiği, Bölge Müdürlüğü'nün 28.07.2016 tarih ve 2016/181 sayılı işlemi ile itirazın reddedildiğinin bildirmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, olayda, davacı şirketin iade istemi ve itiraz dilekçesinde belirtilen birim kıymetinin ihracatçıya ödenen gerçek kıymet olmadığı yönünde yapılmış bir saptama bulunmadığı, ihtilafın, kayda (gözetime) tabi olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmayan eşyanın, salt bu nedenle yüksek beyan edilen birim kıymete göre hesaplanan fazla vergi ile fonun yasaya uyarlık arz edip etmediği noktasına ilişkin olduğu, beyan edilen eşya için Tebliğde belirtilen kıymetler, eşyanın Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığı gibi, böyle bir durumda, belirtilen kıymetin esas alınması suretiyle ek tahakkuk yapılmasını öngören herhangi bir yasal düzenlemenin bulunmadığı, dolayısıyla gözetim uygulaması ile ilgili olarak belge aranmaması için eşyanın bedeli yükseltilerek beyan edilen kıymet, Gümrük Kanununda yer alan düzenlemelere göre gümrük kıymeti olarak alınacak gerçek satış bedeli olmadığının tartışmasız olduğu, ortada kanunen ödenmesi gereken herhangi bir vergi bulunmadığından gözetim önlemlerinin yanlış algılanması suretiyle fazladan tahakkuk ettirilen ve tahsil edilen vergilerin iadesi istemini reddeden Bölge Müdürlüğü işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptali ile fazladan ödenen vergilerin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine ilişkin olarak İzmir 2. Vergi Mahkemesi'nce verilen 12/12/2016 gün ve E:2016/1330, K:2016/1701 sayılı kararın; davalı idarece itiraz konusu olacak herhangi bir ek tahakkuk yapılmadığı, kayıt belgesindeki CİF kıymetin Gümrük Kıymeti olacağı şeklinde bir uygulama yapılmadığı, firmanın tamamen kendi insiyatifi doğrultusunda kıymeti ve vergileri beyan ettiği, beyan edilen şekilde de gümrük işlemlerinin sonuçlandırıldığı, mahkemece, davacıya uygulanan ek tahakkukun yerinde olmadığı ifade edilmişse de, idarece uygulananın ek tahakkuk olmaması nedeni ile kararın hatalı olduğu, 2013/9 sayılı tebliğin yürürlüğe girmesi ile GTİP'ye ilişkin 'Gözetim Belgesi' yerine 'İthalat Kayıt Belgesi' uygulamasına geçildiği, davacı firmanın ithal eşyası için İthalat Kayıt Belgelerini aldığı ve Gümrük işlemlerini de beyan ettiği CIF kıymeti üzerinden yaptığı, İthalatta Gözetim Uygulamasına ilişkin 2013/9 sayılı Tebliğin 1. maddesi ve 7. maddesinin 3. fıkrasında serbest dolaşıma giriş beyannamesinde kayıtlı kıymet veya miktarın, kayıt belgesindeki kayıtlı kıymet veya miktarı %5 dahil daha az bir oranda aşması halinde ithalatın yapılabileceğinin açık olduğu, %5'ten daha fazla bir oranda aşması halinde ise ithalatın yapılamayacağı ve yeni bir kayıt belgesinin ibrazı yahut elektronik ortamdaki kaydının ithalatçı tarafından gümrük idaresine sunulması gerektiği, yükümlü tarafından ithalatın yapılabilmesi için, kayıt belgesinde kayıtlı CIF kıymet ile serbest dolaşıma giriş beyannamesinde kayıtlı CIF kıymet arasındaki farkın %5'i aşmayacak şekilde yurtdışı gider olarak beyan edildiği iddiası da, yeni bir kayıt belgesi almamak için firmanın tamamıyla kendi rızası doğrultusunda beyanda bulunduğunun kanıtı olduğu, söz konusu serbest dolaşıma giriş beyannamesinde kayıtlı kıymet davacının kendi insiyatifi ile beyan edildiği, farkın %5'i aştığı bir beyanda ithalatın gerçekleşmeyeceği bilindiğinden yeni bir kayıt belgesi de sunmamak için bu yolun denendiği, mahkemece yasal faiz ödenmesine hükmedilmesinin açıkça mevzuata aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
İzmir 2. Vergi Mahkemesi'nce verilen 12/12/2016 gün ve E:2016/1330, K:2016/1701 sayılı karar usul ve yasaya uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle; istinaf başvurusunun reddine, aşağıda gösterilen 44,00-TL yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine, kararımızın tebliğini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 28/03/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)