(193 S. K. m. 94) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Türk Telekomünikasyon A.Ş. ile davacı arasında düzenlenerek imzalanan "İş sözleşmesinin anlaşma (ikale) yolu ile sona ermesi ve sonuçlarına ilişkin protokol" uyarınca davacıya "ek ödeme" adı altında ödenen tutar üzerinden kaynaktan kesme suretiyle tahsil edilen gelir vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine dair işlemi; dosyanın incelenmesinden, davacı ile Türk Telekomünikasyon A.Ş. Arasındaki iş akdinin 30/12/2011 tarihinde feshedildiğinin, davacıya iş akdinin feshi nedeniyle oluşan tazminatlara ilişkin 48.533,40- TL ödeme yapıldığının, işverenin bu tutara isabet eden gelir(stopaj) vergisini tevkif ederek bağlı bulunduğu Ankara Dışkapı Vergi Dairesi Müdürlüğüne beyan edip ödediğinin, davacının, ikale sözleşmesi kapsamında yapılan söz konusu ödemenin gelir vergisine tabi olmadığından kesilen verginin iadesi istemiyle 28.12.2016 tarihinde Dışkapı Vergi Dairesine başvurduğunun, başvurunun 26.01.2017 tarihli yazı ile reddi üzerine şikayet yoluyla Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına yaptığı başvurusunun da 27.02.2017 tarih ve E.23944 sayılı yazı ile reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94.maddesinin 1.fıkrasında, ücret veya farklı ad altında ödenip ücret niteliği taşıyan ödemelerin gelir vergisi tevkifatına tabi olduğunun belirtildiği, davacıya yapılan ek ödemenin ücret niteliğinde olup olmadığının uyuşmazlığın esasını oluşturduğu, vergisi uyuşmazlık konusu ödemenin, iş akdinin feshi nedeniyle işsiz kalan davacıya, karşılıklı anlaşmaya bağlı olarak yasal zorunluluk olmadan işsizlik sebebiyle yardım amaçlı yapılan bir ödeme olduğu, işine son verilen çalışana yapılan ödemenin hizmet karşılığında yapılması söz konusu olamayacağından ücret olarak nitelendirilemeyeceği, yapılan ödemenin iş akdinin feshi neticesinde ödenen kıdem tazminatı niteliğinde bir tazminat olduğu, dolayısıyla ücret niteliği taşımayan ödemenin hangi ad altında yapıldığının da vergilendirme açısından bir önemi bulunmadığından, gelir vergisine tabi olmayan söz konusu ödemeden yapılan gelir vergisi kesintisinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptal eden Ankara 2. Vergi Mahkemesinin 12.07.2017 gün ve E:2017/363, K:2017/1069 sayılı kararının; kesintiye ilişkin ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 30 gün içinde açılmayan davanın süresinde olmadığı, uyuşmazlık konusu kesintinin düzeltme-şikayet kapsamında bir vergilendirme hatası içermediği, yapılan ödemenin ücretin tüm unsurlarını taşıması nedeniyle vergilendirilmesinde kanuna aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesi'nce gereği görüşüldü:
Ankara 2. Vergi Mahkemesinin 12/07/2017 günlü, E:2017/363, K:2017/1069 sayılı kararı hukuka uygun olduğundan istinaf başvurusunun reddine, yargılama giderlerinin istinaf başvurusunda bulunanın üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istinaf başvurusunda bulunana iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak, 17.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
[YEREL MAHKEME KARARI]
DAVANIN ÖZETİ: Davacı vekili tarafından, Türk Telekomünikasyon A.Ş. Tesis Yönetimi ve Lojistik Hizmetleri Direktörlüğü'nde ...... kurum sicil numarası ile çalışmakta olan müvekkiline 30.12.2011 tarihli ikale sözleşmesi uyarınca ödenen ikale bedeli üzerinden kesilen gelir vergisinin iadesi istemiyle Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'na yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin 27.02.2017 tarih ve E.23944 sayılı işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali ve yapılan 15.240,53-TL gelir vergisi kesintisinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Usul yönünden; davanın kanuni süresi içerisinde açılmadığı, dava konusu ödemelerin vergilendirme veya hesap hatası kapsamına girmediği, esas yönünden ise; iş sonu tazminatı kıdem tazminatı niteliğinde bulunmadığından 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 25/1-7. maddesinde öngörülen istisnadan yararlanamayacağı, iş sonu tazminatının kıdem tazminatı kapsamında değerlendirilmesinin verginin kanuniliği ilkesine aykırı olacağı, yapılan tevkifatın usul ve kanuna uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara 2. Vergi Mahkemesi'nce, dava dosyası incelenerek işin gereği düşünüldü:
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi.
Dava, davacıya, iş akdinin sona erdirilmesine ilişkin ikale sözleşmesi kapsamında işveren tarafından ödenen 48.533,40-TL 'lik tutardan tevkif edilerek ödenen gelir (stopaj) vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ve ödenen 15.240,53- TL gelir stopaj vergisinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 116 ncı maddesinde, vergiye ilişkin hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması vergi hatası olarak tanımlanmış, 117 nci maddesinde, matrah hataları, vergi miktarındaki hatalar ve verginin mükerrer olması “hesap hataları” olarak, 118 inci maddesinde de; mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata ve vergilendirme ve muafiyet döneminde hata “vergilendirme hataları” olarak belirtilmiştir.
Aynı Kanun’un “düzeltme talebi“ başlıklı 122. maddesinde ise, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri, 124.maddesinde de, vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri hükme bağlanmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 25. maddesinin 1.bendinde; ölüm, sakatlık, hastalık (Değişik ibare: 16/06/2009-5904 S.K./1.mad) ve işsizlik sebepleriyle (işe başlatmama tazminatı dahil) verilen tazminat ve yapılan yardımların, gelir vergisinden müstesna olduğu düzenlenmiştir.
Aynı Yasanın 61. maddesinde; ücretin, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olduğu belirtilmiş, 94/1. maddesinde ; Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zırai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçilerin aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden tevkifat yapmaya mecbur oldukları hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, aynı Yasanın 61. maddesinde; ücretin, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olduğu belirtilmiş, 94/1. maddesinde ; Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zırai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçilerin aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden tevkifat yapmaya mecbur oldukları hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının işvereni Türk Telekomünikasyon A.Ş. Tesis Yönetimi ve Lojistik Hizmetleri Direktörlüğü ile olan iş akdinin 30/12/2011 tarihinde feshedildiği, davacıya iş akdinin feshi nedeniyle oluşan tazminatlara ilişkin 48.533,40- TL ödeme yapıldığı, işverenin bu tutara isabet eden gelir stopaj vergisini tevkif ederek bağlı bulunduğu Ankara Dışkapı Vergi Dairesi Müdürlüğüne beyan edip ödediği, davacının ikale sözleşmesi kapsamında yapılan söz konusu ödemenin gelir vergisine tabi olmadığından iadesi istemiyle 28.12.2016 tarihinde Dışkapı Vergi Dairesine başvurduğu, başvurunun 26.01.2017 tarihli yazı ile reddi üzerine, şikayet yoluyla Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına yapılan başvurusunun 27.02.2017 tarih ve E.23944 sayılı yazı ile reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Yukarıda anılan yasa maddesinde ücret veya farklı ad altında ödenip ücret niteliği taşıyan ödemelerin gelir vergisi tevkifata tabi olduğu belirtilmiş olup, davacıya yapılan söz konusu ek ödemenin ücret niteliğinde olup olmadığı uyuşmazlığın esasını oluşturmaktadır.
Uyuşmazlık konusu ödemenin, davacının iş akdinin fesih edilmesi nedeniyle işsiz kalan davacıya, karşılıklı anlaşmaya bağlı olarak yasal zorunluluk olmadan işsizlik sebebiyle yardım amaçlı yapılan bir ödeme olduğu, işine son verilen çalışana yapılan ödemenin hizmet karşılığında yapılması söz konusu olamayacağından ücret olarak nitelendirilemeyeceği, yapılan ödemenin iş akdinin feshi neticesinde ödenen kıdem tazminatı niteliğinde bir tazminat olduğu, dolayısıyla ücret niteliği taşımayan ödemenin hangi ad altında yapıldığının da vergisel açıdan bir önemi bulunmadığından, gelir vergisine tabi olmayan söz konusu ödeme üzerinden yapılan gelir stopaj vergisi kesintisinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; DAVANIN KABULÜNE, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'na yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin 27.02.2017 tarih ve E.23944 sayılı işleminin iptaline, ek ödeme üzerinden yapılan 15.240,53-TL gelir stopaj vergisi kesintinin verginin tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine, aşağıda dökümü yapılan 91,00-TL yargılama gideri ile 1.100,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta giderinin hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere, 12/07/2017 tarihinde karar verildi. (¤¤)