(2577 S. K. m. 7, 45) (663 S. KHK Geç. m. 15)
İSTEMİN ÖZETİ: Siverek Toplum Sağlığı Merkezi'nde röntgen teknisyeni olarak görev yapmakta olan davacının, Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün 08/10/2007 tarih ve 21025 sayılı Genelgesi'ne istinaden 9 saat süreyle çalıştığı 22/02/2008-07/08/2008 tarihleri arasındaki dönem için tarafına fazla çalışma ücreti ödenmesi istemiyle 26/02/2015 tarihinde yaptığı başvurunun reddine dair 13/01/2016 tarih ve E-59 sayılı işlemin iptali ve 22/02/2008-07/08/2008 tarihleri arasındaki fazla çalışma ücretinin ve mesai sonu fazla çalışma nedeniyle hesaplanacak döner sermeye ek ödemelerinin başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; Şanlıurfa 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 31/01/2017 tarih ve E:2016/82, K:2017/157 sayılı "davanın süre aşımı nedeniyle reddine" ilişkin kararın; yargı kararı üzerine yapılan başvurunun 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davanın yasal süresi içersinde açıldığı, bu yönde birçok emsal karar bulunduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenip kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Kararın usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülerek istinaf talebinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Dördüncü İdari Dava Dairesi'nce, 25/08/2017 günlü, 30165 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 15. madde uyarınca, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığının dava ve icra takip işlerinin Sağlık Bakanlığına devredildiği görüldüğünden, davanın Sağlık Bakanlığı husumetiyle görülmesine karar verildikten sonra, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü;
Dava; Siverek Toplum Sağlığı Merkezi'nde röntgen teknisyeni olarak görev yapmakta olan davacının, Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün 08/10/2007 tarih ve 21025 sayılı Genelgesi'ne istinaden 9 saat süreyle çalıştığı 22/02/2008-07/08/2008 tarihleri arasındaki dönem için tarafına fazla çalışma ücreti ödenmesi istemiyle 26/02/2015 tarihinde yaptığı başvurunun reddine dair 13/01/2016 tarih ve E-59 sayılı işlemin iptali ve 22/02/2008-07/08/2008 tarihleri arasındaki fazla çalışma ücretinin ve mesai sonu fazla çalışma nedeniyle hesaplanacak döner sermeye ek ödemelerinin başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7'nci maddesinin 1'inci fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu ve bu sürenin idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı hükmü getirilmiş; 10'uncu maddesinde, ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde konusuna göre Danıştay'a, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekleri öngörülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden; 2368 sayılı Sağlık Personelinin Tazminat ve Çalışma Esaslarına Dair Kanun'un 2. maddesinin 28.03.2007 tarihli ve 5614 sayılı Kanun ile değiştirilerek kamu sağlık personelinin haftalık çalışma süresinin genel olarak 45 saat, mesai saatleri dışında serbest olarak çalışanların ise 40 saat olarak belirlenmesi üzerine Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 08.10.2007 tarihli ve 21025 sayılı Genelgesiyle radyasyonla çalışan kamu sağlık personelinin mesailerinin, Kamu Sağlık Hizmetlerinde İyonlaştırıcı Radyasyon Kaynakları İle Çalışan Personelin Radyasyon Doz Limitleri Hakkında Yönetmelikte öngörülen doz limitleri içerisinde kalmak kaydıyla haftada 45 saat, mesai saatleri dışında serbest çalışanlar için ise haftada 40 saat olarak uygulanması hususunun Valiliklere duyurulması ile radyasyonla çalışan kamu sağlık personelinin günlük çalışma süresinin 08.10.2007 tarihinden itibaren 9 saat olarak uygulanmaya başlandığı; açılan bir davada anılan Genelgenin, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 01.05.2008 tarihli ve YD. İtiraz No:2008/417 sayılı kararıyla yürütülmesinin durdurulması üzerine Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünce yayımlanan 07.08.2008 tarihli ve 30218 sayılı Genelge ile yargı kararı gereğince radyasyonla çalışan kamu sağlık personelinin günlük mesailerinin 5 saat olarak düzenlenmesi hususunun Valiliklere duyurulduğu ve böylece radyasyonla çalışan kamu sağlık personelinin günlük 9 saat olan çalışma süresi uygulamasına son verilerek, 07.08.2008 tarihinden itibaren günlük 5 saat çalışma uygulamasına geri dönüldüğü; anılan Genelgenin daha sonra yargı kararı ile iptal edildiği; radyoloji teknisyeni olarak görev yapan davacının, bu gelişmeler üzerine, 23/02/2015 tarihinde görev yaptığı Hastane Baştabipliğine başvuruda bulunarak, yargı kararı ile yürütmesi durdurulan Genelge ile günlük mesaisinin 5 saatten 9 saate çıkarıldığı dönemde yaptığı çalışmaların fazla çalışma kapsamında değerlendirilerek, günlük 5 saatin üzerindeki çalışmalarının parasal karşılığının ödenmesini talep ettiği, yaptığı başvurunun reddi üzerine bu işlemin iptali ile yoksun kaldığı tutarın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle 21/01/2016 tarihinde istinafa konu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İdare Hukuku ilkelerine göre, iptal kararları, iptali istenilen işlemi tesis edildiği tarih itibarıyla ortadan kaldırarak, o işlemin tesisinden önceki hukuki durumun geri gelmesini sağlar.
Bir genel düzenleyici işlemin iptal edilmesi durumunda, verilmiş olan yargı kararının, sadece o davayı açanı değil, bu genel düzenleyici işlem ile ilgili diğer kişileri de etkileyeceği kuşkusuzdur.
Bu nedenle, iptal edilen bir düzenleyici işlemden dolayı, menfaati veya hakkı ihlal edilen kişinin, iptal kararının doğurduğu sonuçlardan yararlanmak amacıyla idareye başvurabileceğinin kabulü gerekir.
Davacının bu kapsamda yapmış olduğu başvurusu; genel düzenleyici nitelikteki bir işlemin iptali yolundaki kararın, o düzenleme ile ilgili herkes için hüküm ifade edeceği hukuksal gerçeğinden hareketle kararın sonuçlarından kendisinin de yararlandırılması; bir başka ifadeyle, günlük çalışma süresini 5 saatten 9 saate çıkaran 08.10.2007 tarihli ve 21025 sayılı Genelgenin yargı kararıyla iptali üzerine, anılan Genelge uyarınca günlük 5 saatin üzerinde kalan çalışmalarının parasal karşılığının ödenmesi istemiyle yapılmış olan ve 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gereken bir başvuru olduğu kuşkusuzdur.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30.10.2014 tarihli ve E:2014/3592; K:2014/3210 sayılı kararı da bu yöndedir.
Davacı tarafından, yargı kararıyla iptal edilmiş olan, günlük çalışma süresini 5 saatten 9 saate çıkaran Genelge uyarınca günlük 5 saatin üzerinde kalan çalışmalarının parasal karşılığının ödenmesi istemiyle 23/02/2015 tarihinde, 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle 21/01/2016 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu sonucuna ulaşıldığından, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, Şanlıurfa 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 31/01/2017 tarih ve E:2016/82, K:2017/157 sayılı "davanın süre aşımı nedeniyle reddine" ilişkin kararın kaldırılmasına, dosyanın tekemmülü sağlanarak esas hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine iadesine, verilecek yeni kararda Mahkemece hüküm altına alınacağından istinaf yargılama giderleri hakkında bu aşamada ayrıca hüküm kurulmasına gerek olmadığına, kararın taraflara tebliğine, 26/12/2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)