(2709 S. K. m. 125) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Elazığ 2. İdare Mahkemesinin 17.11.2015 tarih ve E:2014/802, K:2015/895 sayılı sayılı kararının; hukuka aykırı olduğu öne sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesi uyarınca itirazen incelenerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava, Bingöl İli, Merkez Kültür Mahallesinde,16 ada 1 numaralı parselde bulunan davacının iş yerinin hukuka aykırı olarak yıkıldığı ve ağaçlarının yok edilmesinden bahisle uğradığı zarar olan 11.695.50.-TL'nin yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Mahkemesince; davacının taşınmazının evinin hukuka aykırı bir şekilde yıkılması ile agaçların yok edilmesinden zarar gördüğü ve idarenin eyleminden kaynaklı zararın oluştuğunun sabit olduğu gerekçesiyle, Bingöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2013/15 değişik iş numaralı dosyasında bilirkişilerce belirlenen 11.695,60.-TL'nin davanın açılma tarihi olan 29.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Anayasanın 125. maddesinin 1. fıkrasında; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra son fıkrasında; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdarenin, işlem ve eyleminden doğan zararlardan dolayı sorumlu tutulabilmesi öncelikle hizmet kusuruna dayalı sorumluluğunun bulunmasına bağlıdır. Hizmet kusuru; idarenin yapmakla yükümlü olduğu bir kamu hizmetinin kuruluşunda, teşkilatın yapısında, personelde ya da işleyişinde gereken emir, direktif ve talimatların verilmemesi, gözetim ve denetiminin yapılmaması, hizmete yönelik araçların yetersiz, elverişsiz, kötü olması, gereken tedbirlerin alınmaması, geç hareket edilmesi veya hiç faaliyette bulunulmaması sonucu oluşan bir takım aksaklık, aykırılık, bozukluk, özensizlik, eksiklik, sakatlık halleridir.
Dolayısıyla kamu idareleri yapmakla yükümlü oldukları kamu hizmetlerini yerine getirirken hizmetin, işleyişini sürekli olarak denetlemek ve gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler
İdarenin, bu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek hizmetin kötü ve geç işlemesi ve bu yüzden bir zarara neden olunması halinde zararı tazminle yükümlü olacağı tabiidir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Bingöl İli, Merkez Kültür Mahallesinde,16 ada 1 numaralı parselde bulunduğu iddia edilen davacının iş yerinin hukuka aykırı olarak yıkılması ile ağaçlarının yok edilmesinden dolayı uğradığı 11.695.50.-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle Bingöl 3.Asliye Hukuk Mahkemesinde 2014/45 esas numarası ile dava açtığı, açılan davada 11.06.2014 tarihinde 2014/453 karar sayılı görev ret kararının verilmesi üzerine süresi içinde bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşmaktadır.
İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar; idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin mal varlığının (patrimuanın) aktifinde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan zarar olup; bedensel nitelikteki maddi zarar ise, kişinin sağlığına kavuşmak için yaptığı tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalması ya da yok olması nedeniyle elde edeceği gelirde meydana gelen azalmayı ifade eder.
Dolayısıyla hizmet kusuruna dayalı tazminat istemlerinde, tazmin edilecek zararın, malvarlığında gerçek, kanıtlanabilir bir azalma veya artma olanağından yoksun kalma niteliğinde bulunması gerekmektedir.
Davacı tarafından, dava dilekçesinde haksız yere yıkıldığı iddia edilen 40m2 tek katlı iş yerinin ve ağaçlarının olduğu taşınmazın Bingöl Merkez, Kültür Mahallesi, 16 ada ve 1 parsel sayılı olduğunun belirtildiği, 04.03.2015 tarihinde kayda giren dilekçesinde ise 10 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki bir kat mülkiyeti sayfası fotokopisi sunduğu ve fakat bunun da kendi adına olmadığı, neticen, mülkiyet hakkına ilişkin dosyada hiçbir bilgi ve belge bulunmadığı görülmekle;
Dairemizce, Bingöl İli, Merkez Kültür Mahallesinde, 16 ada 1 numaralı parselin ve 10 ada 1 numaralı parselin ve üzerlerindeki yapı veya yapılarda davacı S. S.'ın hissesi bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla yapılan 15.02.2017 tarihli ara kararına Bingöl Tapu Müdürlüğüne verilen cevabın incelenmesinden, davacının anılan taşınmazlarda hisseli veya münferiden herhangi bir taşınmaz kaydı bulunmadığı;
Öte yandan davacıdan bu çelişkinin izah edilmesi söz konusu iş yeri ve ağaçların olduğunu iddia ettiği taşınmazının adres, ada, parsel numaralarının belirtilmesi ve mülkiyetinin davacıya ait olduğunu gösteren belgelerin istenilmesine (aksi halde sadece dosyadaki bilgi ve belgelere göre karar verileceği hatırlatılmasına) karşın davacı tarafından ara kararına hiçbir cevap verilmediği, davalı idarece verilen savunma dilekçesinde de Bingöl İli, Merkez Kültür Mahallesinde, 10 ada 1 numaralı parselin ve üzerlerindeki yapının Rüştü Saray'a ait olduğu ve kentsel dönüşüm projesi kapsamında 90.670,00 TL ödeme yapıldığının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, davacının haksız yere yok edildiğini iddia ettiği Bingöl İli, Merkez Kültür Mahallesindeki 40m2 tek katlı iş yeri ve ağaçların davacıya ait olduğuna dair dosyada hiçbir bilgi ve belge bulunmadığı, bilakis dava dilekçesinde ve 04.03.2015 tarihli dilekçede zikredilen 10 ada 1 parsel sayılı ve 16 ada 1 parsel sayılı taşınmazların davacıya ait olmadığı, somut ve kanıtlanabilir bir zararın ortaya konulamadığı anlaşıldığından maddi tazminat isteminin karşılanması mümkün değildir.
Diğer taraftan, istinaf sistemine geçilmesiyle içtihat ortaya koyma özelliği daha da öne çıkan Danıştay'ın tam yargı davalarına bakan Onuncu Dairesinin 20.06.2016 tarih ve E:2013/6018, K:2016/3405 sayılı kararında da vurgulandığı üzere maddi tazminat isteminin tamamı için ret hükmü kurulduğunda maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, itirazın kabulüne, Elazığ 2. İdare Mahkemesinin 17.11.2015 tarih ve E:2014/802, K:2015/895 sayılı kararının bozulmasına, davanın reddine, aşağıda dökümü yazılı 342,50.-TL yargılama giderinden; ilk derece aşamasına ait 128,80-TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına, itiraz aşamasına ait 213,70-TL yargılama gideri ile 990,00.-TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, davacı tarafından yatırılan (maktu karar harcı düşüldükten sonra kalan) 175,00.-TL nisbi karar harcının istemi halinde davacıya iadesine, taraflarca yatırılan posta avanslarından artan kısımların kararın kesinleşmesinden sonra Mahkemesi'nce taraflara re'sen iadesine, 22,00.-TL resmi posta giderinin davacıdan tahsili için ilgili idaresine kararın kesinleşmesinden sonra müzekkere yazılmasına, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde Erzurum Bölge İdare Mahkemesi'ne karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)