(2577 S. K. m. 54)
İstemin Özeti: Adana İli, ... Mevkii 101 ada, 6 parsel numaralı taşınmaza tecavüzde bulunduğundan bahisle, davacı hakkında verilen müdahalenin men'ine dair 07.07.2015 gün ve 2015/17 Sayılı kararın iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; davacının alınan ifadesinde, söz konusu taşınmazda yol olmadığını ve hiçbir zaman yol olarak kullanılmadığının belirtmesine rağmen, fen bilirkişi raporunda, söz konusu yolun kadastro yolu olmamakla birlikte fiilen yol olarak kullanılan alan olduğunun tespit edildiği, davacının şahit olarak gösterdiği kişi tarafından verilen ifadede uyuşmazlık konusu alanın yol olarak kullanılıp kullanılmadığı konusunda hiç bir ifadeye yer verilmediği, şikayet edenler, şikayet edenlerin tanıkları ve muhtar tarafından verilen ifadelerde ise, uyuşmazlık konusu alanın, anılan taşınmazın içerisindeki evler yapıldığından bu yana düzenli bir şekilde yol olarak kullanıldığını, uyuşmazlık konusu alana mısır ekmek ve tel çit çekmek suretiyle davacı tarafından, müdahale edildiğini belirttikleri görülüğü, 3091 Sayılı Kanun ve bu Kanun'un uygulanmasına dair Yönetmeliğin, taşınmazı fiilen tasarruf edenin zilyetliğinin korunmasını esas aldığı ve davaya konu taşınmazda da şikayet edenlerin zilyet olduğu ve davacının işgalinin mevcut olduğu anlaşıldığından, davacının müdahalenin men'ine dair davaya konu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Adana 3. İdare Mahkemesi'nce verilen davanın reddine dair 07/04/2016 gün ve E:2015/59, K:2016/505 Sayılı kararın onanmasına dair Konya 2. İdari Dava Dairesinin 06.01.2017 gün ve E:2016/333, K:2017/11 Sayılı kararının; davacı vekilince, davaya konu taşınmazın müvekkilin miras malı olduğu, müvekkilin tel ile çevirdiği ve ekip diktiği alanın paylarına düşen kısım olduğu, yine aynı şekilde eşi ...'in de söz konusu taşınmazda miras payının bulunduğu, Türk Muhakemeleri Kanunu'nun 683. maddesine göre "Bir şeye malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarruftu bulunma yetkisine sahiptir." denildiği, müvekkilinin taşınmazın maliki konumunda olduğu, davaya konu taşınmazı müvekkilinin tasarrufunda bulunduğu ve dava dışı şikayetçilerin müvekkilinin maliki olduğu taşınmazda zilyed olma durumlarının bulunmadığı, iddia edildiği gibi davaya konu taşınmaz hiçbir suretle fiili yol olarak da kullanılmadığı, zilyed olmayan dava dışı şikayetçilerin hukuki bir değerinin bulunmadığı, müdahalenin meni kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek düzeltilmesi istenilmektedir.
SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü;
KARAR: Danıştay Dava Daireleri ile İdari ve Vergi Dava Daireleri Genel Kurullarının temyiz üzerine verdikleri kararlar ile Bölge İdare Mahkemesi'nin itiraz üzerine verdikleri kararların düzeltilebilmesi, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (karar düzeltmeye konu kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan) 54. maddesinde yazılı sebeplerden birinin bulunması halinde mümkün olup, kararın düzeltilmesi istemine dair dilekçede ileri sürülen sebepler bunlardan hiçbirine uymadığından karar düzeltme isteminin REDDİNE, aşağıda dökümü gösterilen 57,30.-TL karar düzeltme yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin mahkemesince kararın düzeltilmesini isteyene iadesine, 22.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)