(2709 S. K. m. 2, 8, 125) (6100 S. K. m. 334, 336, 337) (2577 S. K. m. 2, 31) (Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik m. 28)
İSTEMİN ÖZETİ: Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda 4. Sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca 05/06/2016 tarihinde yapılan rütbe terfi sözlü sınavında 45 puan verilmek suretiyle başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; Elazığ Emniyet Müdürlüğünde 4. Sınıf Emniyet Müdürü olarak görev yapan davacının ilk olarak 2015 yılı için 26.06.2015 tarihinde rütbe terfi sözlü sınavına girdiği, bu sınavda başarısız olması üzerine açtığı davada, Elazığ 2. İdare Mahkemesi'nin 31.03.2016 tarih ve 2015/729 Esas, 2016/296 Sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bunun üzerine davacının durumu yeniden değerlendirilmek üzere 2016 yılı rütbe terfi sınavlarına çağrıldığı, yazılı sınavda başarılı olmasının ardından yapılan sözlü sınavda yeniden başarısız sayılması üzerine bakılan davanın açıldığı, davacının girmiş olduğu 2016 yılı rütbe terfi sözlü sınavına ilişkin olarak sözlü sınav soru hazırlama komisyonu ile sözlü sınav komisyonunun yönetmeliğe uygun olarak teşekkül ettiği, yönetmelikte belirtilen kriterler ve usuller doğrultusunda davacıya soru yöneltilerek vermiş olduğu cevapların değerlendirildiği, komisyon üyelerince verilen puan ve değerlendirmeleri içeren karar formlarının her bir komisyon üyesi tarafından ayrı ayrı ve toplam puanların aritmetik ortalaması alınmak suretiyle nihai puanını gösterecek şekilde düzenlenerek imza altına alındığı, sözlü sınavın sesli veya görüntülü kayda alınmasına ilişkin olarak idareye mevzuatla bir yükümlülük getirilmediği, bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda Elazığ 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 28/10/2016 günlü, E:2016/575, K:2016/1022 Sayılı kararın; idarenin sözlü sınavın görüntü ve ses kaydını almamış olmasının sınavı mahkemenin denetimine kapatması sonucunu doğurduğu, sözlü sınava girip başarılı olanlarla kendisinin başarısız sayılması arasındaki farkların nasıl tespit edildiğinin belli olmadığı, subjektif nitelik taşıyan değerlendirme tutanakları doğru kabul edilerek yargısal karar verilmesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacının FETÖ/PDY terör soruşturmaları kapsamında tutuklandığı, kamu görevinden çıkarıldığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu öne sürülerek, istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
KARAR: 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 334. maddesinin ilk fıkrasında; kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimselerin, iddia ve savunmalarında, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilecekleri; aynı Kanunun 336. maddesinde, adli yardım talebinde bulunan kişinin, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorunda olduğu, kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebinin bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılacağı hükme bağlanmış, ''Adli yardım talebinin incelenmesi'' başlıklı 337. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinde ise; adli yardım talebi reddedilirse, ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayanılarak tekrar talepte bulunulabileceği hüküm altına alınmıştır.
Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatından çıkarıldığı ve Elazığ E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu olduğu anlaşılan ve herhangi bir gelirinin olmadığını beyan eden davacının kanun yolu giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu, dolayısıyla adli yardım isteminin kabulü için gerekli olan şartların gerçekleştiği sonucuna varıldığından, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yukarıda yer alan 334. ve 337. maddeleri uyarınca davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verildikten sonra esasa geçildi.
Dava; davacının Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda 4. Sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken, Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca 05/06/2016 tarihinde yapılan rütbe terfi sözlü sınavında 45 puan verilmek suretiyle başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel niteliklerinden olan "hukuk devleti" ilkesi, vatandaşlarına hukuk güvenliğini sağlayan, idarenin hukuka bağlılığını amaç edinen, buna karşılık kamu gücünün sınırsız, ölçüsüz ve keyfi kullanılmasını önleyen en önemli unsurlardan biridir. Nitekim hukuk devleti ilkesinin yaşama geçirilmesini sağlayacak araçlar arasında, Anayasanın 8. maddesinde, yürütme yetkisi ve görevinin, Anayasa ve kanunlara uygun olarak kullanılacağı ve yerine getirileceği; Anayasanın 125. maddesinde de, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu kuralına yer verilmiştir.
Bahsi geçen hukuk devleti ilkesi karşısında idarenin, yargısal denetim yapılmasını ortadan kaldıracak ya da bu denetimin yapılmasını imkansız kılacak işlem ve eylemlerde bulunması mümkün değildir.
Kamu hizmetlerinin ehil ve yetişmiş kamu görevlileri eliyle yürütülmesi için yapılan sözlü sınavların, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun, objektif ve aynı zamanda yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden yargısal denetime imkan tanıyacak şekilde yapılması esas olmalıdır. İdari işlemin yetki ve şekil gibi salt usule ilişkin unsurları ile sınırlı olmak üzere yapılan bir yargısal denetimin, hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyeceği açıktır. Nitekim, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin (1/a) bendi gereğince iptal davalarında, idari işlemlerin yetki ve şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden yargısal denetime tabi tutulması zorunlu bulunmaktadır. Dolayısıyla sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin yargısal denetimini sağlayacak alt yapının tüm unsurlarıyla oluşturulmasını sağlamak hukuka bağlı idarenin görevidir.
10 Mayıs 2015 tarihli ve 29351 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in "Sözlü sınav" başlıklı 28. maddesinde, "(1) Yazılı sınava giren adaylardan yüz üzerinden en az elli puan almış olanlar, sözlü sınava tabi tutulur.
(2) Sözlü sınav için oluşturulan komisyon üyeleri, sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olmak zorundadır.
(3) Sözlü sınav komisyonları üst rütbeye terfi edecek personeli;
a-) Yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi (25 puan),
b-) Bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği (15 puan),
c-) Temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti (15 puan),
ç) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı (15 puan),
d-) Analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği (15 puan),
e-) Planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri (15 puan),
konularında yüz tam puan üzerinden değerlendirir. Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayların sözlü sınav puanı tespit edilir.
(4) Sözlü sınavda yüz üzerinden elli ve üzeri puan alanlar başarılı sayılır." kuralına yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda 4. Sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken, Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca 05/06/2016 tarihinde yapılan rütbe terfi sözlü sınavında 45 puan verilmek suretiyle başarısız sayıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda değinilen Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik hükümleri incelendiğinde; sözlü sınav komisyonu tarafından sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların ve verilen cevapların kayda geçirilmesi ve adayın verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin gerekçeleriyle birlikte tutanakta ayrı ayrı gösterilmesine yönelik herhangi bir hüküm bulunmamakla birlikte, 25 ve 36. maddelerine dayanılarak hazırlanan ve İçişleri Bakanı'nın 15.5.2015 tarihli Onayı ile yürürlüğe konulan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfi Sınavları ve Yöneticilikle İlgili Hizmetiçi Eğitim Yönergesi'nin 6. maddesinde yer alan "Soru hazırlama komisyonu, Başkanlıkça belirlenen, öğretim üyesi veya emniyet müdürü rütbesini haiz bir başkan ve en az dört üye ile yeteri kadar yedek üyeden oluşur. Bu komisyon, sınavda sorulacak soruları hazırlayacak öğretim elemanlarını belirler. Öğretim elemanları tarafından hazırlanan soruları kontrol ederek, rütbelere göre soru kitapçığı haline getirir ve soruların basımını yapmak üzere soru basım komisyonuna teslim eder." düzenlemesi gereği davacının da katıldığı 2016 yılında yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarında sorulacak soruların hazırlatıldığı göz önünde bulundurulduğunda, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin hukuka uygunluk denetiminin Anayasanın 125. maddesinde ve 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde belirlenen hukuki sınırlar içinde yapılabilmesi için davalı idarece, somut bilgi ve belgeye dayandırılması mümkün olan "Yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi", "Bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği," ve "Analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği" konuları yönünden verilen puanların hukuki denetiminin yapılabilmesi için davacının verdiği/vermediği cevaplar tutanakla kayıt altına alınmadığı gibi, diğer haneler yönünden de soruların yanıtlarına komisyon üyelerince takdir edilen ve yönetmelikte belirlenen başarı düzeyinin altında olan puanların gerekçelerinin ortaya konulmadığı anlaşıldığından, söz konusu sınavın başarı düzeyini oluşturan puanın belirlenmesinde davacının bilgi ve yeterliliğinin objektif ve nesnel biçimde değerlendirildiğinden söz etmeye olanak bulunmamaktadır.
Bu durumda; kıdem ve liyakat ilkesi uyarınca bir amirin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliği bulunup bulunmadığını, dolayısıyla bir üst rütbeye terfi ettirilip ettirilemeyeceğini belirlemek için yapılan sözlü sınavda, ölçme ve değerlendirme esaslarına uygun ve objektif bir değerlendirme yapılmadığı anlaşıldığından, davacının rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, Elazığ 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 28/10/2016 günlü, E:2016/575, K:2016/1022 Sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 115,15.-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, adli yardım kararından dolayı ertelenen posta giderinden ibaret 57,30-TL istinaf kanun yolu giderinin davalı idareden tahsili için ilgili mercie müzekkere yazılmasına, dava aşamasında yatırılan 48,10-TL yürütmenin durdurulması harcının ve yargılama gideri için tahsil edilen paranın kullanılmayan kısmının ilgilisine iade edilmesine, 02/03/2017 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
AZLIK OYU:
Elazığ 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 28/10/2016 günlü, E:2016/575, K:2016/1022 karar hukuka uygun bulunduğundan, istinaf başvurusunun reddi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)