(2709 S. K. m. 125) (2577 S. K. m. 20) (Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılacak Personele Yapılacak Ödemeler ve Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik m. 14, 16)
İstemin Özeti: İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, 5 No'lu Aile Sağlığı Merkezi 34.10.033 Nolu Aile Hekimi biriminde aile hekimi olarak görev yapmakta iken, bir sözleşme dönemi içinde verilen ihtar puanlarının yüz puana ulaşması nedeniyle Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılacak Personele Yapılacak Ödemeler ve Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 14/3.maddesi uyarınca sözleşmesi sona erdirilen davacının, bu işlemin yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine, işlem nedeniyle uğradığı parasal hak farklarının ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 22.6.2016 günlü ve 869 sayılı işlemin iptali ile 18/05/2015 ila 01/04/2016 tarihleri arası dönemde uğranıldığı ileri sürülen 53.786,68.-TL (miktar artırımı sonrası) maddi zararın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle açılan davada; dava dosyasının incelenmesinden; Beşiktaş ilçesi, 5 No'lu Aile Sağlığı Merkezi 34.10.033 No'lu Aile Hekimi biriminde Aile Hekimi olarak görev yapmakta iken sözleşmesi feshedilen davacının fesih işlemine karşı açtığı davanın İstanbul 8.İdare Mahkemesi’nin E:2015/1132, K:2016/70 sayılı kararıyla iptalle neticelenmesinden sonra hizmet sözleşmesinin devamlılığının sağlandığı ve görevine başladığı, hizmet sözleşmesinin feshedildiği 18/05/2015 tarihinden iptal kararının icra edildiği 01/04/2016 tarihleri arasındaki dönemde mahrum kaldığı maaş farkının hesaplanarak ödenmesi istemiyle davalı idareye yapmış olduğu başvurunun 22/06/2016 tarih ve 869 sayılı işlemle reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı, davalı idarenin 08/12/2016 havale tarihli savunma dilekçesi ve ekinde yer alan İstanbul Halk Sağlığı Müdürlüğü'nün davacıya ait maaş fark bordrosunun dosyaya ibraz edildiği, bordronun incelemesinde Mayıs 2015- Mart 2016 dönemleri arasında almış olduğu ve alması gereken ödemelerin brüt olarak gösterildiği, bu ödemelerden sırasıyla gelir vergisi, damga vergisi, ..... ASM Kira, Döner Kesinti, Döner Sermaye, ASM Gideri Ödeneği ve yasal kalemlerin gösterilerek gerekli kesintiler yapıldıktan sonra ay bazlı olarak net ödenen kalemlerin belirtildiği, sonuç bölümünde ise davacının net olarak almış olduğu maaşlar düşürüldükten sonra alması gereken farkın toplam 53.786,68 TL olarak hesaplandığının görüldüğü, bu durumda, Aile Hekimi olarak görev yapmakta iken sözleşmesi feshedilen davacının fesih işlemine karşı açmış olduğu davanın iptal ile neticelenmesi sonucunda hizmet sözleşmesinin devamlılığının sağlandığı ve görevine başladığı, hizmet sözleşmesinin feshedildiği 18/05/2015 tarihinden iptal kararının icra edildiği 01/04/2016 tarihleri arasındaki dönemde mahrum kaldığı maaş farkı 53.786,68 TL olarak hesaplandığından tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, hukuka aykırılığı yargı kararı ile belirlenen işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal kayıpların tazmini Anayasanın 125. maddesi uyarınca zorunlu olduğundan 53.786,68 TL'nin davalı idareye başvuru tarihi olan 15.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile mahrum kalmış olduğu maaş farkı olarak hesaplanan 53.786,86 TL'nin idareye başvuru tarihi olan 15.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolunda İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nce verilen 19.7.2017 günlü ve E:2016/1470, K:2017/1549 sayılı kararın; İstanbul 8. İdare Mahkemesi’nin 22.1.2016 günlü ve E:2015/1132, K:2016/70 sayılı kararının temyiz aşamasında olup henüz kesinleşmediği, bu hususun bekletici ön mesele yapılması gerektiği, muaf olan idare aleyhine harca hükmedilmesinde de usul hükümlerine uyarlık bulunmadığı, öte yandan, davacının, sözleşmesinin feshi sonrası Toplum Sağlığı Merkezinde pratisyen hekim olarak çalıştığı dönemde sabit maaş ve döner sermaye ödemesi aldığı, aile sağlığı gider ödemesinin alması gereken ödemeler toplamından düşülmesi gerektiği, bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verilmesinin hatalı olduğu, ayrıca, davacının ıslah dilekçesini verdiği tarihten geriye dönük alacaklarının zamanaşımına uğradığı, tazmin müessesesinin sebepsiz zenginleşme vasıtası olamayacağından bahisle istinaf yoluyla incelenerek kaldırılmasına karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesince gereği görüşüldü:
Dava; İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, 5 No'lu Aile Sağlığı Merkezi 34.10.033 Nolu Aile Hekimi biriminde aile hekimi olarak görev yapmakta iken, bir sözleşme dönemi içinde verilen ihtar puanlarının yüz puana ulaşması nedeniyle Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılacak Personele Yapılacak Ödemeler ve Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 14/3.maddesi uyarınca sözleşmesi sona erdirilen davacının, bu işlemin yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine, işlem nedeniyle uğradığı parasal hak farklarının ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 22.6.2016 günlü ve 869 sayılı işlemin iptali ile 18/05/2015 ila 01/04/2016 tarihleri arası dönemde uğranıldığı ileri sürülen 53.786,68.-TL (miktar artırımı sonrası) maddi zararın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin ilk fıkrasında; "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır" hükmü yer almakta olup, aynı maddenin son fıkrasında; idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı demekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
Maddi zarar şahsın mal varlığında iradesi dışında uğradığı eksilme olup, bu zararın tazmin edilebilmesi için ortada kesin ve gerçekleşmiş bir zarar bulunması şarttır. Bu noktada tam yargı davasına konu edilen zarar, gerçekleşen zarardır.
2577 sayılı Yasanın 20. maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alındığı üzere; idare mahkemeleri bakmakta oldukları davalara ait incelemeyi kendiliklerinden (re'sen araştırma ilkesi) yaparlar. Dolayısıyla bu ilkeden hareketle tam yargı davalarında yargılamayı yapmakta olan mahkeme maddi zarara ilişkin tutarı saptamak durumundadır.
İstinaf yoluyla incelenmekte olan davanın, İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, 5 No'lu Aile Sağlığı Merkezi 34.10.033 Nolu Aile Hekimi biriminde aile hekimi olarak görev yapmakta iken, bir sözleşme dönemi içinde verilen ihtar puanlarının yüz puana ulaşması nedeniyle Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılacak Personele Yapılacak Ödemeler ve Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 14/3.maddesi uyarınca sözleşmesi sona erdirilen davacının, bu işlemin yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine, işlem nedeniyle uğradığı parasal hak farklarının ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 22.6.2016 günlü ve 869 sayılı işlemin iptali ile 18/05/2015-01/04/2016 tarihleri arası dönemde uğranıldığı ileri sürülen 53.786,68.-TL (miktar artırımı sonrası) maddi zararın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemine ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşmesi Yönetmeliği’nin 16/04/2015 tarih ve 29328 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle değişik 16’ncı maddesinin “Aile Sağlığı Merkezi Giderleri”nin açıklandığı (c) bendinde, sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimine, hizmet verdiği merkezin kira, elektrik, su, yakıt, telefon, internet, bilgi-işlem, temizlik, büro malzemeleri, küçük onarım, danışmanlık, sekretarya ve tıbbi sarf malzemeleri gibi Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinin 23 üncü ve 24 üncü maddeleri ile belirlenen asgari fiziki ve teknik şartların devamına yönelik giderleri için her ay tavan ücretin %50'sinin, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan illerin satın alma gücü paritesi puanı ile çarpımı sonucuna göre bulunacak tutarda ödeme yapılacağı belirtilmiştir.
Davacı tarafından, iptal edilen işlem nedeniyle aile hekimi olarak çalışamadığı 18.05.2015-01.04.2016 tarihleri arası dönemde yoksun kaldığı parasal hakların tazmini istenilmiş olup; adı geçenin belirtilen dönemde Toplum Sağlığı Merkezinde pratisyen hekim olarak görev yaptığı, aynı dönemde aile hekimi olarak görev yapsa idi alacağı maaş farkı olan 53.786,68.-TL’ye 26.918,61.-TL aile sağlığı merkezi gider ödemesinin de dahil olduğu, ilgilinin anılan dönemde fiilen aile hekimi olarak görev yapmadığı göz önünde bulundurulduğunda, aile sağlığı merkezi giderleri için yapılan ödemeleri almasının söz konusu olamayacağı açıktır. Bu itibarla, uyuşmazlık konusu dönemde pratisyen hekim olarak görev yapan davacının gerçek maddi zararının, aile sağlığı merkezi gideri olan 26.918,61.-TL’nin maaş farkı olan 53.786,68.-TL’den düşülmesi sonucu kalan 26.868,07.-TL olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, davacının iptal edilen işlem nedeniyle uğradığı parasal hak kayıplarının tazmini istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamakla birlikte, 26.868,07.-TL maddi zarar miktarının hüküm altına alınması gerektiğinden, mahkeme kararının maddi tazminat isteminin belirtilen miktarın kabulüne yönelik kısmında hukuki isabetsizlik, bu miktarı aşan kısmında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin 19.7.2017 günlü ve E:2016/1470, K:2017/1549 sayılı kararının iptal ve 26.868,07.-TL maddi zararın hüküm altına alınmasına ilişkin kısımları hukuka uygun bulunduğundan, davalı idarenin bu kısımlara yönelik istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın 26.918,61.-TL maddi tazminatın hüküm altına alınmasına yönelik kısmının kaldırılmasına, 26.918,61.-TL maddi tazminat isteminin reddine, dava kısmen iptal, kısmen kabul ve kısmen retle sonuçlandığından, aşağıda dökümü yapılan 154,70.-TL yargılama giderinin davada haklılık oranına göre belirlenen 77,35.-TL’sinin davacı üzerinde bırakılmasına, posta giderinden ibaret 47,00.-TL istinaf giderinin haklılık oranına göre belirlenen 23,50.-TL’sinin istinaf yoluna başvuran davalı idare üzerinde bırakılmasına, kalan 23,00.-TL istinaf giderinin ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen tazminat miktarı üzerinden belirlenen 3.230,23.-TL nispi avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye, hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 3.224,17.-TL nispi avukatlık ücretinin ise davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 1.835,36.-TL nispi karar harcının davalı idareden tahsili için mahkemesince ilgili mercie müzekkere yazılmasına, peşin yatırılan 833,20.-TL nispi karar harcının davacıya iadesine, istinaf gideri için tahsil edilen paranın kullanılmayan kısmının ilgilisine iade edilmesine, 02.11.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)