(2577 S. K. m. 54)
İSTEMİN ÖZETİ: Mersin İli, ….. Köyü, 7484 ada, 1 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atma sebebiyle uğranıldığı ileri sürülen 1.000,00.-TL zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada; ileri sürülen iddialarının çözümü mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına bağlı olan davacıların verilen sürede gerekli keşif avansını yatırmadıkları görülmüş olup, davacılarca ileri sürülen iddiaların ispatlanamadığı anlaşılmakla, dosyada mevcut bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, plan değişikliğine yetkili belediye meclisince usulünce tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Mersin 2. İdare Mahkemesi'nce verilen davanın reddine ilişkin 08/10/2015 gün ve E:2014/1848, K:2015/1315 sayılı kararının BOZULMASINA, konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA dair dairemizin 29/12/2016 gün ve E:2016/102, K:2016/323 sayılı kararın, davalı idare vekili tarafından; davacının davasını ispatla mükellef olduğu, davanın reddi yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun olduğu, davacını kesin ve belirlenebilir bir zararının olmadığı iddialarıyla 2577 sayılı Kanun'un 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü;
Danıştay Dava Daireleri ile İdari ve Vergi Dava Daireleri Genel Kurullarının temyiz üzerine verdikleri kararlar ile Bölge İdare Mahkemesi'nin itiraz üzerine verdikleri kararların düzeltilebilmesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (karar düzeltmeye konu kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan) 54. maddesinde yazılı sebeplerden birinin bulunması halinde mümkün olup, kararın düzeltilmesi istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen sebepler bunlardan hiçbirine uymadığından karar düzeltme isteminin REDDİNE, aşağıda dökümü gösterilen 60,40.-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin kararın düzeltilmesini isteyen tarafa iadesine, 06.06.2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. 06.06.2017
AYRIŞIK OY
Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." kuralına yer verilmiş; temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasını düzenleyen 13. maddesinde ise, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı vurgulanmıştır.
Anayasanın 90. maddesi uyarınca uygun bulunan ve iç hukukun bir parçası halini alan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 1 nolu Ek Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde de: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir." hükmüne yer verilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa 07.09.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6745 sayılı Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 33. maddesi ile eklenen Ek 1. maddesinde; "Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. Bu süre içerisinde belirtilen işlemlerin yapılmaması hâlinde taşınmazların malikleri tarafından, bu Kanunun geçici 6 ncı maddesindeki uzlaşma sürecini ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemleri tamamlandıktan sonra taşınmazın kamulaştırmasından sorumlu idare aleyhine idari yargıda dava açılabilir." hükmüne yer verilmiş olup, aynı Kanuna 6745 sayılı Kanunun 34. maddesi ile eklenen Geçici 11. maddesinde ise; "Bu Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında aynı fıkrada belirtilen süre, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar. Bu Kanunun ek 1 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, bu madde kapsamında kalan taşınmazlara ilişkin dava ve takipler hakkında da uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
Mülkiyet hakkı, hak sahibine bir taşınmaz üzerinde kullanma, tasarruf etme, devir ve ferağ gibi geniş haklar vermektedir. Kamu hizmetine tahsis edilen taşınmazlarda ise mülkiyet hakkı sahibi olan malikin mülkiyet hakkı belirsiz bir zaman diliminde kısıtlanmakta olup, mülkiyet hakkı kapsamındaki hakların kullanılma imkanı kalmadığı gibi, devir ve ferağ edilme hakkının kullanılması imkanı da zorlaşmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda; imar planında kamusal kullanım alanında kalan taşınmazlarda kamusal yarar ile kişisel yarar arasında bir dengenin gözetilmesi gerektiği, söz konusu kullanım sonucunda bu dengenin gözetilmeyip taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkının belirsiz bir süre için kullanılamaz hale geldiği, bu sebeple dava konusu taşınmazdan mülkiyet hakkının özüne uygun yararlanma olanağı kalmadığı gibi 07.09.2016 tarihinde yürürlüğe giren 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun Ek 1 ve Geçici 11. maddesi düzenlemesi ile de mülkiyet hakkı üzerindeki kısıtlılığın giderilmesinin engellendiği, zira bir hukuk devletinde mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceği belirtilmiş olup, her ne kadar sınırlama kanunla yapılmış olsa da sınırlamada kamu yararı ile bireysel yarar arasındaki dengenin gözetilmediği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu bağlamda söz konusu Kamulaştırma Kanunun Ek 1 ve Geçici 11. maddesinin Anayasanın hukuk devletini düzenleyen 2. maddesi ile mülkiyet hakkını düzenleyen 35. maddesine aykırı olduğu; dolayısıyla uyuşmazlığa uygulanan Kanun maddelerinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla başvurulmak suretiyle uyuşmazlığın esasının Anayasa Mahkemesince bu konuda verilecek karara kadar bekletici mesele yapılarak anılan başvurudan sonra iş bu davanın esasının incelenmesine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle karar düzeltme isteminin reddine dair çoğunluk görüşüne katılamıyorum. (¤¤)