(213 S. K. m. 134) (2577 S. K. m. 45)
İstemin Özeti: Davacı tarafından, bir kısım motorlu araç satışları için fatura düzenlemediği ve bu satışlardan elde ettiği geliri beyannamelerine dahil etmediğinden bahisle, takdir komisyonu kararlarına istinaden, adına yapılan 2010/1-12. dönemi tek kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve 2010/10-12 dönemi tek kat vergi ziyaı cezalı gelir geçici vergisi tarhiyatlarının kaldırılması istemiyle açılan davayı; dosyanın incelenmesinden; davacının 01.02.2007 tarihinden itibaren araç alım satımı işinden dolayı mükellef olduğu, İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğünün 03.10.2013 tarih ve 9974 Sayılı yazısı ile, yazı ekindeki davacının da yer aldığı listede belirtilen mükellefler hakkında gerekli işlemlerin yapılmasının davalı idareden istenildiği, davalı idarece söz konusu listenin tetkikinden, davacının 2010 yılında 13 adet, 2011 yılında 42 adet, 2012 yılında 76 adet ve 2013 yılında 21 adet araç alıp sattığının tespit edildiği, ancak davacı tarafından 2008-2011 yılları için verilen gelir vergisi beyannamelerinde zarar beyan edilmiş olması nedeniyle, bu satışlardan elde edilen kazancın beyan edilip edilmediği hususunda tereddüte düşüldüğünden, davacının ilgili dönemler için takdir komisyonuna sevk edildiği, bunun üzerine takdir komisyonunca, davacının bir kısım araç satışları için fatura düzenlemediği ve gelirini beyannamesine dahil etmediği gerekçesiyle dönem matrahlarının takdir edildiği ve davalı idarece de, komisyonca takdir edilen matrahlar üzerinden davaya konu cezalı tarhiyatların yapıldığının anlaşıldığı, davaya konu cezalı tarhiyatların dayanağı takdir komisyonu kararlarında, "mükellefin satışını yaptığı araçlar için fatura düzenlemediği ve bu gelirini beyannamesine dahil etmediğinin görüldüğü, satış değerinin araçların özellikleri dikkate alınarak tespit edildiği" denilmek suretiyle dönem matrahlarının takdir edildiği; bunun dışında herhangi bir bilgi veya açıklamaya yer verilmediği ayrıca, dosya kapsamında, halihazırda mükellef olan davacıdan defter ve belgelerinin ibraz edilmesinin istenildiği veya davacının matraha dair bilgileri ibraz etmesi amacıyla davet edildiğini gösterir herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığının görüldüğü, olayda, davacının bilgisine başvurulup, matraha dair bilgi ve belgeleri ibraz etmesi istenilerek veya ilgili noterliklerden araç satış sözleşmeleri temin edilerek, davacı tarafından gerçekleştirilen araç satışlarından elde edilen gelirin kolaylıkla somut bir biçimde tespit edilmesi mümkün olduğu halde; takdir komisyonunca, bu yollar denenmeden "satış değerinin araçların özellikleri dikkate alınarak tespit edildiği" şeklindeki genel bir ifade ile soyut olarak matrah takdir edilmesi, 213 Sayılı Kanun'un 134. maddesinde ifadesini bulan amaca uygun düşmediği, nitekim, davacı tarafından dosyaya sunulan araç satış sözleşmelerinden, ticareti yapılan araçlardan en azından bir kısmının trafikten çekilmiş araçlar olduğu ve bu araçlar için sözleşmelerde öngörülen satış bedellerinin kasko değerinin oldukça altında olduğunun anlaşıldığı, bu durum, mükellefler tarafından gerçekleştirilen işlemler için, bu işlemlerin gerçek mahiyeti araştırılmaksızın takdir edilen matrahların, gerçek durum ile ne derece farklı olabileceğinin somut bir örneği olup; mahkemesince ulaşılan sonucun haklılığını ortaya koyar nitelikte olduğu, buna göre, açıklandığı şekilde bir inceleme veya araştırmaya gidilmeksizin, eksik inceleme ve varsayıma dayalı olarak yapılan davaya konu cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle kabulüne karar veren İzmir 2. Vergi Mahkemesi'nin 20/04/2017 tarih ve E:2016/1622, K:2017/326 Sayılı kararının, yasal dayanaktan yoksun olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Yasal dayanaktan yoksun bulunan istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1.Vergi Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava dosyası kapsamında yer alan bilgi ve belgeler dahilinde yapılan inceleme neticesinde, istinaf başvurusuna konu edilen, İzmir 2. Vergi Mahkemesi'nce verilen 20/04/2017 gün ve E:2016/1622, K:2017/326 Sayılı kararın, usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenle, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 Sayılı Kanunla değişik 45/3. maddesine istinaden istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan 33,00 TL yargılama giderinin istinaf başvurusunu yapan taraf üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan tutarın Mahkemesi'nce H.M.K'nun 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine, 22.06.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olmak üzere karar verildi. (¤¤)